SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Türkçe’yi Komikleştirmey
29 Haziran 2008 Pazar 17:34
Şöyle bir cümle düşünün; Sunucuya binerek beşinci kata çıktım. cümlesinden ne anlıyoruz. TKD asansör kelimesine karşılık sunucu kelimesinin kullanılmasını uygun görmüş.
Türkçe’yi Komikleştirmeyelim Lütfen
 

Üzülerek ifade etmek gerekir ki, yoğun bir kültür bombardımanı altındaki ülkemizde özellikle batı dillerinden Türkçe’ye sözcük ve terim akışı olmaktadır. Arap sözcüklerinin ise etkisi altındayız zaten.

Bununla mücadele etmek, Türkçe’yi özendirmek, dilimizi yabancı sözcüklerden arındırmak gerekir ve bunu yapacak olan kurum ise şüphesiz Türk Dil Kurumu’dur.

Yabancı kelime kullanımına yönelik olağanüstü bir özenti var. Kitle iletişim araçlarında bu kelimeler kullanılmakta, yazarlarımızca yabancı kelime kullanma sanki çokbilmişliğin bir belirtisi olarak algılanıp sıkça kullanılmaktadır.

Evet, bunlarla mücadele etmek gerek ve Türkçe’yi arındırıp özendirmek gerek ama gülünç duruma da düşmeden.

Türk Dil Kurumu Yayınlarının “Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu” isimli bir kitapçık geçti elime. Temelde yabancı kelimelere karşılık gelecek Türkçe sözcüklerin bulunması politikasını destekliyorum. Ancak, bazı kelimeler dikkatimi çekti ve bu kelimeleri çeşitli cümlelerde kullanarak işin makullük ve mantık yönünü düşündüm.

Bazı kelimeleri cümlelerde kullanarak anlamları üzerinde düşünelim.

            Şöyle bir cümle düşünün; “ Sunucuya binerek beşinci kata çıktım. ” cümlesinden ne anlıyoruz. TKD asansör kelimesine karşılık sunucu kelimesinin kullanılmasını uygun görmüş. Asansöre binmek yerine sunucuya binmeyi kullanırsak ne kadar gülünç oluruz acaba…

            Devam edelim; “ Kaliteli çekim için sayısal bir fotoğraf makinesi aldım. ” Yanlış anlamayın yeni bir icat değil. Dijital yerine sayısal kelimesi kullanılacakmış.

              “ Hükümet, para şişkinliği ile mücadele etme kararı aldı ” diye bir cümle düşünelim. Ne anladınız bilmiyorum ama para şişkinliğinin karşılığını söyleyeyim, enflasyon

            “ Çocukların halk bilimi gösterisi muhteşemdi. ” Cümlesi nasıl anlaşılmadı? Yani çocuklar folklar gösterisi sunmuşlar.

            “ Ayak topunda millilerimiz yarı finale çıktı ” Aslında kulağa hoş gelmese de biraz uyuyor. Futbol yerine ayak topu kullanılacakmış TDK’ ya göre. Hentbol yerine de el topu

            Evet… Şimdi güzel bir cümle; “CHP lideri, ancak ülkücü bir gençlikle ilerleyebiliriz” diye bir cümle duysanız kulaklarınıza inanamazsınız ama burada bir yanlışlık yok. İdealist yerine ülkücü kelimesi kullanılırsa böyle bir cümleden, ne anlaşılır siz hesaplayın.

            “Kahtalı Mıçı nihayet güzel bir görümsetme ile hayranlarının karşısına çıktı. ” Anlaşılmadı değil mi? Yani, bir klip ile hayranlarının karşısına çıkmış.

            “ Ankara’da göçüm fiyatlarına zam yapıldı ” Neye zam yapıldı deyişinizi duyar gibiyim. Kardeşim taksi fiyatlarına…

            “ Yıldırıcılar 12 askerimizi şehit etti ” cümlesini hemen anladınız sanırım. Sizinde anladığınız gibi cümlenin eski hali “ Teröristler 12 askerimizi şehit etti ” şeklindeydi.

            Daha başka birçok dikkat çekici kelime var. Etik yerine töre bilimi, lezbiyen yerine sevici, program yerine izlence, sabotaj yerine baltalama gibi… Yeni sözcükler türetilmiş.

            Türkçe’mizin zenginleşmesi, yabancı sözcüklerden arındırılması elbette güzel ama komik duruma düşmenin de gereği yok bence. Bazı kelimeler doğal olarak oluşur ve dilimizde yerini bulur.

            Güzel dilimizi komikleştirmeyelim lütfen.   

           

 

 

 

Bu haber toplam 168 defa okunmuştur
YORUMLAR (3) adet
    sürgün
    TEBRİKLER
    EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK YAZINIZ ÇOK GÜZEL OLMUŞ. BİZ NEYEMİZE SAHİP ÇIKTIK Kİ TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKALIM.HER ZAMAN BAŞKALARININ YAPTIKLARINI ÖRNEK ALMIŞIZDIR.KENDİ KÜLTÜRÜMÜZE , ÖRF ADETLERİMİZE BİLE SAHİP ÇIKAMAZKEN DİLİMİZE NASIL SAHİP ÇIKALIM AVRUPALAŞACAĞIZ YA BÖYLECE. ÖYLE SANILIYO HERHALDE. GÜZELİM TÜRKÇEMİZİ NE HALE GETİRDİLER. AMA SİZİN BİZİM GİBİLER OLDUĞU SÜRECE AZ DA OLSA SAHİP ÇIKAN OLACAKTIR... TEBRİKLER
    01 Temmuz 2008 Salı 23:54

    sinan Dirlik
    YERİNDE TESPİT
    Son derece önemli ve tartışılması zorunlu bir konuya dikkat çekmişsiniz. Türkçe'nin yabancı sözcüklerden arındırılması çalışması Cumhuriyet'in ilk yıllarına dayanıyor. Atatürk'ün "Güneş Dil Teorisi" ile birlikte "arındırma" çalışmalarının ivme kazandığını biliyoruz. Arındırma çalışmaları çoğu kez "aşırıya" kaçma eğilimi taşıdı. Bu nedenle de büyük tartışmalara neden oldu. TDK'nın ürettiği pek çok sözcük "aşırı" bulundu ve alay konusu edildi zaman zaman. (Lokantaya otlangaç, lokomotife çektiri, hostese gökkonutsalavrat gibi karşılıkların üretilmesi gibi) Özellikle 80'li yıllarda başını Ahmet Kabaklı, Nazlı Ilıcak, Rauf Tamer gibi yazarların çektiği bir kesimin "yaşayan Türkçe" kampanyası yaptıklarını ve dildeki bu aşırı arındırmayı sert biçimde eleştirdiklerini hatırlıyorum. Özellikle Ecevit'in "olanak, olasılık, olağan" gibi sözcükleri ilk kez kullandığı yıllarda sağın eleştirileriyle karşılaştığını da hatırlıyorum. Kişisel olarak "aşırı" arındırmanın dilde yoksullaştırıcı bir sonuca yol açtığını düşünüyorum. Yazarken ve konuşurken zaman zaman Türkçe olmayan, özellikle arap ve fars kökenli olmakla birlikte dilimize yerleşmiş sözcükleri kullanmaktan kaçınmıyorum. Bazı sözcüklerin yeni üretilen karşılıkları güzel de olsa, eskisinin gücünü ve derinliğini taşımıyor bence. Örneğin, "özlem" sözcüğü, "hasret" sözcüğündeki derinliği ve gücü karşılamıyor. Bu durumda yeri geldiğinde özlem, yeri geldiğinde hasret sözcüğünü kullanmaktan çekinmemek gerekir diye düşünüyorum. Dili, yabancı etkilerden koruyarak geliştirmeye tamam, ama "aşırı" tutumlar yersiz ve gereksiz. Kaldı ki bu tür zorlama üretimler zaten günlük kullanımda karşılığını bulmuyor. Gündeme taşıdığınız bu önemli konu için teşekkürler.
    29 Haziran 2008 Pazar 18:34

    Grafibycımo
    TEŞEKKÜR
    Raflara kaldırılmış tozlu konulardan biri daha. Tekrar kaleme aldığınız için teşekkürler. Biz ne olduğumuzu dışarıya anlatmayı başarmadan hep böyle yarım yamalak ilerlemeye devam edeceğiz. Gelişmek istiyoruz çağa ayak uydurmaya çalışıyoruz ama benliğimizide batının portatif zaman örenkleriyle yer değiştiriyoruz. Evet GÜZEL(im) TÜRKÇE'nin içine koymadığımız yabancı sözcük kalmadı, kelime kökenlerinde yapılan kişisel oynamalar yutmalar eklemeler vs ve bunların medya yoluyla kamuoyuna birazda komedi içeriğini arttırarak duyuruluyor. Henüz ilk okuldaki çocuğun bunları taklid etmeside etkinin ne kadar güçlü olduğnu gösteriyor. TDK bunun önüne nasıl geçsin, Sözlükte düzenlemelermi yapsın yoksa insanların batısallaşmayla kavrulmuş beyninimi değişsin. Böyle vatandaşa ancak TDK tarafından böyle düzenlemeler olur :) ne diyelim. NE TÜRK KALMAYI BAŞARABİLDİK, NEDE YABANCI OLDUK... Elinize sağlık yazı için...
    29 Haziran 2008 Pazar 18:33

Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
Adıyaman Haber
adiyaman
Adıyaman Haber
gazeteadiyaman
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
adıyaman haber
adiyaman
adıyaman
adiyaman-haber
Adıyaman Haber
adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008