|
YARGIÇLAR CUMHURİYETİ
Vakti zamanda, kara kışın tam ortasında ve dondurucu soğuğun yaşandığı bir dönemde Nasrettin Hoca’nın yolu bir köye düşer. Hoca, köyün girişine vardığında köpekler sürüsünün taarruzuna maruz kalır. Hoca efendi, saldırgan köpeklere karşı kendini savunmak için yere eğilerek taş almak ister, ancak mevsim şartları gereği doğal olarak don olayı yaşanmış, dolayısıyla taşlarda yere yapışmış! O nedenle hoca efendi taşı yerinden koparamayınca, “şu işe bakın ya, adamlar köpeklerini üstüme salmış, kendimi savunmayayım diye taşlarını da yere yapıştırmışlar” diye mırıldanır. Zira ülkemizde de bazı odaklar tarafından antidemokratik kararlar alınıyor, gelişmelere ise bir şekilde kılıf uydurularak, milletin ağzı kapatılıp susturulmaya mahkûm ediliyor! Ezici çoğunlukların görüşleri adeta hiçe sayılıyor, din ve vicdan hürriyetleri tahakküm altına alınıyor. Üstüne üstlük despotça alınan kararlara karşı kitlelerin savunma pozisyonuna geçmemeleri için Nasrettin Hoca’nın ifade buyurduğu gibi bir şeklide susturuluyorlar. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, yıllardır üniversitelerde yaşanan başörtüsü yasağını kaldırmak için milletin temsilcileri tarafından bundan kısa bir süre önce mecliste anayasanın çok değil sadece 2 maddesi değiştirildi! Ardından söz konusu değişiklik köşkün onayından geçti! Millet tamda rahat bir nefes alacakken, kız öğrenciler özgürce başını örterek üniversite kapılarından içeri gireceklerken tüm hevesleri boşa düştü! Çünkü anayasa değişikliği her zaman olduğu gibi yine CHP tarafından iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine götürüldü ve neticede olanlar oldu!.. Bilindiği gibi demokrasi bir halk yönetimi… Ancak görünen o ki Türkiye demokrasisinde halk yok, yargı egemenliği var!.. Milletin 411 temsilcisi tarafından verilen başörtüsü serbest kararı, Anayasa Mahkemesi’nin 9 üyesi tarafından iptal edildi. Mahkemenin 9 üyesi AK Parti’nin aldığı 16 milyon, MHP’nin aldığı 5 milyon oyu elinin tersiyle bir kenara itti ve adeta yok saydı. Tabiri caiz ise milletin meclisine yargı darbesi yapıldı! Kim ne derse desin bunun bir yetki gaspı olduğu ayan beyan ortadadır. Bu kararın demokrasiyle bağdaşacak hiçbir tarafı yoktur, tamamen antidemokratik bir uygulamadır. Bir ülkede yargının 9 üyesi milletin 411 temsilcisinin yetkisini elinin tersiyle bir tarafa itebiliyorsa böyle bir ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti olabilir mi? Olsa olsa Yargıçlar Cumhuriyeti olur!!!
Bilal KARADAĞ
|