Karakter Boyutu A A A
Kurumlar Devleti Yıpratırsa
15 Haziran 2009 Pazartesi 10:12

Kendisini kurumları korumakla görevli sanan veya kurum kültürü oluşmuş...

Kurumlar Devleti Yıpratırsa…

 
Kendisini kurumları korumakla görevli sanan veya kurum kültürü oluşmuş yerlerde sıklıkla eleştirilere “ devletin kurumları yıpratılıyor ” diyerek soruşturma başlatılır veya eleştiriler bu şekilde bertaraf edilmeye çalışılır.
 

Doğrudur da…

Devletin kurumları yıpratılmamalı…

Peki, nedir devlet?

Devlet’ diye bir kurum mu var?

Yok…

Devlet’, halkın ta kendisidir.
 
Veya tam adıyla; “ Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık ”tır.
 

Yani tüm kurumların oluşturduğu bir bütünün tam adıdır.

Halk için çalışan, halkın refah ve mutluluğu için görev yapan, karşılığını da halkın vergilerinden alan bir kurumlar bütünüdür…

Devletin kurumlarını yıpratmak bu nedenle hoş değil.

Peki kurumlar devleti yıpratıyorsa ne yapmalı?

Aynı hassasiyet gösterilmeli, aynı soruşturma açılmalı mı?

Elbette…
 
Söz konusu kurum Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü olduğunda devletin bütün kurumları ayağa kalkıp, “ sen misin devleti yıpratmaya çalışan ” diyerek vatan hainliğinden tutun da, sorumsuzluk, rezillik, kepazelik, namussuzluk ve daha birçok olumsuz ve çirkin kavramlar yakıştırılıyorsa.
 
Kimin haddine devleti yıpratmak değil mi?
 
O veya onlar kim oluyor da devleti yıpratmaya, halkın seçtiği hükümeti devirmeye, halka analarından emdiği sütü fitil fitil getirmeye, halka her türlü insanlık dışı işkenceleri reva görmeye kalkışıyorlar/yapıyorlar…
 
Kimin haddi?
 
Kimin haddi ki onu bunu fişlemek, yasa içi veya yasadışı telefon dinlemek, özel hayata müdahale etmek?
 
Kimin haddi ki, yalanla, dolanla, iftirayla, kurguyla psikolojik olarak kendi halkıyla savaşmak?
 
Kimin haddi, adama derhal haddini bildirirler…
 
Peki bunu yapanlar Tapu Kadastro Müdürlüğünden birkaç sorumsuz, birkaç vatan haini değil de, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden olsa ne olur?
 
Aynı tepki orada da kendisini gösterir…
 
Bayındırlıkta olsa da, Tarım Bakanlığı’nda olsa da, Ulaştırmada da olsa fark etmez…
 
Peki ya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüyle eş değer olan Genel Kurmay’da olursa ne olur?
 
Yani ülkeyi dış düşmana karşı korumaktan başka bir görevi olmayan Türk Silahlı Kuvvetlerinde olsa ne olur?
 
Ne olup olmadığını birkaç gündür izlemeye çalışıyor, şaşkınlıkla olmayanların neden olmadığını kavramak için zorlanıyoruz.
 
Birkaç kendini bilmez, daha önce başaramadıkları darbe girişimlerinde bu defa yalan, iftira ve kurgularla halkın gözünden düşürmek için bazı kurumları, bazı oluşumları, bir başka deyişle halkın ta kendisini yıpratmaya çalışıyor.
 
Yani bazı kurumlar da bazı kişiler devleti yıpratma hesabı görüyor.
 
Vatan hainliğiyle eş değer bir şey bu…
 
Rezillik, kalleşlik, tüm halka karşı yapılan düşmanca bir tavır ve iğrenç bir girişim…
 
Ergenekon terör örgütü iddiasıyla yakalanan ve sürekli “ Ergenekon Hastası ” olmakla övünen bazı dangalaklar, Sarıkız ve Ayışığı gibi romantik(!) darbelerini hayata geçiremeyince, bazı kurumlardaki uzantılarını harekete geçirmeye çabaladıkları gözleniyor.
 
Türkiye’yi seven, Cumhuriyete ve demokrasiye inanan, halkın refah ve mutluluğunu isteyen her kurumun, her kuruluşun, her kişinin böylesine iğrenç emelleri olanlara tepki göstermesi gerekir.
 
Hiç kimse devletin kurumlarını yıpratamaz…
 
Bu doğru…
 
Ama hiçbir kurum da devleti yıpratma aşağılığına kapılamaz, kendisine böyle bir görev biçemez.
 
Bu kim olursa olsun böyledir.
 
İnşallah –henüz yalanlanmayan- bu belge, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde bir deli tarafından kaleme alınmış, nasıl olmuşsa altına Deniz Piyade Kıdemli Kurmay Albay Dursun Çiçek’in imzası atılmış ve yine nasıl olmuşsa Ergenekon avukatı Serdar Öztürk’ün bürosuna uçuvermiştir.
 
Yoksa hangi akıllı kişi veya kurum, halkın seçtiği bir iktidarı aşağılık bir şekilde devirme palanı yapar, bunu hayata geçirmek için de halkın vergileriyle alınan malzemeleri kullanmaya çalışır?
 
Hangi akıllı kişi, yurt içinde ve yurt dışında eğitime adanmış bir hayat süren Fettullah Gülen gibi bir cemaate “ komplo kurarak ” silahlı örgüt gibi göstermeye çalışır?
 
Bu aptallıktan öte bir şey, bu vatan hainliğiyle ifade edilecek namussuzca bir girişimdir.
 
Yapıyorsunuz bari inandırıcı bir şeyler yapın.
 
Bugüne kadar ortaya koyduğunuz saçma sapan planları yutan oldu sanıyorsanız aldanıyorsunuz.
 
Ne 27 Nisan’ınızda, ne 12 Mart’ınızda, ne 12 Eylül’ünüzde, ne 28 Şubat’ınızda, ne 27 Nisan’ınızda size inanmadık. Ne öncesindeki Fadime Şahin’lerinize, ne Müslüm Gündüz’lerinize ne de başka bilmem hangi paçavralarınıza inanmadık.
 
Bütün bu tarihlerde aktörlük yapanların vatan haini olduğunu bildiğimiz gibi, bundan sonra da aynı girişimde bulunacakların katıksız vatan haini olacağına yürekten inanıyoruz.
 
Biz devletin kurumlarını yıpratmamaya özen gösteriyoruz/kendimizi mecbur hissediyoruz ama devletin kurumları da birkaç kendini bilmeze haddini bildirip, devleti yıpratmaya çalışmasına engel olunmalı.
 
Kısaca devleti yıpratmaya çalışan, halka komplo kuran, halkı düşman görenlerden hesap sorulmalı. Bu demokrasiye inanan herkesin başlıca görevidir.
 

15 Haziran 2009


231 defa okundu...
» Tüm yazarları göster
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» Adıyaman'da Altın Fiyatları Esti Estirdi
» Sevenleri Hüseyin Aslanı Unutmadı
» Bozkurt Tekelde En Mağdur İl Adıyamandır
» Adıyaman'da Çivi Çakmak Yasak
» Kazaya Davetiye Çıkaran Logar Kapakları Yenilendi
» Güneş Enerjili Sistemlerle Aydınlatma Projesi
» Adıyaman Kent Merkezi Yeşillendiriliyor
» ASU TV İletişim Bilgileri
» Tüm yazarları göster ALINTI YAZILAR  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
adiyaman-haber
Telefon: 0506 491 59 03
Eposta: adiyaman-haber@hotmail.com