|
BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 09 / 04 / 2008
“ Sıfır Şeker, Maksimum Yalan!... ”
Diyabetli hastalar için geliştirilmiş suni tatlandırıcıların, ilaç tröstleri tarafından yapılan dezenformasyonla günlük gıda maddesi haline getirilmesine tepki gösteren Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa DİNÇ düzenlediği basın toplantısında
” Daha ucuz olduğu için suni tatlandırıcılara yönelen imalatçılar da “ sıfır şeker ” diyerek halk sağlığını ve gelecek nesilleri tehdit etmektedirler ” dedi. Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa DİNÇ konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
“ Son günlerde giderek artan oranlarda yazılı ve görsel basın aracılığı ile yapılan kola vb ürünlerde sıfır şekerden bahsedilmektedir. Günümüz gıda endüstrisi, Asesülfam (E950), Aspartam (E951), Siklamatlar (E952), Izomalt (E953), Sakarin (E954), Sukraloz (E955), Taumatin (E957), Neohesperidin (E959) Aspartam-asesülfam tuzu (E962), Maltitol (E965), Laktitol (E966), Ksilitol (E967) isimli YAPAY TALANDIRICILARI çok yoğun olarak kullanmaktadır.
Hepimizin yakınları arasında bulunan diabet hastalarının çaylarına kattıkları suni tatlandırıcılar çeşitlerine göre şekerden 400 kat daha fazla tatlandırma gücüne sahip kimyasal maddeleridir. İnsan sağlığına önem verilen İngiltere, Rusya gibi birçok ülkelerde suni tatlandırıcıların birçoğunun kullanımı yasaktır.
40 mg/kg dozu aşıldığında genç yaşta Alzheimer’a, hamile kadınlarda düşüklere, beyin anomalilerine, zeka geriliklerine neden olduğunun hatta uzun dönemde ise lösemi, lenf kanseri ve böbrek kanserlerine neden bilseydik tüketir miydik?
En yoğun kullanılan Aspartam tüketiminin beyin tümörleri ve beyin hasarına neden olduğu klinik çalışmalarla açığa konulmuştur. Son yıllarda aspartamın baş dönmesi, baş ağrısı ve adet düzensizliklerine neden olduğu bildirilmektedir.
E951 Aspartame (Equal, NutraSweet) olarak kodlanan bu yapay tatlandırıcı her türlü düşük kalorili gıdalarda kullanılmaktadır. 2005 de yapılan en son araştırmalar küçük dozlarda bile farelerde beyin tümörleri ile birlikte lenf ve kan kanseri meydana getirdiğini ortaya koymuştur.
Aspartama duyarlı insanlar, tüketimden sonra baş ağrısından, baş dönmesinden ve hallusinasyondan ızdırap çekebilirler. Ayrıca göz kapaklarında, dudaklarda, ellerde veya ayaklarda şişmeye veya anjioödeme neden olur. Aspartam’ın içindeki “ fenyl alalin ” isimli amino asitin çocukların zeka gelişimlerini olumsuz etkilediği klinik deneylerle kanıtlanmıştır.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA‘nin Aspartamlı ürünler için yaptigi açiklama ise söyle: “ Dikkatle kontrol edilmiş klinik çalışmalar aspartamın allerjan olmadığını göstermektedir. Ancak, fenyl alalin’i vucutta yok edecek enzimi üretemeyen ve kalıtım yolu ile geçen genetik hastalık Phenylketanuria (PKU)’lu insanlar ve kanında yüksek seviyede fenyl alalin bulunan hamile kadınlar aspartam konusunda probleme sahiptirler.
Çünkü, onlar aspartamın bileşenlerinden biri olan amino asit fenyl alalin’i effektif olarak metabolize edemezler. Vücut sıvılarındaki bu amino asitin yüksek miktarlari, annede ve ceninde beyin tahribine sebep olabilir. Bu sebeple, FDA aspartam ihtiva eden bütün ürünlerin etiketlerinde fenyl alalin ihtiva ettiginin açikça yazilmasinin gerektigini hükme baglamistir ”
Bu açıklamanın sonundan da anlaşılabileceği gibi açık risk taşıyan bu tatlandırıcının kullanıldığı her türlü gıda maddesinin etiketine aynen sigara paketlerinde olduğu gibi uyarıcı açıklamaların yazılması zorunlu tutulmalı ve 18 yaşın altındakilere satışı yasaklanmalıdır. Restoranlarda hamile ve çocuklar özellikle uyarılmalı ve “ bu işyerinde hamile ve çocuklara diyet içecek servisi yapılmamaktadır ” yazılmalıdır.
Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa DİNÇ basın toplantısının sonunda Türk Gıda Kodeksine Gıda Maddeleri Etiket Tebliği’ne göre bir gıda maddesini meydana getiren katkılardan bir veya birkaçının bağımsız oranları %2’in altında ise o maddenin varlığının etikete yazılma zorunluluğunun olmaması hilesinin arkasına sığınılarak, sadece maliyet kaygısıyla eklenen bu tür katkı maddeleri toplum sağlığını dinamitlemektedir.
Bu tür uygulamalar uluslar arası sözleşmeler ile 4077 Sayılı Tüketicinin Korunmasına Hakkında Kanun hükümlerine açıkça aykırıdır ve Tarım Bakanı, Tarım Bakanlığı yetkilileri ve gıda imalatçıları açıkça suç işlemektedirler.
![]() |