|
NEYE GELDİN?
Adıyaman’a bir bakan daha geldi ve geldiği gibide gitti! Geçtiğimiz hafta sonunda ilimize gelen Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Zafer Çağlayan’ın programını takip etmeyi çok arzulamama rağmen maalesef “ Evdeki hesap çarşıya uymaz ” misali hesapta olmayan olağanüstü bir durum nedeniyle il dışına çıkmak zorunda kaldım ve o nedenle takip edemedim Sayın Bakanı. Ancak, Bakan Çağlayan’ı her ne kadar takip etme şansına sahip olamadıysam da, basından yakinen takip etme fırsatı buldum. Sayın Çağlayan için Adıyaman’a gelirken, doğal olarak bazı açılış ve toplantılara katılmak üzere her zaman olduğu gibi bir program yapılmıştı. Yapılan program gereği de zaten kendisi ve beraberindeki zevatla birlikte gerekli açılış ve toplantılara iştirak ettiler. Söz konusu programın detayına girmek istemiyorum. Ancak, program dâhilinde bir toplantıya katılmak üzere gitmiş olduğu Adıyaman Üniversitesi Vehbi Koç Konferans Salonu’nda yaşanan gelişmeleri çok talihsiz gördüğüm için yazmadan da edemezdim. Bakan Çağlayan salona Adıyaman’la ilgili sorunları dinlemek, bizatihi yerel bazda yöneticilik yapan zatı muhteremlerin ağzından duymak amacıyla gitmişti. Ne var ki burada daha konuşmalara başlanmadan evvel Bakan Bey’in ağzından şu cümleler dökülüvermiş; “ Efendim zamanımız çok kısıtlı ve her konuşmacıya beş dakikadan fazla söz hakkı verilmesin. ” Sizleri bilmiyorum ama bir Adıyaman sevdalısı olarak, bakanın kendi ağzından bu cümlelerin telaffuz edildiğini duyduğumda, şehrimiz adına talihsizce kurulan bir cümle olarak algıladım. Buradan sormak istiyorum, madem zamanınız yoktu, Adıyaman’a neye geldiniz? Yıllardır yumak haline gelen sorunlarımız varken ve bu vesileyle de şehrimize gelmişken, neden seçilmişlerimizi dinleyecek kadar nezaket göstermediniz? Madem bizleri dinleyecek kadar zamanınız yoktu da ne diye geldiniz, yoksa gül yüzümüzü görmeye mi geldiniz..? En çokta gücüme giden ve konuyu irdelememe neden olan nedir biliyor musunuz? Toplantıda Adıyaman Belediye Başkanı Sayın Necip Büyükaslan’ın konuyla ilgili söz almak için talepte bulunmuş olmasına rağmen konuşturulmamasını hazmedemedim! Adıyamanlılar adına çok üzüldüğümü ifade etmek istiyorum. Düşününki bir ilin sorunları sözde masaya yatırılacak, masada o şehrin Belediye Başkanı da oturacak ama söz hakkı verilmeyecek ha, adama demezler mi “ Bu ne lahana, bu ne turşu! ” O toplantıda Başkan Büyükaslan’a mutlak anlamda söz verilmeliydi. Verilmediği için çok büyük bir yanlışın altına imza atıldığının kanaatindeyim. Kusura bakmayın Sayın Bakanım, sizi zaten televizyonlarda hep görüyoruz. Hatta kabine üyesi olmazdan öncede medyatik olmanız nedeniyle ekranlara yabancı değildiniz, o bakımdan sizi hayli zamandır çok yakından tanıyor ve biliyoruz. Yaratandan ötürü yaratılanı seven bir millet olmamız hasebiyle hüsnü cemalinizle müşerref olmak elbette bizleri mutlu etmiştir. Ama diyeceğim o ki kusura bakmayın, sorunlarımıza eğilmemeniz, yerel yöneticilerimizin ağzından enine boyuna dinlememeniz, çözüm yollarını aramamanız bizleri son derece üzmüştür… Bilal KARADAĞ |



