Dr. Serpil Salman İle Diyabet
Adıyaman’da güncel olarak yayın yapan yamanhaber.com’un Adıyaman Devlet Hastanesinde Görevli Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıkları Doktoru Dr. Serpil Salman İle Röportajı.
1991 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldum. İç Hastalıkları ihtisasımı 1996 yılında Bezm-i Alem Vakıf Gureba Hastanesinde tamamladım. 1997-2003 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, DETAE Diyabet Araştırmaları ve Uygulamaları Polikliniğinde, 1999-2004 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Diyabet Bilim Dalı’nda İç Hastalıkları Uzmanı statüsünde çalıştım. 2005 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladığım Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Yan Dal uzmanlık eğitimini Aralık 2008’de tamamladım. Devlet hizmet yükümlülüğü nedeni ile Adıyaman Devlet Hastanesi’ne Şubat 2009’da tayin edildim.
Muhabir: Şeker hastalığına yakalanmanın en önemli nedenleri nelerdir?
Dr. Serpil Salman : Tip 2 diyabetin en önemli nedeni şişmanlık ve genetik yatkınlıktır. Diyabet için risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir; Hareketsizlik, birinci derece akrabada diyabet varlığı, 4 kg’dan daha iri bebek doğurmuş olmak, tansiyon ve/veya kan yağlarının yüksek bulunması, 45 yaşından büyük olmak.
Muhabir: Tedavi ….
Dr. Serpil Salman : Diyabet tedavi ile tam olarak yok olabilen bir hastalık değildir. Yapılan tedaviler hastalığı kontrol altına alır, ancak tedavi kesildiğinde hasta kısa süre içinde eski durumuna döner.
Muhabir: İnsülin bağımlılık…
Dr. Serpil Salman : Bir hastaya insülin tedavisi başlandı ise genellikle yaşantısı boyunca bu tedaviyi kullanmak zorundadır. Bu durum birçok kişi tarafından insülinin bağımlılık yaptığı şeklinde algılanır. Fakat bu düşünce doğru değildir. Çünkü bir hastada insülin tedavisine ihtiyaç varsa, vücudunda insülin yetersizliği var demektir. Bu eksiklik kendiliğinden düzelmez. Yapılan tedavi eksik olan hormonu yerine koyma tedavisidir. Bu durum gözlük ihtiyacı olan bir hastanın sürekli olarak gözlük kullanmasının gerekliliğine benzetilebilir.
Muhabir: İnsülin miktarı…
Dr. Serpil Salman : Kişinin vücut yapısı, yediği yiyecekler, yaşı, bazal metabolizma olarak adlandırdığımız vücudun hareketsiz halde iken tükettiği enerji, yaptığı egzersiz, kan şekerini yükseltici ek bir hastalığının ya da ilaç kullanımının olması gibi birçok faktör kan şekeri ve insülin ihtiyacını etkiler. İnsülin ihtiyacı sadece kişiden kişiye değişmez, aynı kişide farklı zamanlarda insülin gereksinimi daha az veya fazla olabilir.
Muhabir: Egzersiz
Dr. Serpil Salman : Evet. Egzersiz hem kilo kontrolü sağlayarak hem de vücuttaki insülinin dokular tarafından kullanımını kolaylaştırarak diyabet üzerine olumlu etki yapar. Ayrıca egzersiz sayesinde kişi kendini daha iyi hisseder.
Muhabir: Ne sıklıkta…
Dr. Serpil Salman : Kan şekeri ölçüm sıklığına bireysel ihtiyaçlara göre karar verilmelidir. Örneğin; Hasta insülin kullanıyorsa veya kan şekeri oynak seyrediyorsa daha sık ölçüm gerekir. Genel olarak Tip 1 diyabetlilerin haftada 3-4 gün, günde 7-8 kez (her öğünden önce ve öğünün 2. saatinde, gece saat 23’te ve gerekirse gece saat 02-04 arası), Tip 2 diyabetlilerin ise daha az sıklıkta, kişinin ihtiyacına göre ölçüm yapması önerilir.
Muhabir: Nasıl ayırt edilir?
Dr. Serpil Salman : Hastalar kan şekeri değişimlerini hissedebilirler ama sadece bu hislere dayanarak hareket etmek çoğu zaman yanıltıcı olur. Kan şekeri değişimlerini fark etmenin en emin yolu ölçüm yapmaktır.
Muhabir: Ne yapmak ..?
Dr. Serpil Salman : Kan şekeri çok düştüğü zaman hastada acıkma, terleme, baygınlık hissi, gibi yakınmalar olur. Hasta bu durumda mümkünse şekerini ölçmeli ve hemen şekerli su, meyve suyu, kesme şeker gibi bir gıda almalıdır. Çikolata gibi yağ içeren tatlılar şeker düşüklüğünün tedavisinde tercih edilmemelidir. Şeker düşüklüğüne tıpta hipoglisemi denir. Hipoglisemi acil bir durumdur. Beklenmeden, hızlı bir şekilde tedavi edilmelidir.
Kan şekeri yükseldiğinde ise hasta bol sıvı almalı, şeker 300 mg/dl’yi geçiyor ve bu yükseklik sebat ediyor ise idrarda aseton bakılarak şeker koması olup olmadığı tespit edilmelidir.
Muhabir: Hangi organlar?...
Dr. Serpil Salman : Diyabet başta kalp, bacak damarları, göz, böbrek ve sinir dokusu olmak üzere hemen hemen tüm organlara zarar verebilir. Bunun sonucu olarak kalp krizi, ayakta yaralar, görme kaybı hatta körlük, böbrek yetersizliği, ayaklarda uyuşma-his kaybı-karıncalanma gelişebilir. Ayrıca diyabet erkeklerde cinsel güç kaybına neden olabilir.
Muhabir: Günde kaç kalori?
Dr. Serpil Salman : Her bireyin günlük kalori ihtiyacı farklıdır. Cinsiyet (kadın veya erkek olmak), yaş, günlük aktiviteler, kişinin bazal metabolizması (istirahat halinde iken vücudun harcadığı enerji), eşlik eden hastalıklar gibi birçok faktör günlük ihtiyacı etkiler. Bu nedenle, hastanın diyet uzmanı ile görüşmesi ideal olan beslenme tedavisi yaklaşımıdır. Hasta bu uzman tarafından takip edilerek beslenmesi programlanmalıdır. Ancak sadece ülkemizde değil, hemen hemen tüm dünyada diyetisyen sayısı ihtiyacın altında olduğu için bu konuda hastalara yeterli hizmet verilememektedir.
Muhabir: Yağ miktarı
Dr. Serpil Salman : Günlük besin tüketiminin ortalama %15’i yağdan karşılanmalıdır. Haftada 1-2 kez yağsız beyaz et, az miktarda yağla pişirilmiş sebze yemeği, salata gibi yiyeceklerle bu miktar zaten alınmaktadır. Bu nedenle kızartma, yağlı kırmızı et gibi yüksek yağ içerikli gıdalardan uzak durulmalıdır.
Muhabir: En yararlı 5 sebze?
Dr. Serpil Salman : Genel olarak tüm sebzelerin faydalıdır ve hepsinin dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekir. Bazı sebzelerin bazı hastalıklara iyi geldiği bilinir ya da iddia edilir. Ancak, hiçbir besin aşırı tüketilmemelidir. Çünkü bir besin fazla tüketilirse vücuda yararlı bir başka gıda alınamaz ve eksik kalır.
Muhabir: 8 bardak su
Dr. Serpil Salman : Kan şekerinin yüksek seyrettiği dönemlerde vücutta sıvı kaybı olur. Bu kaybın yerine konulması bakımından bol su tüketilmesi önemlidir. Ayrıca böbreklerin işlevini iyi bir şekilde yerine getirmesi için yeterli su tüketilmelidir. Su kabızlığı önlenmesi bakımından da gereklidir. Sıvı olarak su içilmeli, kola, meyve suyu, çay gibi içecekler tercih edilmemelidir.
Muhabir: Açlıktan kazındığında….
Dr. Serpil Salman : Kalorisi çok düşük olan salatalık, domates, yeşilbiber, marul gibi sebzeleri atıştırmalıkların yerine tercih edin. Ayrıca daha sık ama daha az miktarlarda yemek yiyin. Acıkmalarınızın azaldığını göreceksiniz.
Muhabir: Şeker şimanlatır?
Dr. Serpil Salman : Fazla miktarda tüketildiğinde kalori içeriği yüksek olan her türlü gıda kilo artışına neden olur.
Muhabir: Hiçbir şey yemeyerek…
Dr. Serpil Salman : Hiçbir şey yemeden kilo vermek doğru bir beslenme şekli değildir. Bu şekilde kilo vermeye çalışıldığında yağ yerine vücuttaki su ve kas dokusundan kayıp verilir. Bu da kişinin sağlığını riske atar.
Muhabir: Atıştırmak..
Dr. Serpil Salman : Gece yatmadan önce ağır yemekler yenilmemelidir. Diyabetli hastalar, özellikle insülin kullanıyorlarsa gece öğünü yemelidirler. Bu öğünde yağsız süt-yoğurt gibi protein içeriği olan bir gıda bulunmalı, yanına ekmek ya da meyve gibi karbonhidrat içerikli bir yiyecek eklenmelidir.
Muhabir: Bu güzel bilgiler için size teşekkür ediyoruz.
Dr. Serpil Salman :Yamahaber ekibine de bundan sonraki yayın hayatında başarılar diliyorum.
Kaynak: yamanhaber.com