SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Ergenekon Madımak’taysa&
01 Temmuz 2008 Salı 11:17
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivasta, Madımak Otelinde akıllara durgunluk veren ve insanlıktan uzak bir olay meydana geldi.
Ergenekon Madımak’taysa…
 
 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta, Madımak Oteli’nde akıllara durgunluk veren ve insanlıktan uzak bir olay meydana geldi. Yaklaşık 15 yıldır ne gerçek manada olayın failleri bulundu ve ne de bu vahşeti kimlerin yaptığı, kimlerin işine geldiği belirlenmedi.
 15 yıl önce Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında konukların kaldığı Madımak Oteli, henüz kimlerin kışkırtmasıyla olduğu belli olmayan kalabalık bir grup tarafından kuşatıldı ve birileri de bu kalabalığı fırsat bilerek oteli ateşe verdi.
 Olay sonrasında 33 Alevi yazar, ozan ve aydın yakılarak katledildi. Oteli ateşe verenlerden de ikisi hayatını kaybetti.
 Yaşım müsait olduğundan faciayı iyi hatırlıyorum.
 Elbette ki, gazetelerin, radyo ve televizyonların bizlere aksettirdiği kadar veya “nasıl duymamız gerekiyorsa” o şekilde duyduk, o şekilde nefret ettik, o şekilde olayı lanetledik.
 Aradan yıllar geçti…
 ***
 1980 öncesi olayların “darbeye zemin hazırlamak” amacıyla yapıldığını öğrenmek için çok beklememiz gerekiyordu.
 Bunu hep sordular “yıllarca akan kan bir gecede nasıl durdu” diye…
 Cevap veren olmadı.
 O tarihlerde sağcıları kışkırtmak için sağcı katliamı yapılırdı, solcuları kışkırtmak için solcu katliamı…
 Belki çoğunluğunda “oyun” kokusu sezildiği halde “oyuna gelmeye hazır” yığınlar kolaylıkla kandı ve bu defa oyun dışı bir birlerini katletmeye başladılar.
 Yani bir oyun, bir kurgu ve bir gerçek…
 Sonunda “oyunu sahneye koyan” emeline ulaşmış, ortam hazırlanmış, artık hak etmediği koltuğa oturma ve zıkkımlanma zamanı gelmişti, netekim yaptı da…
 Halen darbecileri yargılamaktan aciz yöneticilerin, siyasilerin, sivil toplum örgütlerinin ve yargının olduğu bir zamanda biz boş yere bağırıp çağırıyoruz.
 Demokrasisine sahip çıkmayan topluluklar kuru kalabalıktan öteye gitmeyecektir. Kafası esenin ihtilal yaptığı bir ülkede de demokrasiden söz edilmeyecektir.
 Sonra AK Parti iktidara geldi.
 Yıllarca söylenen ve bir suç örgütü olan “Derin Devlet”in ipliği Susurluk’ta pazara çıkmış, Ergenekon’la da tam deşifre olmuştu.
 Ama demokrasiyi korumak zorunda olanlar PKK’dan farkı olmadığı halde Ergenekon’u savunmaya, terörle işbirliği yapmaya devam ettiler.
 Halende yapıyorlar…
 İlişkiler, kurgular, belgeler, ele geçen silah ve mühimmatlar sonucu birçok olayın failinin Ergenekon Terör Örgütü olduğunu gösteriyordu.
 Demek ki zamanında solcuları kışkırtmak için işlenen vahşi cinayetlerin sağcılarla bir ilgisi yokmuş.
 Veya sağcıları kışkırtmak için insanlık dışı cinayetlerin solcularla alakası yokmuş.
 Tıpkı “irtica” yaygarası koparmak gerektiğinde ortaya sürülen Müslüm Gündüz, Fadime Şahin, Ali Kalkancı’nın ilgisi olmadığı gibi…
 Özelikle bu olaydan sonra “irtica”nın tehlike olmadığını, aslında irtica denen şeyin var olmadığını öğrendik. Asıl gericilerin, asıl irticanın fosilleşmiş böylesine kafa yapısına sahip insanlar olduğunu öğrendik.
 İşte o günden sonra artık Uğur Mumcu’yu, Bahriye Üçok’u, Muammer Aksoy’u, Ahmet Taner Kışlalı’yı ve daha birçok aydını katledenlerin “karşıt fikirli” olduğu için yapmadığını, ortamı germek ve bir başka kesimi “düşman” göstermek için yaptığı kalleşçe bir girişim olduğunu öğrendik.
 Birileri ekmeğini bu işten kazanıyor.
 Birileri ülke kaosa sürüklendiği müddetçe rant elde edebiliyor ve artık biz bu oyunları biliyoruz.
 O nedenle de ne zaman çirkin bir oyun sahneye konulmaya çalışılsa burnumuza pis kokular geliyor.
 Sivas’ta hiçbir inanan insanın kabul edemeyeceği vahşi bir olay meydana geldi.
 Hiçbir Müslüman’ın yapamayacağı katliam gerçekleşti ama suçlu Müslümanlar gösterildi.
 Hedeflenen olmuştu ama akl-ı selim hareket edenler Alevi-Sünni çatışmasına girmedi.
 Şimdi aradan yıllar geçti.
 Birilerinin kışkırtmak için çok güzel senaryolar üretilebildiğini bilmemize rağmen 15’inci yıl dönümü bahane edilerek Müslümanlara saldırmak isteyen, Alevilerle Sünnileri karşı karşıya getirmek isteyen bilinçli-bilinçsiz bir sürü laf kalabalığı olacak.
 Oysa biraz daha düşünün, tartın, önceki doğru bildiklerinizin şimdi neden yanlış olduğunu ölçmeye çalışın ve “nedenleri” sıralayın…
 Her yerde olan Ergenekon’un Madımak Oteli’nde olup, olamayacağını düşünün.
 Ya Ergenekon Madımak’taysa?!…
 O zaman bugüne kadar “katil” ilan edilenlerin aslında “kışkırtma” sonucu figüran oldukları veya “asıl oğlan”ı oynadıkları ortaya çıkmaz mı?
 12 Eylül öncesini, Susurluğu, Ergenekon’u, PKK’yla derin bağlantı kuranları düşünün ve sonra Madımak’ta neler olduğunu çok daha iyi anlarsınız…
 

 

Bu haber toplam 170 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
    Linkler
Adıyaman Haber
Bir İnsanlık Dramı
Yaşam
Yatırıma Davet
Adıyaman Haber
MASAK Uyardı
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kahta Haber
kahta haber
Çelikhan Haber
çelikhan haber
adıyaman
ADİYAMAN-HABER
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008