|
YİNE VALİLER Mİ GELECEK?
Adıyaman Valisi Halil Işık’tan söz ederken, “ iki defa gidip üç defa gelen ” söylemi kullanılırdı, galiba bundan sonra “ üç defa gidip dört defa gelen ” söylemi kullanılacağa benziyor. Çünkü hükümet tarafından tekrar merkez valiliğine atandı, halk arasındaki deyimle ‘kızağa alındı’ AK Parti Nasıl Kurtulur başlıklı dünkü yazımda da değindiğim gibi Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir. İşte bundan dolayıdır ki yürütme organının merkez valiliğine yaptığı 2 atama yargı organı tarafından iptal edilmiş böylece Işık, eşine az rastlanır biçimde Adıyaman Valisi unvanını 3. defadır almıştır. Garibime giden konu, yürütme organı bile bile lades diyerek yine iptal edilmesi kuvvetle muhtemel bir şekilde Vali Işık’ın muvafakatını almaya, daha doğrusu uzlaşma masasına oturmaya gerek duymaksızın ‘ dediğim dedik-çaldığım düdük ’ dercesine tek taraflı irade beyanıyla aynı atamayı yeniden gerçekleştirmesidir. Peki, Erzurum İl Özel İdaresi Genel Sekreteri iken Adıyaman Valiliğine atanan Ramazan Sodan göreve başladıktan sonra Işık’ın açabileceği dava üzerine kendisini diken üstünde hissetmeyecek mi? Ha bu gün-ha yarın gideceğim diyerek tedirgin olmayacak mı? Tabii ki tedirgin olacak, Psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen’in deyimiyle de doğal olarak ‘koltuğa yerleşmeyerek koltuğun ucuna ilişecektir.’ Bu durumdan kim yararlı çıkacak? Vali Işık mı? Vali Sodan mı? Yoksa Valilerinin sık sık değişmesiyle tarihe geçen Adıyaman mı? Yoksa Adıyaman diye talihsiz bir ilin olduğu Türkiye mi? Hayır hiç biri!...
Hükümet, umduğu muhtemel yararı görmediğinden ve bundan sonra da hangi il olursa olsun göreceğine inanmadığından olacak ki, merkeze almayı uygun görmüş olabilir. Olabilir ama hukukta “kazanılmış hak” diye bir kavram olduğu gibi “ idarenin takdir hakkını keyfi kullanamayacağı ”na dair yerleşmiş hukuk kuralı da vardır.
Merkez Valisi Işık dava açtığı takdirde, önceki gerekçelerle muhtemelen yine davayı kazanacak ve o tarihteki Adıyaman Valisi Sodan da “ nereden düştüm bu işin içine? ” diyerek muhtemelen emekli olacaktır. Peki, Adıyaman ne olacak?
İşte burada milletvekillerimize düşen görev; ‘ durumdan vazife çıkararak ’ Vali Işık’ın kadrosuna uygun bir müsteşar veya genel müdürlüğe atanması için şimdiden diyaloglarda bulunması ve böylece ileride yaşanacak handikabı peşinen önlemesidir.
İşte o zaman hem Işık, hem Sodan ve hem de Adıyaman rahat bir nefes alacaktır.
Vali Işık’la uzlaşma sağlanamadığı takdirde ise, bu atamayı yeni bir kararname ile durdurmaya çalışmak milletvekillerimizin yine kaçınılmaz görevi olmalıdır diye düşünüyorum.
Yoksa “ Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olunabilir. ”
Hem, yeter artık, halk bu işten bıktı. Bari bu kez tarih tekerrür ettirilmesin!
N’olur?...
KUTLAMA: Bundan sonraki 1 Mayıs’ların; biber gazı, cop, Molotof kokteyli, sopa, basınçlı su ve yasa dışı sloganlar ile ölü ve yaralılar gibi olumsuz manzaralardan uzak bir biçimde, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın dediğine benzer şekilde; güvenlik işçisi olan polislerle fabrika işçisi kardeşlerimizin kol kola halay çektikleri bir gün olarak kutlanmasını diliyor, bu günü bayram olarak görüp yaşayanların 1 Mayıs’larını ise yürekten kutluyorum.
Mustafa IŞILDAK
m.isildak@hotmail.com 0532–422 95 28
2 Mayıs 2008 Adıyaman’da Bugün Gazetesi |