|
Sahneye Sürülen Yeni Aktör…
Fadime Şahin, güzel bir kadındı. Çekici bir yüzü var, giydiği kıyafetleri kendisine yakıştırmayı biliyor ve medyanın tuzağına düşmeye de çok müsaitti.
Öyle ki, “magazin” ağırlıklı ekranlarda hoş bir görünüm sergiliyor, hem de o tarihte konuşmalarıyla suyu bulandırmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürüyordu.
Ha bir de çok güzel ağlıyordu, yüreğim parçalanacaktı(!) neredeyse…
Sonunda emeline ulaştı, 28 Şubat sürecinde inananlara akla hayale gelmedik zalimlikler yapıldı.
***
Yine aynı oyunu defalarca sahneledikleri gibi sahnelemeyi düşleyenler var.
Ama bu defa Ergenekon denen terör örgütü sarsıntı geçirince sahneye sürecek aktör bulmakta zorlandılar.
Ee her zaman Ali Kalkancı’yı, Müslüm Gündüz’ü nerden bulacak, Fadime Şahin gibi alımlı bir kadını koyunlarına nasıl atacaklar değil mi ya…
O zaman “tuzak sorulara” sıra gelmiş demekti.
Bunun için Nuray Bezirgan örneğinde olduğu gibi alakası olmayan soruları sorar, sonra da soruyu ucundan kıyısından keser, cevabı da kalıba oturttun mu iş tamamdır.
Ama yemezler…
Biz bu filmlerin farklı versiyonlarını o kadar çok seyrettik ki, başını gördük mü filmin sonunu tahmin edebiliyoruz ve yemiyoruz.
Fatih Altaylı’nın Kanal 1’de yayınlanan Teke Tek programı günlerdir konuşuluyor. Programın kalitesi, Fatih Altaylı’nın gazeteciliği konuşulmuyor. Konuşulan programa katılan Nuray Bezirgan’ın Atatürk ve Humeyni ile ilgili söylediği sözler…
Başörtüsünün tartışıldığı bir programda “Humeyni’yi seviyor musun?” diye soru sorulmaz, “Atatürk’ü sevip sevmediği” konuya dâhil edilmez ama nedense sorulmuş, nedense dâhil edilmiş…
Keşke “Lenin’i seviyor musun, Mao’yu seviyor musun, Saddam’ı seviyor musun?” diye uzatsaydı…
Ama “Humeyni’yi seviyor musun?” diye sormayı yeterli gördü.
Ve tabii ki Atatürk’ü…
Nuray’ın verdiği cevap kendi fikrince kötü değildi.
Şöyle ki, “Fikirlerim uyuşmadığı için sevmiyorum” demekle, “Atatürk düşmanıyım” demek çok farklı.
Üstelik hiç kimse ne Atatürk’ü sevmek zorunda, ne de bir başkasını. Saygı göstermek farklı, sevmek daha farklıdır. Düşman olmaksa çok başka bir şey…
“Humeyni’yi seviyor musun?” sorusuna “Şah’ın zulümlerine karşı başkaldırı olduğu için, iyiyi hâkim kılmak kötüyü ortadan kaldırmak için sadece liderlik vasfını seviyorum” diye cevap vermesinin neresi tepki topluyor, anlamıyorum.
Mao’yu sevince kimse kınanmıyor…
Lenin’i sevenler de el üstünde tutuluyor.
Stalin’i sevenler de…
Hem de yaptığı akıl almaz zulümlere rağmen…
Humeyni’yi sevmek neden suç olsun?
Bütün liderlerin yaptığı yanlışları eleştirmek başka, liderliğini beğenmek başka, fikirlerinin hararetli savunucusu olmak çok daha başka bir şeydir.
Humeyni’yi sevebilirim/seversiniz ama İran’daki uygulamaların çoğunluğunu da asla tasvip etmem/etmezsiniz.
Bu kişilerin kendi beğenisidir.
Öte yandan kimi Atatürk’ü lider olarak beğenir, kimi asker olarak, kimi Cumhuriyeti kurduğu için, kimi de savaştığı için…
Ama bu beğenme, aynı zamanda onun bütün fikirlerine katılma anlamını taşımamalı.
Bu beğenme onun kusurlarını da beğenme anlamına gelmemeli.
Atatürk, herkes gibi bir insandı.
iyasetçiydi, politika yapardı, askerdi, iyi tarafı olduğu gibi, hatalı tarafı da vardı. Kuşkusuz insanları değerlendirirken bunları göz ardı etmek yanlıştır.
Şu bir gerçek ki, ülkesine hizmet edenler saygıyla anılır, sevmek ayrı bir konu.
İhale peşinde koşan, onu rant aracı olarak kullanan kimi dernek, vakıf, kişi ve kurumlardaki gibi menfaate dönük “yalan sevgi” taşıyacağına saygı gösterip, “fikirlerine katılmıyorum” demek, bu açıdan sevmemek daha onurludur bana göre.
***
Şimdi Nuray feryat ediyor, “kasıtlı soruyla beni tuzağa düşürdüler” diyor.
Düşmeyeydin…
Ne işin vardı?
Zamanlamayı hiç mi düşünemedin?
Güzel olmaya güzelsin, üstelik de başörtülüsün, üniversitelisin.. ee tam aradıkları işte. Bir de punduna getirip tuzak soruyu sordular mı, istediklerine yakın bir cevap da aldılar mı tamamdır.
Sen Altaylı gibilerinde mesleki kaygı mı bekliyorsun?
Sen her an için sahneye yeni bir aktör süreceklerinin hesabını yapmadın mı?
Kanun ve yasa tanımayan, anayasayı korumakla görevli olanların bile kanunları açıkça çiğnediği bir zamanda, gözü dönmüşçesine iktidarlarını kaybeden bir avuç azınlığın canhıraş bağırmalarının esas sebebini ve bu halet-i ruhiye içinde ne adilikler yapabileceklerinin hesabını yapamıyor musun?
Yapmazsan onların istediği aktör olur çıkarsın.
|