SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Hekim Seçme Hakkı Var, Koltuk
28 Mayıs 2008 Çarşamba 14:49
Bakın şu türbanlının yaptığına! Gördünüz mü, yine bir türbanlı kızımız krize neden oldu hem de Hollandada, ne kadar ayıpppp!

Hekim Seçme Hakkı Var, Koltuk Seçme Hakkı Yok!

 

Bakın şu türbanlının yaptığına! Gördünüz mü, yine bir türbanlı kızımız krize neden oldu hem de Hollanda’da, ne kadar ayıpppp!

İlginç haberi duymuşsunuzdur, duymamanız zaten mümkün değil, bağıra bağıra söylediklerine göre sağır sultan bile duymuştur.

Efendim, Hollanda Kraliyet Havayolları KLM’ye ait İstanbul-Amsterdam seferini yapan uçakta meydana gelen “namahrem koltuk” tartışması krize neden olmuş.

Haber böyle.

Ayrıntısı ise; “İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan kalkan KLM’ye ait uçaktaki türbanlı bir Türk kadın, İslam dinine göre bir erkekle yan yana oturmasının günah olduğu gerekçesiyle yanındaki yolcunun kaldırılmasını istedi. Bu talep üzerine kadın yolcunun yanında oturan Hollanda iktidar partisi CDA’nın Amsterdam Belediye Meclisi üyesi Lex van Drooge koltuğundan kaldırıldı. Van Drooge, Hollanda’ya iner inmez durumdan şikayetçi oldu. Van Drooge sonradan basına yaptığı açıklamada, ‘Demek ki böyle durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini bilmiyoruz.’ diye konuştu. Hollanda basını ise haberi, ‘KLM İslam’a boyun eğdi’ başlığıyla duyurdu.

İlginç haber böyle…

Başörtülü-başörtüsüz ayrımına gitmeden haberi irdeleyeceğim.

Öncelikle ülkemizde, “Avrupa’dan esinlenen” hekim seçme hakkının var olmasına rağmen, koltuk seçme hakkının olmaması bir eksikliktir. Kaldı ki, Türkiye’nin bütün illerinde bu hak” tarihten gelen” ve tamamen “doğal” olarak verilmektedir. Mesela herhangi bir otobüs firmasından bilet aldığınızda, hasbelkader bir tek yer varsa, o koltuğun bitişiği de bir erkeğe aitse “bir tek yer var orada bir bey var, mahzuru yoksa verelim” diye sorarlar. Hatta tersi de olur; “Bir tek yer var onun bitişiğinde bayan oturuyor” derler.

Yine kadınlar tek bilet aldığında “yanına bayan vermeye özen” gösterirler. Aksi durum şimdiye kadar olmamıştır. Bu bizim insanımızın kadına olan saygısından kaynaklanır. Onun rahat yolculuk etmesini sağlamaya dönük ince bir düşünüşün yansımasıdır.

İşe birde erkek yönünden bakalım.

Şehir içi dolmuş dışında ben ne şehirlerarası otobüste, ne de uçakta hiç tanımadığım bir kadınla yan yana yolculuk yapmak istemem. Rahat edemem, huzursuz olurum, kendimi sürekli kontrolde hissederim.

Bunu erkek olarak ben istemezken, bir kadının istemesini beklemek safdillik olur. Üstelik “parasıyla” yolculuk eden birisinin, dilediği koltuğu seçme hakkı bulunmuyorsa da, dilemediği yerde oturmama hakkının olması gerekir. Öyle ya, bazı insanların koltuk fobisi bile olabilir. Daha önce yaşadığı herhangi bir durum, yolculuk yapacağı aracın belli koltuklarında oturmama şeklinde tezahür edebilir.

Veya Hollanda Kraliyet uçağında olduğu gibi başörtülü bir bayan “inancıma göre yabancı bir erkekle bitişik koltukta oturamam” diyebilir.

Bütün bunlar tamam, aslında kriz olacak bir şey yok.

Yanlışlık kabin görevlilerinin davranışında. Siyasetçi bozuntusunun yerini değişeceklerine, kadının yerini değişselerdi “Koca(!) belediye meclisi üyesi” yerinden kaldırılmamış olurdu.

Gelelim bizim medyaya…

Haberi veriş tarzları çok ilginçti.

Kadının “İslam dinine göre namahrem bir erkekle yolculuk yapmam” demesini söylerken sanki farklı bir dinden bahsediliyormuş gibi garipsenerek verildi.

İslam dini, bizim dinimiz…

Bunu bilmiyor musunuz?

Bu kadar mı insanınıza yabancısınız, bu kadar mı dinden bihaber oldunuz, bu kadar mı insanların yaşayışından uzaksınız?

Bir kadının “koltuk seçme hakkı” mı önemli, herhangi bir insanın “inancının gereği olarak tercih yapma hakkı” mı, yoksa bir belediye meclisi üyesinin “beni yerimden kaldırdılar” dövünmesi mi?

O siyasetçi bir kere saygısızın tekiymiş.

Kadının böyle bir talebi olduğunda “ne demek hanımefendi, tabii ki saygı gösteririm. Buyurun oturun, beni başka yere alırlar.” demesini beklerdim. En azından ben böyle yapardım. Yanımda oturmak istemeyen bir kadına “illa da yanımda oturacaksın” deme hakkının olmadığı bir gerçektir.

Bizler bazı hakların ne manaya geldiğini henüz çözemedik.

Kişilerin bedensel, sosyal ve inancı gereği “özel durum”u Avrupa’da her ortamda sorulur. Hatta bir turla seyahat edeceğinizde “Özel durumunuz var mı?” diye bir soru sorulur. Bunda “Namaz kılacağım, seccade lütfen” diyebileceğiniz gibi, “domuz eti yemem” deme hakkınız var. Yine kadınsanız “erkek yolcuyla aynı koltukta oturmak istemem” demeniz de mümkün. Bu “özel” duruma girer ve “neden özel?” diye sorulmaz.
Onu bunu bilmem ama insanların inancına saygılı olmayı bütün dünya öğrense, sanırım en son bizim medya öğrenecek…
 
Bu haber toplam 180 defa okunmuştur
YORUMLAR (1) adet
    emre özkalan
    okul
    adıyamandaki hürriyet ilköğretim okulunda neden daha iyi gelişmiyor.soyunma odaları eksik başka bazı eşyalarıda eksik bunların onarılmasını istiyorum.saygılarımla
    16 Ağustos 2008 Cumartesi 20:43

Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
    Linkler
Adıyaman Haber
Bir İnsanlık Dramı
Yaşam
Yatırıma Davet
Adıyaman Haber
MASAK Uyardı
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kahta Haber
kahta haber
Çelikhan Haber
çelikhan haber
adıyaman
ADİYAMAN-HABER
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008