SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Ben yemedim ya siz?
06 Haziran 2008 Cuma 13:42
Meslektaşımız Taha Akyol ise benimle aynı düşünenlerden o Bu karar hukuka aykırı ve Anayasa'ya aykırıdır. dedikten sonra
Ben yemedim ya siz?
 

Hukukun üstünlüğünden dem vuranlarda alışkanlık haline gelen farklı saygılı olma anlayışı var.  Kendi lehine olan konularda “ Mahkemenin verdiği kararı saygıyla karşılıyoruz ” veya “ İşte adalet yerini buldu ” gibi benzeri cümleler söylerler.. Aleyhine karar verilenler ise yine “ Mahkemenin kararını saygıyla karşılıyoruz ” dedikten sonra üstüne bastırarak “ amma ” der ve eklemesini, eleştirisini yapar, bazen de yerden yere vurur.

Sonuçta ikisi de “ mahkemenin kararına saygı ” gösterisinde bulunmuş ama bunu farklı üsluplarla yaparak “eleştiri hakkını” kullanmıştır.

Birilerinin eleştiriyi beğenip beğenmemesi kimin umurunda.

Dün Anayasa Mahkemesi, kendi yetkisini aşarak, Anayasayı ihlal eden bir karar verdi. Aslında karar vermedi, milletin aldığı kararı “ yok ” saydı.

Zaten bu günlerin tarihini yazacaklar; “ Milleti yok sayanlarla, millet olduğunu sananların kavgası ” diyeceklerinden artık adım gibi eminim.

Anayasa Mahkemesi Raportörünün “ iade edilebilir ” kararını da göz önünde bulundurarak sormak lazım;

Yüce Meclisin yaptığı bir yasayı iptal etme yetkisi var mı?

Yoktur…

Komiği ise kararı verirken “ Türk Milleti adına ” diyerek başlıyorlar. Oysa ülkenin yüzde 80’inden çok fazlası bu karar katılmıyor, ben de katılmıyorum. Peki Türk Milleti nerede, kararın hangi bölümünde?

Şimdi bana sorarsanız, “ mahkemenin kararını saygıyla karşılıyorum ” demem gerekir ama çok beklemeniz lazım…

İşine geldiğinde 184’ü, işine gelmediğinde 367’yi uygun görülmesinde nasıl hukuksuzluk diz boyuysa, karar hukuki olmaktan çok öte siyasi, hem de öç almaya benziyorsa bunda da bunun emarelerini görmemek için kör olmak lazım.

***

Kararın açıklandığının hemen ertesinde gelen ilk yorumlara baktım…

Devlet Bakanı Cemil Çiçek,  klasik mantıkla “ Gerekçeyi görmemiz gerek ” demekle yetindi, neyi göreceksin zaten yetkisi dışında olan maddeleri sıralamış.

Meslektaşımız Taha Akyol ise benimle aynı düşünenlerden o “ Bu karar hukuka aykırı ve Anayasa'ya aykırıdır. ” dedikten sonra “ Bu kararın esas bakımından dayandığı inceleme Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya ek kararlar değerlendirmeler yapamaz. Bu şartları değiştirmek Meclis'in inisiyatifindedir. Şekil koşullarına ek şartlar koşullar getiremez. 2, 4 ve 148. maddelere dayanılar ” dedi.

Doç. Serap Yazıcı ise “ Anayasa Mahkemesi yetkisi olmayan bir alanda karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi ya iptal karar verebilir ya da iptalin reddi kararını verebilir. Ancak bugün kendi yetkisini aşarak başka bir karar vermiştir. ” diyerek tepki gösterdi.

Hikmet Sami Türk ise “ 148. maddedeki, teklif edilemezlik kuralına dikkate alınarak 4. maddeye de atıfta bulunarak bu kararı almıştır. ” diyerek tek yumuşak destek veren oldu.

Yasanın altında imzası olan MHP'den Faruk Bal ise “ Karara saygı duyuyoruz, ancak katılmıyoruz ” demekle yetindi.

DSP Başkanı Zeki Sezer ise “ Karar haklılığımız ortaya çıkarmıştır. Hükümet yaşananların bedelini ödeyecektir ” dedi. Keşke Zeki Sezer yaşanmayan hayatların bedelini kimin ödeyeceğini de söyleseydi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur ÖymenAnayasa Mahkemesi Türkiye’de tartışmaları sona erdirecek bir karar vermiştir. Artık hiç kimse böyle bir düzenleme yapmaya kalkışmayacaktır ” buyurmuş zat-ı muhterem. Buna demokrasi mi deniyor, yoksa CHPokrasi mi?

DTP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, “ Demokrasi açısından son derece sakıncalı ve üzücü bir karar ” sözleriyle değerlendirdi.

Gelen ilk tepkiler böyleydi.

Karşı çıkanların “ özgürlük ” gibi bir derdi vardı, “ taraf ” olanlarsa zaten doğuştan bu yana “ esareti ” seviyordu. Özgürlükten, haktan, hukuktan, kadına saygıdan anlamayanların “ özgürlük alanını genişletme ” gibi yanlışa(!) düşmeleri beklenmez, aksine yasaklarla “ insanlara hayatı zehir etme ” beklenir, tek parti hevesini aldığı zamanlarda çok yapmışlardı, yakışıyor da…

***

Bana sorarsanız:..

Ben Anayasa Mahkemesinin “ talihsiz ” iptal kararına sadece katılmamakla kalmıyorum, yemiyorum da…

Birkaç kanun maddesi sıralandığında bizim bunu yiyeceğimiz mi sanıldı?

Kimse kusura bakmasın, hiç kimse kadınların örtüsüne karışma hakkını elinde bulundurduğunu söyleme hakkına sahip değildir. Boşu boşuna ortamı gerenlerin, genç kızlara hayatı zehir edenleri, inanan insanlara yapılan zulümleri tarih elbet yargılayacaktır ama hiç kimse böylesi hukuktan yoksun kararlara saygı göstermemizi beklememeli.

Ben 367 dayatmasını da yememiştim, şimdi bunu da yemiyorum.

Refah Partisinin kapatılma gerekçesini de hiç yemedim, bunu da yemiyorum.

AK Parti’ye açılan komik kapatma davasındaki saçma gerekçeleri de yemedim bunu da yemiyorum.

Yedirecek birisini bulursanız yedirin, kimseyi bulamazsanız ağzını açmış bekleyenler var, atarsınız ağzına yer patlayana kadar…

Karar İçin Zil Takıp Oynayan “ Darbe Heveslisi ” zatlara Çok Özel Not; Madem kadınların kıyafetine karışma hakkınızı elinizde bulundurma gibi yüce(!) bir hakka sahip olduğunuzu düşünme cahilliğine düşmüşsünüz, sıkıysa mini etekle ilgili, plajlarda, tatil yörelerindeki kıyafetlerle ilgili şöyle çok değil ufaktan, mini minnacık bir düzenleme talep edin ben sizin yürekli olduğunuza inanayım.

Nerde sizde o yürek?!
 
Bu haber toplam 123 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
Adıyaman Haber
adiyaman
Adıyaman Haber
gazeteadiyaman
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
adıyaman haber
adiyaman
adıyaman
adiyaman-haber
Adıyaman Haber
adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008