SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
DOST BİLDİKLERİM
18 Haziran 2008 Çarşamba 17:47
Dostlardan ayrı kalmak kişiyi hasta eder. Demek ki, hakiki dost da birçok hastalıklar için şifa oluyor.
DOST BİLDİKLERİM
 

Hastalıkların tedavisi sadece bir takım iğne ve haplardan ibaret değildir. Allah (c.c) Kur’ân-ı Kerim’de, Kur’ân ve balın şifa olduğunu beyan ediyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v) fakirleri doyurmanın, yetimi sevindirmenin, sadaka vermenin ve tebessümün birçok hastalıklar için şifa olduğunu haber veriyor.

Hz. Davut Aleyhisselâm’ın hikmetli bir sözü vardır. Der ki:

Dostlardan ayrı kalmak kişiyi hasta eder. ”

Demek ki, hakiki dost da birçok hastalıklar için şifa oluyor.

Hakiki dostluk Allah (c.c) için olanıdır. Bundan dolayı hakiki dostlar demişler ki:

Fâni dünyanın padişahı değiliz.
Gönül hırkalarını yamar giyeriz.
Dostlarla ağlar dostlarla güleriz...

Dostlarla gülüp dostlarla ağlayabilmek; böyleleriyle dostluk bağları oluşturabilmek mesele budur. Böyle dostların yokluğudur insanları hasta eden.

Şair Baki’ye arkadaşları kaç çeşit dost var diye sorarlar. Baki, üç çeşit dost olduğunu söyler ve şöyle sıralar:

Bir dost vardır gıda gibidir, onu her gün ararsın
Bir dost vardır ilâç gibidir, icap ettiğinde ararsın.
Bir dost vardır ki hastalık gibidir, o seni arar. ”
Hadi, kendinizi tahlil edin bakalım, sizin dostluğunuz ve dostlarınız hangi gruba giriyor?
Dostlarınız ne kadar çok olursa olsun katiyen bezginlik göstermeyin. Dostları çoğumsamayacağız, bin dostumuz da olsa. Düşmanlarımızı da bir tane bile olsa azımsamayacağız.

Dostlarını asla üzmeyeceksin; nasıl olsa onlar sadık diyerek ihmal de etmeyeceksin. Senin dostluğun eline geçen makam, mevki, şan ve şöhretle birlikte netleşir. Eba Müslim Horasanî’nin enfes bir tespiti vardır. Levha yapıp duvarlara asılması her gün de okunması gereken bir tespit. O diyor ki:

Onlar, zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular.
Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar.
Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırdıkları dost düşman oldu.
Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu. ”

Bu meyanda Hz. Ali (RA)’nin bir sözü burada yerini almalı. Diyor ki:

Dostların kalbîni kırmakla düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun...
Dostunu-düşmanını tanıyamamak denilen şey de bu olsa gerek.

İmam-ı Şafiî rahmetullahi aleyh hazretleri de dostluk hakkında hep kulaklarımızda küpe gibi kalması gereken şu tespitinde der ki:

Zor günde faydası olmayan arkadaş,
Düşmanına yakındır kıyaslanırsa,
Hangi asırda yaşarsa yaşasınlar,
Gerçek dostlar ve kardeşler,
Ortaya çıkar o kederli anlarda...
Batı ve Batılı kafa yapısına sahip kimselerden gerçek dost olmaz. Çünkü Batılı insanın kafası bakkal terazisi gibidir. Hep maddî düşünür. Ne kadar menfaat koyarsan o kadar dostluk alırsın. Onların dostluğu, arkadaşlığı, akrabalığı, komşuluğu hep menfaate dayanır.
Batılı’nın aklı kendi eliyle yapıp istasyonlara koyduğu gazoz makinesi gibidir. Bu makineye para atmazsan nasıl gazoz çıkmazsa, Batılılara da menfaat vermezsen dostluk alamazsın. Sadece menfaate dayanan Batı dostluğuna kanmak şuursuzluğun neticesidir.

Dostlarımıza bakalım; hakiki mi sahte mi? Denemeden de anlayamayız. Muhtaç olduğumuz anlar denemek için bir fırsattır.

Dilerseniz Hakiki Dost Şifadır başlıklı yazımızı “ Dost Bildiklerim ” isimli bir şiirle bitirelim ha ne dersiniz?
 
DOST BİLDİKLERİM
 
Sanırdım gündüzdü onlarla gecem,
İçimde ümitti dost bildiklerim.
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem,
Bırakıp da gitti dost bildiklerim.
 
Hepsi varken baharımda, yazımda;
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda,
Seneler senesi oysa gözümde,
Cihana eşitti dost bildiklerim.
 
Nerede o sözlere kandığım günler?
Her gülen yüzü dost sandığım günler?
Acıdan kahrolup yandığım günler,
Ta canıma yetti dost bildiklerim.
 
Meydana çıkalı asıl çehreler,
Aydınlanmaz oldu artık geceler,
Yalanlar tükendi, indi maskeler,
Birer birer bitti dost bildiklerim.
 
Korkar oldum bana “ dostum ” diyenden,
Yoksa yok olandan, varsa yiyenden,
Ne onlardan eser kaldı ne benden,
Beni benden etti dost bildiklerim.
 
Hakiki dost şifadır; onlardan ayrı kalmak ise hastalıktır. Allah (c.c) hayırsız dostlardan korusun ve kurtarsın...

Bilal KARADAĞ

     bkaratag02@hotmail.com

Bu haber toplam 126 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
adıyaman
adiyaman haber
Yusuf DÜNDAR
adiyaman
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Cenk GÜLEN
adıyaman
Naif KARABATAK
adiyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008