|
“ MAHZERE KAZANI ” ÖZLEMİ VE AKİL YAĞINLI
Geçenlerde Adıyaman Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nca hazırlanan Mahzere Kazanı adlı tiyatroyla ilgili izlenimlerimi yazmıştım. Yazının dikkate değer yansımaları oldu. Şahsıma yönelik ihtiram kelimelerini yazmayacağım ama diğerlerini yazmaktan da kendimi alıkoyamayacağım.
Ünlü karikatür sanatçımız Ahmet Akil Yağınlı’nın tiyatroda bulunmayışını eksiklik saymıştım. Çünkü hem Adıyaman Ağzı ve Kültürü adlı eserin yazarı, hem de zaman zaman Ebuzer Emmi mahlasıyla ilimizin, oynanan tiyatro formatına uygun nostaljik deyimlerini köşe yazılarında kaleme alan da yine kendisi olmuştu.
Telefonla arayan Yağınlı, ertelenen tiyatronun sahneleneceği tarihten bilgisi olmadığı için katılamadığını, oysa belediyenin pankart yerine kentin uygun bir veya birkaç yöresine yaptıracağı ilan tahtasına, yapılacak sosyal etkinlikleri de yazarak kent halkını zamanında ve daha geniş bilgilendirebileceğini söyledi.
Doğrusu bu görüşe ben de katılıyorum. Çünkü her etkinlikle ilgili bir-iki pankart yazdırılıp işin doğası gereği üç-dört gün asılıyor, sonra da pankart mecburen indirilip çöpe atıldığından, oluşan bu “ pankart çöplüğü ”nün de önü böylece kesilmiş olur.
Bir pankartın asılması ve indirilmesi için itfaiye araç ve görevlilerinin de üstüne para ve emek harcayarak saatlerce trafiği tıkamak zorunda kalıp ter dökmeleri de cabası… En önemlisi de genellikle asılan elektrik direklerinin ağırlık nedeniyle eğilmesi ve Göksu EDAŞ yönünden de zarar ve tehlikeye sebebiyet vermesi…
Önceki günlerde ise, Karikatürist Yağınlı’nın Kütüphaneler Haftası’nda açılan sergisi münasebetiyle; böylesi anlamlı bir sergiden daha fazla sayıda insanın yararlanabilmesi için İl Milli Eğitim Müdürlüğünce ilçelerimizde de tekrarlanmasını ve ayrıca bu sanatın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için Akil Hoca’mın gerekirse karikatürist adaylarına kurs açıp kendisi gibi sanatçı yetiştirmesini önermiştim. Yetkililerden ve “ karikatürist adayıyım ” diyenlerden istek geldiği takdirde her iki konuda da ücretsiz hizmet vermeye hazır olduğunu iletti. Öte yandan, Mahzere Kazanı oyunundaki slayt eşliğinde çalınan Adıyaman Türküsü’nü kısmen değiştirerek de olsa seslendiren eski Adıyaman Belediyesi İtfaiye Amiri Ziya Taştan’dan duygusal bir mesaj aldım. (Soyadını yanlışlıkla Taşar yazmışım.) Ha… Söz konusu Adıyaman Türküsü’nün şairi değerli emekli öğretmen Ebubekir Aytekin, Adıyaman yerel basınında az da olsa irade dışında yapılan yazım hatalarını konu edinen yazılar kaleme almıştı. “ Öğrendikçe kendini düzenleyen ” naçizane bir yazar olmaya çabaladığımızdan bu konudaki merceğini Işıldak Kalem’den esirgememesini diliyorum. Mevlana Hazretleri ne güzel söylemiş… “ İyi dostu olanın aynaya ihtiyacı olmaz ” diye… Halen İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nde görevli ve aynı zamanda amatör sinema sanatçısı da olan Taştan’ın buram buram Adıyaman ve Adıyamanlı özlemi kokan ve çoğu “ anlamı satır aralarına yerleştiren ” mesajını aşağıya alıyorum:
“ Dünya Tiyatrolar Günü vesilesiyle Adıyaman’ımızda Adıyaman’a gönül vermiş güzide dostlardan oluşan bir ekiple bir tiyatro gösterisi düzenlendiğini Adıyaman’da Bugün Gazetesi’ndeki yazılarınızdan öğrenmiş bulunmaktayım.
Keşke o güzelim kültürünün ve değerlerinin sergilendiği anda yaşanan duygular ve bakış açıları, o salondan dışarı çıktığımızda da gerçek hayatımıza yansıyabilse? İşte mesele burada… Bu yansıma olduğunda işte o an gerçek Adıyamanlı kimliğini kazanmış oluruz. Bu tür etkinliklerin sık yapılmasının, o özlenen tabloya kavuşturacağına inanıyorum. Malumunuz, devam etmekte olan ömrün ilk dilimini doğup büyüdüğüm, havasını her zaman soluyacağım memleketim olan Yedi Eman’da kaybolan kültürümüzü, değerlerimizi, samimiyetliklerimizi ve sevgilerimizi çoook aradım ve gücüm nispetinde memleketimde, memleketim için gayret sarf ettim.
Sizin gibi güzel dostlarımızı bir araya getiren, memleket havasını İstanbul’da yaşatan, özlenen bir Adıyaman portresi çizmeye gayret sarf eden bir hemşeri, bir dost ve bir can olan güzel insan Adıyamanlılar Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanımız Nevzat Bayhan’la rutin toplantı ve seminerlerle Adıyaman’dan uzak bir Adıyaman’ı İstanbul’da yaşıyoruz. Her şey özlenen bir Adıyaman için… ”
Taştan’ın mesajı böyle bitiyor.
Son olarak, Ankara Adıyamanlılar Vakfı kurucu ve eski başkanlarından okurumuz Bekir Güçbey telefonla arayarak, oyunun Ankara’da da sahnelenmesi düşüncesiyle bilgi istedi. Böyle bir istek halinde, Belediye Başkanı Necip Büyükaslan ve ekibinin olumlu yaklaşım göstereceğine inanıyorum. Mustafa IŞILDAK
m.isildak@hotmail.com 0532-422 95 28
21 Nisan 2008 Adıyaman’da Bugün Gazetesi |



