|
Ceviz Kurdu ve Ekonomi
Geçen gün İnternet Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mahmut Dicle’yle “ ekonomi ” ağırlıklı olmak üzere bir süre sohbet ettik. Doğrusunu söylemek gerekirse ülke ve dünya ekonomisi konusunda çok da bilgimin olduğunu söyleyemem. Ne borsadan anlarım, ne borsanın kırılgan olduğu dış etkenlerden. Birisi nezle olduğunda borsanın düşmesini, şifa bulduğunda yükselmesini bir türlü kavrayamam. Hele hele, “ halka açılıyoruz ” diyerek hisse senedi satan şirketlerin gerçek ve yalan sermayesini de anlayamam. Bu büyümenin sanal mı, gerçek mi olduğunu çözemediğimdendir elbet. Bir kentin ekonomisinin nasıl daha iyi duruma getirileceği konusunda uçuk fikirlere sahibim ama hayali büyümelerin ve gerçek küçülmelerin neden kaynaklandığını, ekonominin neden bu kadar hassas dengeler üzerine kurulduğunu çözemem.
***
Hazır alanında başarılı bir isimle sohbet etme şansı yakalayınca küresel krizden, ülkedeki ve nihayetinde ilimizdeki krizi konuşma şansı yakaladık. Konu mu yok? Kriz bizi ne kadar çok etkiledi, kaç fabrika kapandı;
Her gün işsizler ordusuna katılanlar mı var, yoksa yeni işçi alımları mı? Ne yani dünya krizle çalkalanırken Adıyaman’ı teğet mi geçiyor? Bütün bunları sorduk ve çoğuna yabancı olduğumuz ilginç cevaplar aldık. En ilgimi çekense şirketlerin sanal büyümesi ve gerçek küçülmesiydi ki, Mahmut bey bunu bir örnekle açıkladı. *** Ceviz kurdu, ipince, yani iğne gibiyken taze cevizin içine girmek için uğraş verirmiş. Sonunda ceviz kabuğunu delerek cevizin içerisine girer ve içindeki yemişi yermiş. Bir süre sonra ceviz kurdu büyümeye, gelişmeye ve beden olarak aşırı bir kiloya kavuşurmuş. Ceviz kabuğunun içerisinde yenebilecek ceviz kalmayınca “dışarıya çıkayım bari” diye düşünerek çıkma için atağa başlarmış ama ne mümkün… Ceviz kurdu, yaş ceviz kabuğunu delerek, iğne deliği gibi bir yerden girmiştir. Ne aynı deliğe bir daha girebilir, ne de çıkabilir. Çaresiz cevizin içerisinde “ besleneceğ i” bir şey de olmadan kalakalır, yavaş yavaş erimeye başlar… Bir süre sonra tıpkı incecik delikten girdiği duruma gelir… Ve o zaman kozdan kurtularak aynı delikten çıkar… *** İşadamı Mahmut Dicle, “ halka açılan ” ve müdahalelerle büyüyen şirketleri işte tıpkı cevizin içerisindeki kurdun “ sanal büyümesine ” benzetiyor. Böylece ceviz kurduyla ekonominin nasıl bir ilintisi olduğunu da öğrenmiş oldum. Bu şirketler aslında yerinde duruyor, hiçbir yatırımı yok, büyümesi yok. Sadece borsanın değer kazanmasıyla 5 liralık hissesi 30 liraya yükseldiğinden, 25 lirası sanal bir büyümeden ibarettir. İşte bu kriz bu sanal büyümeyi gerçeğe döndürüyor… Yani aslımıza dönüyoruz, olması gerekene… Bir şekilde Aydın Doğan, “ sanal büyüme ” öncesi neyse o duruma gelecek. Bu defa tehditleri de büyüklüğü kadar olacak… *** Peki kriz Adıyaman’ı ne kadar etkilemişti? Mahmut Bey, krizin “ finansal kriz ” olduğunda ısrar ettiğinden, daha çok bankaları etkilediğini, doğal olarak da diğer işkollarına tesirinin olacağını söylüyor. Bu açıdan Adıyaman’ın korkulacak kadar etkilenmediğini/etkilenmeyeceğini anlatıyor. Organize Sanayi Bölgesinde yatırım yapan ilk işadamlarından olan sayın Dicle, kapanan fabrikalarla ilgili ne düşünüyordu merak ediyorum. Çok net bir cevap verdi; “ Bu konuda sayın valimiz bir açıklama yaptı. Mutlaka açıklama resmi belgelere göredir. ” Bu demek oluyor ki sadece 2 fabrika kapanmış veya el değiştirmiş… Peki işsizlik? Buna da farklı bir cevap verdi; çok yakın zamanda 70 yeni işçi almışlar… (Sanko’nun enerjiye ağırlık vermesi nedeniyle Adıyaman’daki yatırımları küçültmesinden kaynaklanan işçi çıkarmaların olduğunu hatırlatıyoruz, onaylıyor.) Doğrusunu söyleyeyim, Mahmut beyle ekonomi konuşmak insanı rahatlatıyor. Sürekli kriz lafı edilmesi, gerçekten insanları bu defa psikolojik krize sokuyor. Elbette ekonomik durum iyi değil, çok da bolluk ve refah olduğu söylenemez ama küresel krizin bizi etkileyecek çok yönü olmadığını söylüyor. Yeter ki zamanında önlem alınsın, yeter ki akıllı bir yol izlensin… |



