|
HAYATIMIZDAKİ KORKULAR
Hayatımız korkmakla geçer desem, çoğu insan “ hadi be sende, ben Allah’tan başka hiç kimseden, hiçbir şeyden korkmam ” diyebilir.
Ama ben bu tezden vazgeçmiyorum ve birkaç örnek vermek istiyorum. Çocukken hepimiz sokaklarda oynar, oyuna daldıkça bırakamaz, akşam eve gecikince korka korka kapıyı aralardık. Okulda hep kırık not korkusu, ödev korkusu, zil saatini kaçırma korkusu yaşardık. Daha sonraki zamanlarda, yaşımıza uygun olmayan hareketler yapardık. Mesela sigara içmeye başlardık. Aman birileri görür korkusu ile tuvaletlerde, tenha sokaklarda, hatta korkumuzdan köy dışına çıkardık. Alttan alttan gözümüze birini kestirirsiniz. Ama söyleme, açılma, ilanı aşk yaparken gelebilecek tepkinin korkusu, reddedilme korkusu sarar ruhunuzu. Erkekler için askerlik hayatı var ki, korkularla dolu. Önceleri askere gitme korkusu başlar ve oraya gidince gerçekten de korkuların alası yaşanır. Çavuş kızar korkusu, komutan görür korkusu, nöbette uyurum korkusu, düğmem açık kalmasın korkusu, çarşıda inzibata yakalanma korkusu, askere yasak bölgelere girme korkusu… Okudukça, yaşadıkça akıl biraz kemale erer, düşünme korkusu başlar, sorumluluk alma korkusu, düşündüğünü ifade etme korkusu… William Shakespeare “ İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkar ” derken haksız mı? Öyle bir evre yaşanır ki, insan gerçekten de önceleri sevmeye korkar, sonrasında kaybetme korkusuyla yaşar. İş yaşamı başlayınca hepten korkulu günlerle yaşamını sürdürürsün. Bir gazete/gazeteci için elektriklerin kesilmesi korkusu, haber bulamama korkusu, dizginin-mizanpajın kötü olması korkusu, matbaanın bozulması korkusu, tahsilâtların yapılamaması korkusu, haberin patronun hoşuna gitmemesi korkusu ve işten atılma korkusu… Şairin yolun yarısı dediği yaşı geçince yaşlanma korkusu başlar. Hastalanma korkusu, aşağılanma, bakılmama korkusu, fakir düşme korkusu, unutulmak korkusu… Bitti mi sizce korkular? Hayatımızda daha o kadar çok korku var ki. Deprem, sel, trafik kazası, savaş, hayırlı evlat yetiştirememe… Çoğalt çoğaltabildiğin kadar. Ama bir korku var ki benliğimizi saran, işte o korku yaman korku; Ölüm korkusu, Yaratan’a hesap verememe korkusu… Ne dersiniz hala “ hadi be sende, ben hiçbir şeyden korkmam ” diyebiliyor musunuz? Âcizane tavsiyem şudur; Evet, hiçbir şeyden korkmayın. Korkak insanların başarıya ulaşması mümkün değil. Hata yapma korkusu içinde olanların verimli, başarılı ve mutlu olmaları mümkün değil. Nasıl olsa korkunun ecele faydası olmayacak. Korkusuzca, korkmadığınıza kendinizi inandırın ve öyle yaşayın. |



