|
Bütünleşmeyi Bozan Yönetici
İş yaşamını düzenleyen kuralların, iş tatminine ve çalışma barışına en iyi etki eden daima yöneticiler olmuştur. Belli bir sosyal yapı içinde çalışmalarını sürdüren işletmeler için insan faktörü değer üretim faktörlerinden daha özel bir yere sahiptir.
İnsan faktörü, aynı zamanda Kurumların sosyal çevresini oluşturmada örgüt içi ve dış ortamla ilişkiler bakımından da çok önem arz etmektedir.
Diğer taraftan bir kurumun sosyal yapısı ne ölçüde düzenli ise o kurumun daha dengeli ve sürekli olması yanında, kurumun daima ayakta durmasını, kurum içindeki düzenlilik sağlayacaktır. Bu dengeyi, sürekliliği ve bütünleşmeyi koruyan her zaman yöneticiler olmuştur.
Bütünleşmeye bakıldığında kurum yöneticileri, kurumu gerçek amaçları doğrultusunda mı yoksa yöneticinin kurumdan aldığı yetkilerden destek alarak kendi çıkarları doğrultusunda keyfi uygulamalar yürütüp yürütmediğine dikkat edilmelidir.
Son yıllarda Milli sermaye açısından çok önemli olan Türk Telekom özelleşmeyle birlikte, bir takım tepeden inmeci hareket ve tutum içerisinde olan yöneticilerin bu kurumun başına gelerek keyfi yaptırımları ve uygulamaları, çalışanlar arasında Türk Telekom şirketine karşı davranış şekillerini ve yöneticilerden kaynaklanan bakış açılarını olumsuz yönde etkilemesine meydan vermektedir.
Bunların içerisinden biri olan Türk Telekom Adıyaman İl yöneticisinin oldukça keyfi hareket ettiği, şirketleşmenin idrakinden uzak bir mevzuata tamime, kanuna ve nizama uymadan tamamen kendi hava ve hevesine uygun hareket edip, çalışanlar arasında moral ve motivasyonu bozucu tutum sergilediği bize ulaşan bilgiler arasındadır.
Alt birimlerde çalışan geçiciler, yıllardır bu kuruma hizmet eden gerçek çalışanlar üzerinde bir takım nedenlerden dolayı psikolojik baskılar uygulayıp, kurumun kadrosunda bulunan çalışanların, moral bozukluğuna meydan açmaktadır.
Şirket elemanlarından bir kaçını kendi postası gibi görerek özel hizmetlerde çalıştıran il yöneticisi, gerçek çalışanlarını onlara karşı ezdirmemelidir. Gerçek çalışanların moral ve motivasyonlarını bozmaya Türk Telekom gibi köklü bir kurum yöneticisinin hakkı olmamalıdır.
Asli görevleri arıza, bakım, telefon nakil ve hızlı iletişim olan birçok hizmetin abonelere hızlı ulaşımın sağlanması gerekirken, tam tersine sistemde görülecek arızalı telefonları yetkililerden saklayarak birçok sebepten dolayı bakım onarım bekleyen telefonları hizmete katmamak bu kurumun zarara uğramasına ve abonelerinin mağdur edilmesine yol açmak demektir.
Özelleşmiş olsa dahi, bu kurumda herkesin hakkı vardır. Kurumdan aldığı yetkiyi çalışanlara karşı kötüye kullanmaya hiç kimsenin hakkı olmamalıdır.
Türk Telekom A.Ş Genel Müdürü Paol DOANY’i aldatmaya hiçbir yöneticinin yetkisi yoktur. Bir gurup çalışan tarafından bize gelen bilgilerin bir kısmını buradan, sizlerin ve Türk Telekom yöneticilerinin dikkatine sunduk, böyle hava ve hevese uygun keyfi uygulamalara ya son verilmeli, ya da yönetici değiştirilmelidir. |
| [1] 2 | ![]() | ![]() |



