SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Malatyalı Kadınların Kaygısı&#
04 Haziran 2008 Çarşamba 19:32
Fantezi, gizli olduğunda heyecan katar. Yatak odasında yaşananlar, yaşayanlara aittir.
Malatyalı Kadınların Kaygısı…
 

Malatya’da bir grup kadın, iç çamaşırı satan ve ürünlerini vitrinlerinde olabildiğince teşhir eden bazı dükkânlara bir gece yarısı bildirisi, -pardon- mektubu bırakmışlar. Mektupta yazanlara geçeceğim ama Vatan Gazetesinin haberi veriş tarzını eleştirmekten de alamayacağım.

Malum basınımızın, kendi halkını tanımadığını, değer yargılarını bilmediğini, çekincelerinin, kabullerinin veya retlerinin farkında olmadığına inandığım gibi Vatan’ın Türkiye’ye at gözlüğüyle baktığına da artık inanmaya başladım.

İnsanlar, “ özel hayatın ” güzelliğinin ulu orta sergilenmesini istemezler.
Fantezi, gizli olduğunda heyecan katar.
Yatak odasında yaşananlar, yaşayanlara aittir.
Bunu bir başkasıyla paylaşması, ulu orta konuşulması, sağa sola hava atılması beklenemez. Bu yasal ilişkide de, yasal olmayan ilişkide de böyledir. Gizlilik esastır.

Peki, insanların cinsi duygularını uyandıran veya kadınların vitrinin önünden geçerken utanacakları, yüzünü çevirecekleri ürünlerin teşhir edilmesi ne kadar doğru.

Bunu kadınlar açısından değerlendirmek gerektiği gibi, çiftler tarafından bakmakta da fayda var.

Kadınların bundan memnun olmadığı yıllardır bilindiği gibi, mektuptan da zaten anlaşılıyor.

Yine çiftlerin o vitrinlere “ ay şuraya bir bakalım ” dediğini düşünemiyorum bile. Zaten alacaksa içeriye girer, alır, çıkar.

Kaldı ki, kadın olsun erkek olsun herhangi bir eczaneye veya markete girip “ kondom ” istemekten, en doğal ihtiyaç olan kadın bağı satın almaktan çekinen bir toplum bireylerinin cinselliğin ve cinsel ürünlerin ulu orta teşhirinden rahatsız olmaları normal karşılanmalı.

Unutulmasın ki, ürün diye, bir giysi diye veya bir sanat diye cinselliğin ulu orta sergilenmesi beraberinde “ Ben böyle sanatın için tüküreyim ” sonucunu çıkarır.

İnsanlar cinsel ilişkide bulunuyor diye, bunu resmeden heykellerin parkta arz-ı endam etmesi mi gerekir?

Bir başka deyişle gizli yaptığınız her şeyi açıkta sergilemek zorunda mısınız, böyle bir mecburiyet mi var. O zaman bütün pislikler ortaya çıkmaz mı?!!

***

Gelelim Malatyalı “ Duyarlı Kadınlar ” a…

İç çamaşırları olabildiğince sergileyen bazı dükkânlara bir gece yarısı bildirisi, -yine pardon, alışkanlık işte(!)- mektubu bırakan “ Duyarlı Malatyalı Kadınlar ” imzalı yazıda şöyle denmiş;

Sayın İşyeri Sahibi; Malatya’mızda son zamanlarda mağazaların vitrinleri toplumun değer yargılarını hiçe sayan bir görünüme büründü. Bu gidişatın, gençlerimizin hayâsını ve iffetini zedelediğini düşünüyoruz. Bayanlar olarak mağazaların önünden geçerken dahi utanıyoruz. Bu durumdan duyduğumuz rahatsızlığı size iletmeyi uygun gördük. Kadını vitrin malzemesi, kazanç kapısı gibi görmek, kadının onur ve haysiyetini ayaklar altına almakla eş anlamlıdır. Sizi uyarıyor ve vicdanınızla baş başa bırakıyoruz.

Mektubun içeriğine katılıp, katılmadığımı söyleme gereği duymuyorum ama bu mektupta üç konunun dikkatimi çektiğini söylemeliyim.

Birincisi; “ Bayanlar olarak mağazaların önünden geçerken dahi utanıyoruz.

İkincisi; “ Mağazaların vitrinleri toplumun değer yargılarını hiçe sayan bir görünüme büründü.

Ve belki de en önemli olan üçüncüsü; “ Kadını vitrin malzemesi, kazanç kapısı gibi görmek, kadının onur ve haysiyetini ayaklar altına almakla eş anlamlıdır ” bölümüydü.

Önemlisini irdeleyelim…

Her fırsatta kadın-erkek eşitliğinden bahsedenler, kadının hayatın her alanına girmesini arzulayanlar, onların onurunu zedeleme pahasına buldukları her üründe kadını tıpkı bir meta gibi kullanmaktan çekinmediler. Bunun neresinde kadın-erkek eşitliği olduğu, nasıl kadının korunduğu, nasıl saygı gösterildiği anlaşılamadı.

Reklâmlarda, erkekler normal kıyafetiyle çıkarken, alakası olmayan, kadını ilgilendirmeyen, belki de hiç kullanmayacağı ürünlerde bile onun cinselliğini, güzelliğini, çekiciliğini ön plana çıkararak ürünleri pazarlama yolunu seçtiler, kimse ses etmedi.

Elbette kadın güzeldir, kadın çekicidir, ürünleri daha albenilidir.

Öyle diye o ürünlerin ulu orta sergilenmesi gerekir mi diye sormak ayıp mı?

Yoksa sergilemek ayıp değil, sormak mı ayıp?

Kadınlara saygıyı dilinden düşürmeyenler, cinselliği sergileyenlere hoş görüyle bakarken, bunu ayıp bilenlere neden aynı hoşgörüyü gösteremiyorlar…

Muhtemeldir ki, Vatan Gazetesi Malatya’yı görmemiş, Adıyaman’ı bilmiyor, Konya’ya uğramamış, Sivas’tan geçmemiş.. hasılı Anadolu’nun hiçbir vilayetine uğramamış. Uğramışsa da beş yıldızlı otelin penceresinden dahi kafasını uzatmamış.

Haberde esnafın bir gece yarısı bırakılan mektubu görünce şok olduğu da belirtilmiş.

Vatan Gazetesi muhtemelen kendi niyetini söylemiş ama nedense demokrasinin ırzına geçen gece yarısı, hatta gündüzün körü bildirilerinden şok olmuş gibi gözükmüyor.

Yoksa o başka bir konu muydu?
 

naifkarabatak@gmail.com

Bu haber toplam 122 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
adıyaman
adiyaman haber
Yusuf DÜNDAR
adiyaman
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Cenk GÜLEN
adıyaman
Naif KARABATAK
adiyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008