|
BU BİR METHİYE DEĞİLDİR!...
Asıl nedeninin nereden geldiği henüz bilinemeyen bir kararname ile üçüncü defadır yine merkez valiliğine, Ankara’ya gitmeniz emrediliyor. Bir anlamda ‘ bir şeye karışma, bir şey yapma, vereceğim masada otur, 30 gün say, bitiminde git maaşını al, Allah’ına şükret ’ deniliyor. Hem de görünürde hiçbir yasal gerekçe olmadan…
Belki de ardınızda siyasi destek olmadığı veya böyle bir destek arama gereğini duymadığınız için kamuoyunda bazen ‘ kuralcı ’ veya ‘ mevzuatçı ’ olarak nitelendirildiniz. Belki haklıydınız, çünkü sanki meçhul bir güç, bir yandan sürekli sizi Adıyaman Valiliğinden uzaklaştırmaya çalışıyor ve belki de öte yandan aleyhinize delil arıyordu. Ve siz ısrarlı ve sabırlı tavrınızla o meçhul gücün beklediği mevzuat açığını vermiyordunuz. Çünkü yalnızca doğru olmanın ve doğru iş yapmanın yetmeyeceğini, yanında mutlaka doğru işlem yapmanın da gerektiğini iyi, hem de çok iyi kavramıştınız. Yoksullara kömür dağıtan kamyonlar üzerine belki çıkamazdınız. Kamu Hukuku dalında Onursal Bilim Doktoru unvanını aldığınız Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Mustafa Gündüz’ün kısmen katılamadığım görüşünde sözünü ettiği, rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu gibi olmadığınızdan ve belki mizacınız gereği de zaten olamayacağınızdan, halkın içine belki fazla giremediniz. Ama makamınıza gelen görevlilerle ve halkı; asık sıratla değil, her zamanki babacan ve güler yüzünüzle karşılamasını bildiniz. Böylece devletin “ ceberut ” yüzünü değil “ müşfik ” yüzünü gösterdiniz. Kimseyle fazla samimiyet kurmayarak belli bir mesafeyi korumanızın da etkisiyle olacak ki, “ bir şaibe ” içerisinde görülmediniz, gösterilmediniz, gösterilemediniz. Ve yine bundan dolayıdır ki, iyi niyetini elden bırakmayan Vali Yazıcıoğlu’nun aksine, değil en küçük bir soruşturmaya, iddiaya dahi muhatap olmadınız. Bununla beraber geleneklerimizden olan taziyeler ile çağrılı olduğunuz düğünleri ise kaçırmamaya dikkat ettiniz. İddia ediyorum ki, birçok kurum amirinin kendi kurumu hakkındaki bilgisinden daha çok bilgiye sahip oldunuz. Şu anda hatırladığım kadarıyla Altın Elma ödülü alınmasının, Marka Kentler arasına sonradan ilimizin de eklenmesinin ve innovatif il seçilmemize ön ayak oldunuz. Seçilmiş ve Atanmışları İzleme Derneği’nce 2002 yılında Türkiye’de Yılın Valisi seçildiniz. İş gereği ailenizin Ankara’da ikamet etmesine rağmen, zorunlu nedenler dışında sık sık Ankara’ya “kaçma” gayretine girmediniz. Hatta görev gereği gittiğinizde bile, üniversite öğrencileriyle Adıyamanlılar Vakfı’nda iftar masasında veya devlet işi gereği bir protokol yemeğinde oturmayı, evinizde ailenizle masada oturmaya yeğleyebildiniz. Dolayısıyla deyim yerindeyse işinizi, eş ve çocuklarınıza tercih etme sorumluluğunu gösterebildiniz. Hangi siyasi parti iktidarda olursa olsun, iktidar milletvekilleriyle önyargısız sıcak diyalog kurmayı bildiniz, ama ‘ iktidarın valisi ’ veya “ muhalefetin valisi ” değil, yalnızca ‘ devletin valisi ’ olmayı da bildiniz. Diklenmediniz, ama dik durdunuz. Gözüken bir-iki mağarasını akşamcıların mekân tuttuğu, yıllardır toprak altında kalmış Pirin Mağaralarını, sürekli ve ısrarcı gayretinizle gün yüzüne çıkararak Perre Antik Kenti ve Kaya Mezarları adı haline getirip turizme kazandırılmasının önünü açtınız. Nemrut konusunda Adıyaman aleyhine çalışan çeşitli lobilerin etkisini; mevzuata olan hâkimiyetiniz, soğukkanlılıktan gelen cesaretiniz ve kendinize olan güveninizle bakanlıklar düzeyinde yaptığınız özverili çalışmalar esnasında bertaraf etmeyi başarabildiniz. Yaşadığınız zorlukları kamuoyuyla paylaşmanın “ zamanlaması itibariyle ” faydadan çok zarar getireceğinin bilinciyle şov yapmak yerine yine kamu yararını gözeterek saklamasını da bildiniz. Topu siyasilere atan şikâyet makamı değil, çözüm makamı olmaya büyük özen gösterdiniz.
Çalışmayı seven yapınızla merkez valiliğini içinize sindirebileceğinize inanmıyorum, hatta önceki valilerimizden Sayın Halil İbrahim Daşöz gibi sizin de, merkez valiliğinizin ülkemiz açısından “ verimlilik israfı ” olacağına inanıyorum.
Geri gelir misiniz? bilmiyorum ama bildiğim merkez valiliğinde durmayacağınızdır.
Size bu şekilde bir methiye yazmıyorum, yalnızca inandığım gerçeklerden bahsediyorum…
Birkaç gün sonra gidiyorsunuz… Adıyaman’ın sizi unutmayacağına inandığım gibi sizin de Adıyaman’ı unutmayacağınıza inanıyorum.
Hakkınızı helal edin Sayın Vali Halil Işık!...
Yolunuz açık, Allah yardımcınız olsun!...
Mustafa IŞILDAK
m.isildak@hotmail.com 0532-422 95 28 6 Mayıs 2008 Adıyaman’da Bugün Gazetesi |