SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
    Linkler
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Bu bir hikâye, ya da şehir...
25 Nisan 2008 Cuma 10:11
Yaşanmış bir olayın kahramanından dinlediğim gerçek bir anı. İster inanın, ister inanmayın cinsinden. Hele bir de son yıllarda satın aldığınız lüks bir Mercedes sahibiyseniz bence bu yazıyı iki kere o
 
 
Bu bir hikâye, ya da şehir efsanesi değil.
Geçtiğimiz günlerde gözüme çarpan hem merakla hem de hayretle okuduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle. Umarım sizde farklı duygular yaşayacaksınız.
Yaşanmış bir olayın kahramanından dinlediğim gerçek bir anı. İster inanın, ister inanmayın cinsinden. Hele bir de son yıllarda satın aldığınız lüks bir Mercedes sahibiyseniz bence bu yazıyı iki kere okumanızda fayda var.

Günümüz zenginliğinin simge markası Mercedes otomobillerinin sağlamlığını, dayanıklılığını bilmeyen yoktur.

Başbakan Tayip Erdoğan'ın Ankara'da bir hastane bahçesi içerisinde yaşadığı rahatsızlığın ardından meydana gelen ve balyozlu kurtarma operasyonu daha hafızalardaki yerini koruyor.

Aralarında babaları oldukça nüfuzlu kişiler olan, hatta bir bankanın en üst düzey yöneticilerinden birinin de oğlunun bulunduğu dört genç, geçtiğimiz yılın yaz ayında İstanbul Anadolu yakasından babalarının yeni aldığı otomobille E–5 üzerinden Tekirdağ'a doğru yola çıkarlar.

Amacı olmayan bir gezintidir bu.

Dört arkadaş Silivri'yi de geçtikten sonra hava kararmaya başlayınca uygun bir yerden geri dönmek isterler. Silivri'den 40–50 km sonra bir sapaktan geri dönerler. Oto yoldan çıkan gençlerden biri rahatsızlanır.

Otomobil yolun kenarına çekilir, arkadaşlarına temiz hava aldıran gençler tarlaların kenarında bir süre yürüdükten sonra geri dönerler.

Arabayı kullanan genç, anahtarı düşürdüğünü fark ettiğinde arabanın otomatik kilitlerinin kapıyı adeta bir kaleye çevirdiğini anlar.

Dört genç yürüdükleri yol kenarında girdikleri tarla çizileri arasında Mercedes'in anahtarını aramaya başlar. Cep telefonlarının cılız ışıkları ile yarım saatten fazla süren aramanın ardından anahtar bulunmaz.

Bir çekiciye yükleyip arabayı Anadolu yakasına evin önüne getirmeyi düşünürler önce, ama arabayı babasından izinsiz aldığını söyleyen genç bunu kabul etmez. Babasının haberi olacağı ve kendisine kızacağı endişesiyle iyice paniğe kapılır.

Gençlerden biri, cep telefonundan Mercedes'in İstanbul'daki temsilcisine ulaşır. Kendini ve aracın yanında bulunan arkadaşlarını tanıtır. Kendilerine bir servis aracı yollanmasını isteyen genç, bu konuda olumsuz yanıt alır. Ama ısrarlı çıkış ve siyasi bir nüfuzun varlığının hissettirilmesi kısa sürede sonuç verir.

Mercedes'in Türkiye ofisinde etkili bir isim, Silivri yakınlarında gecenin karanlığında bir otomobilin etrafında dolaşan gençlere umut olur.

Kendilerini arayan Mercedes yetkilisi önce gençlere kullandıkları araçla ilgili bilinmesi gereken özel bilgiler sorar.
Aracın kime ait olduğu, plakası, araç sahibinin ev iş teli ve adresleri gibi güvenlikle ilgili bir takım sorular yöneltilir.

Bu bilgilerin doğruluğunun teyit edilmesinin ardından, yönetici başka bir telefonla Almanca görüşmelere başlar.

Mercedes yetkilisi, gençlerin en önemli müşterilerinden birinin oğlu olduğunu telefonda konuştuğu kişiye anlatmaktadır.

Mercedes'teki telefon trafiği devam ederken gençler mahsur kaldıkları köy yolunda eve dönüşte babalarına ne diyeceklerini düşünürken, yetkili aracı kimin kullandığını sorar.
Otomobil sahibinin oğlu kendisinin kullandığını söyler.

-Şu anda bulunduğunuz yerden oturduğunuz ev ya da park edeceğiniz yere ne kadar sürede ulaşabilirsiniz.

-2 saat 10 ya da 15 dakika içerisinde bu sırada Almanya'daki yetkili Türkiye'de konuştuğu yöneticiye talimatları iletir.

-Sürücü otomobilin yanına gelsin.
Gençler zaten otomobilin yanındadır.

Beş on saniye sonra önce otomobilin iç lambası kendiliğinden yanar. Ardından Park lambaları, sonra motor çalışır. Ardından kapıların kilidi açılır. Telefondan ikinci talimat gelir.

-Sürücü otomobile binsin.
Otomobili kullanan genç ve arkadaşları şaşkınlık içinde otomobile biner. Direksiyonun kilitli olduğunu fark eder. Bu sorun da 30 saniye sonra giderilir.
Telefondan son talimat gelir.
-Aracın en son park edildiği yere ulaşması için size 2 saat 20 dakika izin verildi. Araç 2 saat 20 dakika sonra yeniden stop ettirilecek ve kapıları kilitlenerek emniyet altına alınacak.
Geçmiş olsun iyi yolculuklar. Otomobilin sürücü koltuğuna oturan genç ve arkadaşları şoke olmuş durumdadır. O köy yolundan keskin bir U dönüşü yaparak istenilen süre içinde İstanbul'da Anadolu yakasındaki evin önüne ulaşmayı başarırlar. Gençler sözü edilen saat ve dakikanın dolmasını beklerler aracın yanında.

Araç motoru durdurulur ve kapılar kilitlenir.

Yedek anahtarın bile kullanımı iptal edilirken şirket araç sahibine bir sonraki gün yeni anahtarını ulaştırır.

Bu olayı anlatan arkadaşım aracın içinde bulunanlardan biridir. O yaşadıklarını anlatırken başta Susurluk kazası olmak üzere, bütün Alman malı BMW ve Mercedes marka otomobillerin karıştığı olaylar ve Türkiye'de çok tartışılan kazalar aklıma geldi.
Rahmetli Vali
Recep Yazıcıoğlu, Bakan Adnan Kahveci ve Mustafa Taşar gibi nice değerlerimizin birbiri ardına yollarda kaybettiğimizi düşündüm. İçim sızladı.

Bakanlarımızın, milletvekillerimizin bindiği güvenlik açısından " Kale " olarak nitelendirilen son model lüks otomobillerin aslında tepemizde dolaşıp duran bir uydunun kör bir frekansında yol aldığını düşündüm.

Parasını bastırıp satın aldığı otomobilin kontak anahtarının bir nevi mülkiyet sembolü olduğu ülkemizde, binlerce lüks aracın asıl sahibinin hâlâ üretici şirket olduğunu hissetmek içimi burktu.

Aynı araçlar uzaktan böylesine kontrol edilebiliyorsa, neden içindeki konuşmalar dinlenmesin, ürettiği sattığı aracı kontrol edebilen güç, içindeki kişilerin konuşmalarını dinlemeyecek kadar aptal olamaz diye düşündüm ve ürperdim.
Muhammed Al Fayed (Harrods'un sahibi Dodi'nin babası) boşuna mı bas bas bağrıp duruyor " Nazi subayı kılıklı Prens Philip " Diana'yı ve oğlumu öldürttü diye.

Not: O kazadaki araba ile Susurluk'taki araba aynı model Mercedes 600 idi ve her iki kazada da sadece sağ ön koltuktakiler benzer yaralarla kurtuldular arabalardaki diğer üç kişi şoförler dahil aynı tip yaralanmalar sonucu öldüler.

Bu haber toplam 336 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.1840
€ Euro
1.7440
IMKB
40.150
Altın
31.96
Adıyaman Haber
adıyaman
Adıyaman Haber
adıyaman haber
adıyaman haber
Vali Sodanın Kitabı
Naif KARABATAK
Her Telden Her Dilden
Gerger Haber
Gerger ve Sarıyaprak Fotbol Sa
adıyaman haber
Kültür, Eğitim ve Sosyal İşler
Çelikhan Haber
Adıyaman Çelikhan İlçe’s
Besni Haber
Besni Belediye Bşk. İ.Öztürk
Adıyaman Haber
Adıyaman Karadağ mevkiinde
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Samsat Haber
Anadolu Ajansı Muhabiri
Tut haber
Bahattin Alp Arslanköylü
Gölbaşı Haber
Kazada Vefat Eden Asker
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum

powered by freefind
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008