|
İNANAN BİR AVUÇ İNSAN VE GELEN ŞAMPİYONLUK
Sezona hocası ve birçok futbolcusu ile yollarını ayırarak başlayan Galatasaray takımın başına Eski göz ağrısı Feldkamp’ı getirirken takıma çok sayıda da genç oyuncu transfer etti. Burada amaç geleceğin takımını kurmak ve iki bin ruhunu yakalamaktı. Bütün bunların yanında kulüpte konuşulan ana sorun yine maddi sıkıntılardı. Hal böyle olunca kimsenin de sezon başlarken şampiyonluk gibi bir iddiası yoktu, açıkçası. Kaldı ki geçen sezondan alınan 5 maçlık seyircisiz oynama cezası şampiyonluk söylemlerini bir hayli zayıflatıyordu. Bu kadar olumsuzlukla sezona başlayan Galatasaray’a spor kamuoyu da çok fazla şans vermiyordu. Çünkü geçen seneki şampiyon kadrosunu muhafaza eden bunun yanında iyi transferler yapan ve maddi açıdan çok iyi bir konumda olan Fenerbahçe’nin yanı sıra, birçok yeni transfere imza atan Beşiktaş gerçektende bu kulvarda işi zordu. Sezonun başlaması Galatasaray’da enteresan gelişmeler oldu. Takımın yıldız oyuncular kadro dışı bırakıldı her maç farklı 11’ler sahaya sürüldü ama her ne hikmetse Galatasaray üst sıralardan bir türlü kopmadı. Taraftarın ortak fikri Feldkamp’ın bunadığı yönündeydi, yaşanan olumsuzluklara rağmen takım ilk yarıyı az bir puan farkı ile üçüncü sırada bitirmişti. İkinci yarıya aynı sıkıntılarla başlayan Galatasaray Avrupa’da tarihinin en kötü sonuçlarını alıyordu. Alınan bu sonuçların faturası hocaya kesiliyordu; çünkü her futbolcu bir sonraki maçta değişik mevkilerde oynatılıyordu ve bu da takım ahengini bozuyordu. Bütün bunların yanına kulübün Altı yıldır başkanlığını yapan CANAYDIN ani bir kararla yaklaşan kongrede aday olmayacağını açıklaması farklı bir kaosa neden olmuştu. Haftalar ilerlerken takım düşe kalka üst sıralarda tutunmayı başarmıştı.Yapılan kongrede kulübün başkanı Adnan POLAT olmuştu. Bu süreçten sonra sürpriz bir gelişme oldu ve başkan POLAT, hocanın görevine son verdi. Şampiyonluğa giden bu yolda bitime altı hafta kala yapılan bu operasyon taraftarlarca uygun bulunurken, spor kamuoyu hata olarak yorumluyordu. Yeni bir hoca da alınmayınca, kalan haftalarda takım altyapı ve yardımcı hocalara teslim edildi.
![]() Bu yaşananlar sonrası herkesin ortak fikri Galatasaray’ın bu işi götüremeyeceği yönündeydi. Ama hiçte öyle olmadı. Futbolcular inanılmaz bir şekilde kenetlenerek olayı sahiplendiler ve mucizevî bir şekilde sezonu şampiyon bitirdiler. Düşünebiliyor musunuz? Ekonomik yönden zayıf, kadro olarak Fenerbahçe ve Beşiktaş ‘tan geride olan bir avuç futbolcu inanmanın sonunda zafere ulaşıyorlar. Neredeyse bütün sezon sakatlıklarla uğraşan ve yabancı oyuncularından verim alamayan Galatasaray ligi yerli futbolcularla bitirdi. Belki de, gelen şampiyonluğun püf noktası da buydu. Ama benim için başarının mimarları bütün sezon yüreğini ortaya koyan SERVET’ in yanı sıra ARDA, EMRE, Mehmet TOPAL ve futbolculuğun yanında takıma ağabeylik yapanlardı. Şampiyonluk sonrası Adıyaman’da inanılmaz kutlamalar yapıldı. Saatler süren ve binlerce kişinin katıldığı kutlamalar son yıllarda kentimizde ki şampiyonluk kutlamalarının en görkemlisiydi. Bütün bir sezon yüreğini ortaya koyan Türkiye Kupası’nda rakibini eleyen ve ligin final maçında rakibini yenen bu inanmış yürekli Galatasaray futbolcularını kutluyor, başarılarının devamını dilerken bu sezon Avrupa’da bizi çok iyi temsil eden ve gururumuz olan Fenerbahçe’yi de yürekten kutluyorum. Şunu da yazmadan geçemeyeceğim; Avrupa’da alınan başarıların sonrasında ligde ki başarısızlığın, bir nedeninin de sahaya çıkan 11’in dokuzunun yabancı olmasından mı kaynaklanıyor? Diye düşünüyorum. Unutulmamalı ki; yabancı oyuncular daha profesyonel bakıyorlar olaya. Ve sanıyorum ülke içi havayı yerliler kadar iyi teneffüs edemediler, gibime geliyor.
![]() |
| [1] 2 | ![]() | ![]() |