|
Üvez Sardı Her Yanımı Üvez sardı her yanımı, emdi kanımı, aldı canımı, kim kurtara acep garip halkımı…(N.K.) Adıyaman üvez istilasına uğramış, milyonlarca üvez şehri sarmış sarmalamış. Herkeste bir panik, herkes kuşkulu, masum gözlerde korku hâkim, haberler iç karartıcı… Neler oluyor, Allah’ım dünyanın sonu mu geldi? Kelime- şahadeti şimdi mi getirsek sonra mı? Öyle ki haberi ilk kez belediye hoparlörlerinde duyduk; tam değilse kısmen böyleydi; “Duyduk duymadık demeyin, sakın üvezi yabana atmayın, şehrimizi istila eden hain üvezlerle kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi kendimize bizatihi vazife edindik. Bu yolda ölmek var, dönmek asla yoktur.” Anons duyulur duyulmaz üvezden bihaber olan zavallı vatandaşları bile aldı bir telaş. Kimisi çocuklarını sardı sarmaladı, kimi eşini aldı, eşyalarını hazırladı, kimi uzaktaki çocuklarını gözledi. Şehir kaos dolu saatler geçiriyordu. Yanardağın harekete geçmesi bile bu kadar panik yaratmamıştı. Sonrasında ajanslara haberler geçti, Adıyaman’ın zor durumda olduğu bütün cihana duyuruldu. Destek kuvvetler istendi, BM’den, NATO’dan, AB’den yardım kuruluşları harekete geçti. İHH, Kızılay, Kızılhaç gibi kuruluşlar da battaniye, gıda gibi yardımları stok etmeye başladı. Alimallah Adıyaman’ı istila eden hain üvezler güzelim Amerika’mıza saldırırdı da canım Buşt zor anlar yaşardı. Sonra gazetelerde boy boy üvez saldırısı haberleri çıktı. Sonra Reha Muhtar olaya el attı, acının olup olmadığını sordu. Bitmedi, durun daha var. Sonra Belediye yazılı bir açıklama yaptı, ne demişti; Başlık, “ Adıyaman şehir merkezi sivrisinek çeşidi olan üvezlerin istilasına uğradı. ” şeklindeydi.
Devamı, “ Şehir merkezi etrafında bulunan hububat tarlalarında ekinlerin biçilmeye başlamasıyla birlikte, Adıyaman kent merkezine akın eden milyonlarca üvez, kent merkezini etkisi altına aldı. Üvezlerin kent merkezini istila etmesinin hemen ardından Adıyaman Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğüne bağlı ekipler şehir merkezini ve ayrıca mesire alanlarını ilaçladı. Üvezlerin etkisiz hale getirilmesi ve kent merkezinden uzaklaşması için ilaçlama beş ekiple yapıldı. Ayrıca belediye hoparlörlerinden, vatandaşların tedirgin olmaması için üvez istilasının sebebi anons edilirken, üvez istilasının kısa sürede sona ereceği açıklandı. ”
Bitmedi, birde Belediye Başkanı M. Necip Büyükaslan’ın açıklaması var. Başkan Büyükaslan, kent etrafında bulunan arazilerdeki ekinlerin biçilmesiyle birlikte şehrin üvez baskınına uğradığını kaydederek, ‘İhbarı alır almaz Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturduğumuz beş ekiple hızlı bir şekilde şehrimizi ve ayrıca mesire alanlarımızı ilaçlamaya başladık. İki saat içerisinde ilaçlama etkisini gösterdi. İlaçlama neticesinde sineklerden eser kalmadı’ dedi. Sonra üvezden sorumlu kuruluşlar üvezleri yok ettiği için başkan aleyhinde dava açtı. Yetmedi, halkın partisi olduğunu söyleyen bir parti Anayasa Mahkemesine dava açarak, “üvezin sorumlusu AK Parti” dedi, (Hani kuraklığın sorumlusu da AK Partiydi ya…) Siyasi partiler, odalar, borsalar bir biri ardına bildiri yayınlayarak hain üvezlerin saldırısını kınadı, “ bu millet bir üveze yenilmeyecektir ” diyerek deklarasyon yayınladı. Avrupa Birliği, üvezlerin saldırısının haksız olduğunu, derhal geri çekilmelerini emrederken, Nato, gerekirse asker göndereceği taahhüdünde bulundu. Yine İsrail yaptı yapacağını, üvezlerin Filistin’den çıktığını söyleyerek “bu bize karşı yapılmış bir saldırıdır” diye birkaç bomba daha attı. Sonra Cüneyt Arkın açıklama yaptı; “ Ben üvezlerle savaşırım ” dedi, çekti kılıcını ve başladı bağırmaya; “ Heytttt! Savulun bre deyyus üvezler, Malkoçoğlu Cünyt geliyorrrr! ” Bütün bunlar olunca hiçbir şeyden korkmayan ben bile üvezlerden değil, yayılan korkudan korktum, ödüm patladı adeta… Ya üvezler çok tehlikeliydi, ya çok panik atak bir millet olmuştuk, ya da ne bilim işte bir şeyler olmuştu. Ama merak ettiğimse bu halka neler olduğudur, sahi ne oluyor, ilk kez mi görüyorsunuz, bir üveze yenilecek babayiğitlerden miyiz? Biz ki yedi düvele korku salmış ataların torunlarıyız… Biz ki yedi kıtada at koşturan cengâverlerin çocuklarıyız. Biz ki, Avrupa Avrupa duy sesimizi diye inim inim inleten bir nesiliz. Biz ki, ya işte acayip bir milletiz… Peki üvez nedir? Üstat, Araştırmacı, Karıştırmacı, Gazeteci ve de Yazar kimliğimi ortaya koyarak işin doğrusunu araştırdım. Şimdi “ Üvez ” diye bir şey yok, bu bir… Belki aksan farklılığıdır dedim, “ivez”e baktım nıck o da değil. Ansiklopedilerde “ ÜVEZ ” bir bitki adı. Diğer Adları Sorbus, Common service tree, Sorbier. Gülgiller familyasından; orta boylu bir ağaçtır. En yaygın türü olan Kuşüvezi (Sorbus avia) yamaçlarda ve çalılık yerlerde yetişir. Yabaniüvez (Sorbus terminalis), ova ve yamaçlardaki ağaçlar arasında dağınık olarak bulunur. Üvez denilen meyvesi, muşmula gibi olgunlaştığı zaman yenir. Tibbi Etkileri ve Kullanımı İdrar söktürür. Kabızlığı önler. Tansiyonu düşürür. Aybaşı kanaması azlığını giderir.” İşte böyle… Şimdi biz bu üvez bitkisinden mi korktuk? Yok canım, biz kim korku kim? Peki nedir? İvez ise bir isimmiş. Hatta Molla İvez adında büyük bir zat-ı muhterem de tarihte yaşarmış (Mevlana zamanında) Üvez ismi belki Adıyaman’a has bir kelimedir dedim ama ben de Adıyamanlıyım, yok böyle bir şey… Sonunda buldum.. Yaşasınnnnnnn! Meğersem kanatlı böceklerden, sivrisinek familyasından olan bir tür böcekmiş. Ne yaparmış, ne zaman çıkarmış, neden çıkarmış, nasıl diskalifiye olurmuş? (Üff be amma da araştırmacı, karıştırmacıyım ha!) Özellikle kavun karpuz zamanında çıkarmış, bu bir! Bunu bir yere yazın seneye lazım olur. Mevsimlik olarak ağaçlarda ikamet edermiş, ama kira parası ödemezmiş. Bu mevsimlerde rahatsız edildiğinden olsa gerek (biçer Döger falan filan) sakin yerlere uçarmış. Bu da iki! İlaçlama yüzde yüz etkiliymiş. Çocuklar arasında Duman arabası olarak bilinen araçla yapılan mücadele sonunda kökleri kurumazmış ama gün yüzüne çıkanlar ölüverirmiş. Peki tehlikeli mi, ne yapar insanlara? Hiç… Sadece uykusunu kaçırırmış. Eee bütün feryat-ı figan bunun için mi? Bir uyku için mi? Oysa üvezlerin saldırısı gündüz olmuştu, uyuyan pek yoktu. Saldırıyla, saldırıyı püskürtme arasında toplam iki saat geçti. Yani bu kadar mı korktuk, bu kadar mı tırstık, bu kadar mı mini minnacık bir şeyden ürker olduk? Bence bizi kimse tutamaz, üvez tutamaz, sivrisinek tutamaz, karasinek tutamaz ama boş yaygara tutar, tıpkı üvez istilasında olduğu gibi… Alırsınız ilacı, her sabah, her akşam şehri turlayan araçlarla bir güzel ilaçlarsınız, tıpkı yıllardır yapıldığı gibi, şehirde üvez olmaz. Böyle ani saldırılarda da bir posta daha ilaç sıkarsınız olur biter. Yani bu kadar tantanaya değecek kadar var mı şu bizim hain üvez…
|
| [1] 2 | ![]() | ![]() |



