Adres Farklı Olsada Köken Aynı
“ Küçük Ak Parti Kuruldu “
Genel seçimlere iki yıla yakın bir zaman olmasına rağmen siyasiler bu günden kolları sıvamaya başladılar.
Geçtiğimiz hafta içerisinde kendilerini merkez sağın “ Yeni Adresi “ olarak lanse eden ve kurt siyasetçi Hüsamettin Cindoruk önderliğinde kurulan Demokrat Parti den sonra aileye küserek uzun bir süre sessizliğini muhafaza eden ama birkaç gün önce “ Türkiye Partisi “ adı altında siyasete Merhaba diyen Abdüllatif Şener önümüzdeki süreçte siyasete renk katacak gibi.
Düzenlediği bir basın toplantısıyla Partisinin ismini açıklayan Şener, “ kadınların ve gençlerin önünü açacaklarını, ekonomiye ağırlık vereceklerini söyledi. ”
Kurucular içerisinde 9 bayanın yer aldığı Türkiye Partisi, partinin kuruluş dilekçesini kurucu üyelerinden Avukat Mehmet Erşahin, Eski Vali Abdülkadir Sarı, Yasemin Öney Cankurtaran ve Sinan Kolcu, İçişleri bakanlığına vererek siyasi hayata “ resmen merhaba “ demiş oldular.
Partinin ambleminin “ mavi-beyaz “ renklerden oluşması isminin aksine bir hayli ilginç olsa gerek. Şener’in ilk açıklamalarından birinci hedeflerinin “ ekonomi “ olduğunu net olarak algılayabiliyoruz.
İlgimi çeken önemli nokta da uzun yıllardır kader birliği ettiği ve düne kadar kendisinin de birçok kademesinde görev yaptığı AK Parti ile alakalı yaklaşımı oldu. '' Hükümet, politikasını dış merkezlerin etkisiyle oluşturuyor. Kendi gündemini ortaya koyamayan, oluşturamayan bir siyasi iktidarın bu ülkenin tek bir vatan evladından oy almaması gerekiyor '' şeklindeki yaklaşımı ileriki günlerde çok yankı bulacak gibi.
Bu gün için pek fark edilmeye bilir ama sanırım genel seçimler yaklaştıkça yeni bir usta-çırak mücadelesi izleyeceğiz gibi. “ Milli Görüş “ kökeninden gelen ülkenin önemli politikacılarının farklı adreslerde yer alması siyasi arenada heyecanlı ve renkli günlerin habercisi gibi.
Daha öncede Erbakan hoca önderliğinde siyasete atılan birçok siyasinin AK Parti şemsiyesi altında buluşması sonrası usta-çırak arasında yaşananları çok net hatırlıyoruz.
Belki çok erken olacak ama Türkiye Partisini incelediğimizde ileriki günlerde neler yapabilir sorusuna bu gün verilecek cevap “ hiçbir şey ”
Neden mi?
Partinin şu an içinde bulunan kadrosuna bakacak olursanız tanınmış isimlere rastlamak pek mümkün değil.
Partinin kurucuları arasında AK Parti'den ayrılan Yozgat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk ile eski DYP ve DP yöneticileri de bulunuyor. Yani henüz misyon ve vitrin olarak hazır görünmüyorlar, önlerinde 2 yıla yakın bir zaman zarfı var bunu nasıl değerlendirirler onu da beklemek lazım.
Şener’in halk nezdinde inandırıcı olabilmesi için Erkan Mumcu’nun hatasına düşmemesi gerekiyor.
Mumcu’da AK Partiden ayrılır ayrılmaz bakanlığı dönemindeki Bakanlar kurulunda yaşananları yani parti içi mahremlerini kamuoyu ile paylaşmış, fakat halk tarafından pekte hoş karşılanmamış ve ilgi görmemişti. Geçmişte yaşananların aksine kendi programlarınızla halkın karşısına çıkabilirseniz çok daha inandırıcı olursunuz.
Şener kişilik olarak çok kaliteli ve birikimli bir insan ama siyasette bireysellik çok geçerli bir metod değil, mutlaka çok iyi bir ekiple yola çıkma zorunluluğu vardır. Aksi takdirde başarıyı yakalamanız çok uzak bir ihtimal.
Bakanlığı döneminde çok iyi işlere imza atan özellikle özelleştirmeden sorumlu devlet bakanı iken tavrı ve tutumu ile ön plana çıkan ülkede hiçbir çalışanın özelleştirme mağduru olmayacağını net olarak açıklayan ve çalışanların yüreğine su serpen ama her ne hikmetse bu yaklaşımlarından dolayı bu görevden uzaklaştırılan Şener bir çok politikacıda az bulunan “ merhamet sahibi “ ve “ sosyal devlet “ anlayışını en iyi uygulamaya çalışan “ ender siyasilerimizden ” biri olsa bile bütün bu iyi olguların bireyler de olması kafi gelmeyebilir.
Ama Şener ülke yönetiminde işlerin iyi gitmediğini öne sürerek ülke yönetimine talip olma adına büyük bir medeni cesaret göstermiştir bize de hayırlı olsun demek düşüyor.