SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Hormonlu Hormonsuz Kafalar
26 Haziran 2008 Perşembe 12:29
Elektronik postama kişiler dışında haber sitelerinden, dergilerden, gazetelerden, derneklerden, vakıflardan gelen mailler var. Bunlardan birisinde yer alan şiir dikkatimi çekti. Bir oylamaya çağırıyor
Hormonlu Hormonsuz Kafalar…
 
Elektronik postama kişiler dışında haber sitelerinden, dergilerden, gazetelerden, derneklerden, vakıflardan gelen mailler var. Bunlardan birisinde yer alan şiir dikkatimi çekti. Bir oylamaya çağırıyorlardı ama bunu şiirle yapmışlardı. Çocukluğumuzda mısraların baş harfleriyle sevgilimizin adını yazdığımız gibi bunlarda, -büyüdükleri halde- “Hormonlu Domates” yazmışlar. Hormonla ilgili sıkıntıları olduğu kesindi. Merak ettim ve ankete geçtim. Önce siz şiiri okuyun…
 

Haziran ayı geldi şenlik zamanı

Olsa da bir pride bulsak havamızı

Rastlantı değil, var her şeyin bir anlamı

Meydanların geldi bize ait olma sırası

Omuzlarımızın üzerinde gökkuşağı bayrağı

Nasıl diye sorma, işte burada cevabi

tfedenlere inat bize bu hayatı

Umudumuzla, onurumuzla yürüyoruz bu yolları
 
Domatesimiz var en hormonlusundan

Olmamış dimağlara şifa dağıtan

Maalesef biliyoruz Homofobi denilen

Amansız bir hastalık dünyayı kemiren

Tedavisi mümkün, insan yeter ki istesin

Elbet senin de var yapabileceklerin biliyorsun

Sahiplerini bulsun oylarınla domateslerimiz, ne bekliyorsun?
 

Doğrusu anketin sivil anayasa yanlısı yani darbelere karşı, demokrasi ve özgürlük isteyen, insan hak ve hukukunu ön plana almaya dönük olduğunu sandım. Oysa ankette yer alan isimlere bakınca bu işte gariplik olduğunu anladım. İsterseniz isimlere göz atalım…

Basın dalında; Engin Ardıç, Hilal Bayraktar, Serdar Arseven ve Vakit Gazetesi var.

Kurum dalında; Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Eskişehir'deki Osmangazi Kültür Dernekleri Federasyonu & Genel Başkanı Niyazi Çapa, Fox Tv, İstanbul Valiliği, Okşan Öztok & İnsanca Yaşam Derneği, RTÜK, Show TV, Sinan Aygün & ATO yer alıyor.

Magazin dalında; Bade İşçil, Eyşan Özhim, Fatih Ürek, Naz Tanrıkulu ve Okan Bayülgen yer almış.

Televizyon dalında; Kadir Çelik, Levent Kırca, Oktay Kaynarca ve Serap Ezgü isimleri gözüküyor.

İşte bu işte bir yanlışlığın olduğunu anlamam bu isimlerle birlikte siyaset dalındaki bir başka isim nedeniyle oldu.

Siyaset dalında Ayşe Jale Ağırbaş (TBMM İnsan Hakları Komisyonu Kâtibi DSP İstanbul Milletvekili) , Burhan Kuzu, Fehmi Hüsrev Kutlu (AK Parti Adıyaman Milletvekili), Mehmet Ekici (MHP milletvekili / TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkan Vekili) ve Şenol Bal isimleri yer alıyordu.

Ee bu isimler darbe yanlısı, demokrasi düşmanı, insan hak ve özgürlüklerini ayaklar altına alan, demokrasinin ırzına geçenler değildi. Ya bu liste yanlıştı, ya ben yanlış yerdeydim.

Bir daha dikkatle baktım, ben bu isimlerin çoğuna domates değil, gül atabilirdim.

Meğerse liste doğruymuş, durduğum yer yanlışmış. Bula bula burayı mı bulmuştum, bendeki şansa bakın?!

Listede bugüne kadar tanıdığım en demokrat ve en cesur isimlerden olan AK Parti Adıyaman Milletvekili Fehmi Hüsrev Kutlu’nun adını görünce neden orada olduğunu anlamak için detaya baktım. Aynen şöyle yazıyor;

Savaşın bizleri derin bir mutsuzluğa sürüklediği 2007 yılının en cesur ve güzel çıkışlarından biri Bülent Ersoy'dan geldi: ‘Oğlum olsa askere göndermezdim!’ Takip eden günlerde ülkenin savaş tacirleri, kana susamışlıklarını ve transfobilerini harmanlayıp Bülent Ersoy'un üzerine, üzerimize kustu. Bu dönemde özellikle bir isim, AKP Adıyaman Milletvekili Hüsrev Kutlu, DTP Eski Genel Başkanı Ahmet Türk'ün ‘Bülent Ersoy kadar cesur olamadılar’ sözleri üzerine söylediği ‘Doğruyu söylemiş. Bülent Ersoy kadar cesur olsaydık, biz de bir yanlarımızı kestirirdik’ sözleriyle transseksüel bireylere bakışındaki cehaleti, nefretle yüzümüze çarpıyordu. Değerli bir varoluş biçimini, nefret dolu ağzıyla küfre çevirmeye çalışan bu vekil bey sizce de kariyerinin kalan kısmını sadece birkaç domatese vekâlet ederek geçirmeyi hak etmiyor mu?

İşte o zaman benim hormonlu kadın-erkek karışımı insanların kurduğu Lambada Derneğinin sitesinde olduğumu anladım. Hemen bana da kızmasınlar, onların yaşam tarzı beni ilgilendirmez. Ancak insanların yaşam tarzını -sadece- cinselliğe indirgemeleri ve hele hele bunu çarpık bir şekilde yapmaları/yapmak istemelerine hoş bakmak mümkün değil. Hayat cinsellikten ibaret değildir. Doğrusu kimin ne yaptığı beni çok da ilgilendirmez. Sonuçta insanlar kendi yaşamlarını kendisi belirler. Bu belirleme başkalarını da aynı şekle sokma haline geldiğinde sıkıntı doğurur. Hormonlu veya hormonsuz olanlar karşıdakinin de aynısını olmasını dikte etmesi yanlıştır.

Girmişken siteye de göz attım ve şunu öğrendim; hormonlu kafaların bütün dünyası ne yazık ki sadece iki bacağının arasında…

Öyle ki kimin demokrasiyi katlettiğini, kimin savunduğunu, kimin halktan yana olduğunu, kimin halka karşı savaş ilan ettiğini anlamaktan yoksunlar.

Yazık…

naifkarabatak@gmail.com

Bu haber toplam 65 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
adıyaman
adiyaman haber
Yusuf DÜNDAR
adiyaman
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Cenk GÜLEN
adıyaman
Naif KARABATAK
adiyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008