SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
CÜPPELİ DARBE
09 Haziran 2008 Pazartesi 18:49
Şimdi ise bakıyorsun postallıların kendisi sustu, yerine cüppeliler konuşmaya, (darbe yapmaya) başladı!
CÜPPELİ DARBE
 

Ecdadımızın kurmuş olduğu, her zaman övünç kaynağımız olan Osmanlı Devleti, altı yüz küsur yıl ayakta kaldı. Varlığı asırlarca süren Osmanlı Devleti’nde bir dönem Kanuni Sultan Süleyman’ın rüzgârı esti. Kanuni tahta otururken iktidarını tam 45 yıl sürdürdü ve koltukta en uzun süre oturan padişah unvanını kazandı. Sonunda o büyük zatın tahttan inmesiyle birlikte saltanatı da son buldu!

Dünya coğrafyasında Osmanlı silinince yerine bugün ki vatanımız olan Türkiye Cumhuriyeti kuruldu ve çok geçmeden 1937 yılında bir padişahımız tahta geçti, ama öylede bir geçti ki inanın  “ bir geçti, pir geçti

Osmanlıda o kudretli padişahın saltanatı 45 yıl sürdü, fakat bizimki tam 71 yıldır tahta oturmuş, nedense bir türlü varlığı sona ermiyor, erdirilmiyor! Hem de öyle bir oturmuş ki, cüssesine de adeta dokunulmazlık zırhı giydirilmiş…

Ülkemizde sözde demokrasi var. Varlığından söz edilen ve 71 yıldır halka rağmen tahtta oturan, Kanuni’den bile kudretli olan malum padişahın varlığı ise tamamen demokrasiye aykırı olduğu halde neden bunca senedir yaşatılıyor, doğrusu buna bir anlam verilmiyor.

Bakınız, mesela Hollanda’da Kral var…

İngiltere’de Kraliçe…

Japonya’da İmparator…

Yinede oralarda demokrasi takır takır işliyor…

Bize gelince Kral yok, Kraliçe yok, İmparator yok… Ama demokrasi var. Ne hikmetse bir türlüde demokrasimiz işlemiyor, ne zaman işlenecek olsa bir şekilde tekerine takoz konuluyor! 

  Her seçimde vatandaşlar sandık başına gidip vekilini seçiyor ama iradesi bir türlü parlamentoya yansımıyor ve bunun adına da parlamenter demokrasi deniliyor! Nasıl parlamenter demokrasiyse bir türlü anlaşılamadı gitti.

Millet Meclisi’nin duvarında “ Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir ” ibaresi yazılı fakat bu ve buna benzer cümleler sadece söylemlerde var, eylemlerde bulabilmek mümkün değil.

Geriye dönüp baktığımızda günümüze kadar, ne zaman millet gerçek manada kendi kendini yönetmek için ayağa kalkmış ise, bir bakmışsın ki bir şekilde postallı darbelerle susturulmuştur!!! Şimdi ise bakıyorsun postallıların kendisi sustu, yerine cüppeliler konuşmaya, (darbe yapmaya) başladı!

Bundan kısa bir süre önce milletin temsilcileri tarafından, üniversitelerde yıllardır sürdürülen başörtüsü yasağının kalkması yönünde anayasada ufacık bir değişiklik yapıldı. Malumunuz olduğu üzere cüppeliler tarafından adeta darbe yapılarak anayasada yapılan söz konusu maddelerin iptali yönünde çok katı ve gaddarca bir karar alındı!.. Tabiri caiz ise yargı organı, resmen yasama ve yürütme organlarına müdahale etti!  

Bugüne kadar hep postallılar ve cüppeliler demokrasiye rağmen yıllardır tahta oturan padişahın despotça davranışlarını desteklemektedirler… Şu cennet vatanımızda olup bitenlere rağmen neden demokrasiden söz edilir?

Bu ne lahana, bu ne turşu

İşin yoksa “ Ayıkla artık pirincin taşını. ”

Bilal KARADAĞ

                                                                                       bkaratag02@hotmail.com

Bu haber toplam 143 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
adıyaman
adiyaman haber
Yusuf DÜNDAR
adiyaman
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Cenk GÜLEN
adıyaman
Naif KARABATAK
adiyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008