|
Bozulan Ezber Kiminmiş?
Doğu ve Güneydoğu’da yaşamak cidden zor. Çektiğin sıkıntıların yanında bir de potansiyel suçlu görülme riskiyle karşı karşıyasın. Yoksulluğu çekersin, terör belasından en çok sen etkilenirsin. Eğitimde, sağlıkta, yatırımlarda hep en kötüsüne razı olursun. Yolun olmaz, suyun gelmez, köprüden geçemez, trene binemez, uçak göremez, vapurla seyahat edemezsin… Sadece bunlar mı ki, herkes izledikten belki de yıllar sonra “ vizyondaki filmleri ” izlersin, izleyebilirsen… Tiyatro görmez, bale bilmez, birçok sanat etkinliğini sadece beyaz camda görürsün ama suçlu sen misin gibi de yaftalanırsın… Ayrımcılığı sen yapmadığın halde “ ayrımcıymışsın ” muamelesi görürsün. Kürt olsan suçlusun, Türk olsan suçlusun. Her türlü etnik milliyetçiliğe karşı olsa da suçlusun, “ azıcık milliyetçilik yapayım ” diye düşünsen de… Bir partiyi beğensen de suçlusun, beğenmezsen de… Hâsılı Doğu ve Güneydoğu’da yaşamak çok zor… Kendini anlatamazsın, “ hayır ben sizin bildiğiniz gibi değilim ” diye haykırsan sesini duyan olmaz. Koca medya sadece “ olay olduğunda ” bölgeyi görür, işler kesat gittiğinde aklına gelir. “ Benim de duygularım var, benim de hislerim, zevklerim, neşem, üzüntüm, tasam, kaygım.. ” desen kim duyacak ki? “ Sen ne kadar bu ülkeyi seviyorsan ben de en az o kadar seviyorum ” desen senin sevgin dikkate bile alınmaz. Terörden biz yaka silkeler, en çok biz etkileniriz. Bizim çocuklarımız şahadet şerbetini içer, yine bizim çocuklarımız suçlanır… Bizim analarımız ağlar, bacılarımız dul kalır, (muhtemelen) başörtülü olduklarından potansiyel suçlu da onlardır. Gazetelerde köşe kapıp beş kuruş etmez yazıları için milyonlar alan yazarlara karşın biz üç kuruşa sesimizi tüm dünyaya duyurmaya çalışırız, sevilmeyiz… Bize bir dokunun bin ah işitin… Ama Genar sesimizi duydu/duyurdu sonunda… İHH İnsani Yardım Vakfı’nın GENAR Araştırma şirketine yaptırdığı Güneydoğu sorunuyla ilgili ankette ezber bozan sonuçlar ortaya çıkmış. Bu ezber bozma bize göre değil, batıda yaşayanlara göre. Bozulan ezber onların ezberi… 24 ilde 3 bin 782 kişi üzerinde yapılan ankete göre; Doğu ve Güneydoğu’da en sevilen lider yüzde 20,1’lik oranla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmuş, garipsenecek bir durum söz konusu değil. Ülke neyse burası da odur… Terör örgütü PKK’nın elebaşısı Abdullah Öcalan’ın ise ancak yüzde 0,4 seveni varmış. Bu oran “ en az sevilen ” isimler arasında yer aldığını da gösteriyormuş… Araştırmaya katılanların yüzde 55’i bölgenin en önemli sorunu olarak işsizliği gösterirken, “ Kürt kimliğinin yok sayılmasını ” en önemli sorun olarak nitelendirenlerin oranı ise sadece yüzde 2,4’te kalmış… Bilinenin aksine halk arasında etnik ırkçılık yok, anket de zaten bunun ispatı. Ankete katılanların yüzde 22,2’si bölgede Kürtçe kursu açılmasını isterken, meslek eğitim kursuna öncelik verilmesini isteyenlerin oranı ise yüzde 75,8’i bulmuş. Bu da gösteriyor ki, bölge halkı işsizliğe çözüm olarak Kürtçe kursunu değil, mesleki kursu görüyor ama halen bunu görmeyenler var. Peki diğer sevilenler-sevilmeyenler kimlermiş? Araştırmaya katılanların yüzde 20,1’i en sevdikleri siyasetçi olarak Başbakan’ı gösteriyor. Katılımcıların yüzde 9,9’u ise Cumhurbaşkanı Gül’ü sevdiğini dile getiriyor. Yüzde 4,1’i Turgut Özal’ı, yüzde 2,7’si Ahmet Türk’ü, yüzde 1,8’i Atatürk’ü, yüzde 1,6’sı Osman Baydemir’i, yüzde 1,5’i Bülent Arınç’ı, yüzde 1’i Deniz Baykal’ı sevdiğini açıklamış. Burada Deniz Baykal’ın sevilme oranı dikkate değer… Diğer siyasi araştırma sonuçlarını bir kenara bırakalım, diğer araştırma sonuçlarına bakalım… Cep telefonuna sahip olma anlamında batıdakilerden daha şanslı olduğumuz görülmüş. Bizde her iki haneden birinde en az bir cep telefonu bulunurken batıda bu rakam yüzde 39,3 olarak gerçekleşiyormuş. (Adıyaman’da çok daha fazladır ya) Diğer illere göç edenlerin göç gerekçelerinin başında yüzde 32,4 ile ekonomik kaygılar gelirken bunu yüzde 25,9 ile iş imkânları takip ediyormuş. Güvenlik gerekçesiyle yurdunu terk ettiğini söyleyenlerin oranı ise sadece yüzde 7,1. Ve işte bizde ırkçılığın olmadığının delili; “ Farklı etnik kökenden biriyle evlenir misiniz? ” şeklindeki soruya olumlu cevap verenlerin oranı tam yüzde 85,8. Siyaset Sosyoloğu Tevfik Göksu konuyla ilgili “ Bölgede ciddi bir temsil sorunu var. Katılımcıların neredeyse yüzde 50’si kendilerini kimsenin temsil etmediğini düşünüyor. Siyasi partiler de direkt halkla temasa geçmek yerine ağalar üzerinden siyaset yapıyorlar. ” diye konuşmuş. Bu Adıyaman’da yok ama bazı illerde var. Şükür biz ağaların pabucunu dama atalı çok uzun yıllar oldu, darısı diğer illere… Bölgemize bir de bu anket sonucuyla baksanız gerçekten hem ezberiniz bozulur, hem gerçekleri o zaman görmeye başlarsınız. Belki bölgenin kalkınmasına yönelik yeni açılımlar da sağlıklı bir şekilde yapılır. Ahh! Doğru siyasetçi seçmeyi de bir öğrenebilsek; kendi özgür irademizle, kimsenin baskısı altında kalmadan, ağaların buyruğuna mahkûm olmadan, terör örgütlerinin dayatmasına aldırmadan... Bakın o zaman çok şeyler değişecek… |



