|
Kadının Kolu Var, Erkeğin Yok!
Bugünlerde kadınlarımıza şiddeti reva görenlerin psikolojik sorunlarını tartışıyoruz. Kadına değer vermeyen, onu önemsemeyen ama hep onunla ayakta durabilen bir toplumun geldiği noktayı konuşuyoruz. Dönüp bakıyoruz kınayanlara; siyasi partiler, sivil toplum örgütleri… Ancak yine dikkatlice dönüp baktığımızda bu tür kuruluşlarda “ Erkekler Kolu ” olmamasına rağmen “ Kadınlar Kolu ” diye bir birim veya teşekkül oluşturulmuş. Siyasi Partilerde, sivil toplum örgütlerinde veya çeşitli kuruluşlarda merkeze erkek alınarak teşkil edildiğinin en açık göstergesi bu bence. Neden kadınlar kolu var da erkekler kolu yok veya neden kadınlar koluna ihtiyaç duyuluyor? Bir gelenektir sürüp gidiyor. Siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde illa da “ kadın kolu ” kurma “ mecburiyeti ” varmış gibi oluşum içindeler. Zaten kurulmuş olana ve işleyişlere baktığınızda da “ mecburiyetten ” kurulduğunu hemen anlarsınız. Tabi bunun yanında bir de Gençlik Kolları var… Şimdi bütün bunlara ne gerek var? Siyasi partilerde “ Gençlik Kolları ” gibi bir teşkilatlanmanın olmasını doğal karşılamak gerekiyor. Hali üzere “ siyaset yapmaya ehil ” büyüklerin “ koltuğu bırakmaya ” niyeti olduğunda yerine yetişen genç nesil lazım. Eğer kimse çelme takmazsa, koltuğa gömülenler de “ yoruldum biraz kalkayım ” derse gençlerin yolu açılır. Sonuçta “ çekirdekten yetişme ” deniyorsa Gençlik Kollarının olmasından daha doğal bir şey olamaz. Peki Kadın Kolları niye var? Bu bir ayrımcılık değil mi? Kadın kolları var da, erkek kolları niye yok? Yoksa siyaset erkeklere ait de kadınlar da ucundan kıyısından bakmak için mi bir oluşum yapıyorlar? Cidden bütün bunları anlayabilmiş değilim. Ve bunu -bırakın tepki göstermeyi- kabullenmeleri anlaşılır gibi değildir. Kadınlar siyaset yapacaksa –ki yapmalı- beğendiği siyasi partiye gider üye olur, seçime girer, seçilir, seçer.. yani bir partilinin yapması gerekeni yapar. Genel ve yerel seçimlerde oy kullanırken kadının oyu yarım değil ki, siyasi partide farklı bir teşkilatlanması olsun? Hemen “ kadını çok özel yere koyuyoruz ” diye klasik ve hiç inandırıcı olmayan cevap verebilirler ama bu cevap tutarsız ve ikna edici olmaz. Bunun tek cevabı erkekler, siyaseti tekeline almışlardan başkası değildir. Bütün siyasi partilerde kadın kolları var… Bütün siyasi partilerde “ Yönetim Kurulu ” da var. Ancak kadınların yönetime girmesi çok nadir ve “ haberlik ” bir olaydır… Seçim zamanı olur “ kadın aday adayı ” veya “ adayı ” çıksa “ kazanamayacağı ” yerden konulur. Belediye meclisine onlarca aday gösterilir ama bir tek kadın adayı “ lütfen ” koyarlar, o da zor ya… İl Genel meclisinde de durum farklı değildir. Sivil Toplum Örgütlerinde de aynı “ gizli yasak ” devam eder… Kadınlar hayatın her alanında olması isteniyor, oluyor da… Tahsiliyle, bilgisiyle, birikimiyle erkeklerle yarış halinde olanlar var… Ülkede siyasette söz sahibi olan, önemli makamlara gelen kadınlarımız var… Ama buna rağmen özellikle siyasette kadınları “ özel yere koyma ” bahanesiyle “ dışlama ” var, “ sesini kesme ” var. Siyasi Partilerimizin Kadın Kolları Başkanları veya üyeleri bu yazıma ne der bilmem ama ben onların siyasette etkin olmak için değil, “ bakın bizde de kadın kolları var ” diyebilmek için böyle bir teşkilatlanma yaptıklarına inanıyorum. Eğer değilse, feshederler Kadın Kollarını, buradaki kadınlarımızı, kızlarımızı partinin çeşitli kademelerinde, tıpkı erkekler gibi görev almalarının önünü açarlar. *** Ayrımcılık kanımıza işlemiş… Kadınlar da tıpkı erkekler gibi her türlü hakka sahipse, eğer onlarda bu ülkenin vatandaşıysa siyasetteki rolleri de erkeklerle aynı seviyede olmalıdır. “ Kadın Kolları ” şeklindeki oluşumlar kadınları ötelemenin farklı bir yoludur. Elbette İl Başkanı kadın olan partiler de var, yönetimde “ hasbelkader ” yer alan kadınlar da… Ancak bunlar istisnadır ve istisnalar da kaideyi bozmaz. İstisnanın ötesinde iyi incelediğiniz de, kocası görevi gereği partiye giremediğinden kadını teşvik ettiği ve aslında alınan kararlarda da çoğunlukla erkeğin sözünün geçtiğini görebilirsiniz. Yani “ koltuk bizim olsun da, sen otur hanım! ” demekten başka bir şey değildir. |



