SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle

Tüm Adıyaman Haberleri

Tüm Güncel Haberleri

Tüm Gündem Haberleri

Tüm Röportajlar

Tüm Eğitim Haberleri

Adıyaman Spor Haberleri

Adıyaman Belediyesi

Adıyaman Haberleri

Tüm Besni Haberleri

Tüm Çelikhan Haberleri

Tüm Gerger Haberleri

Tüm Gölbaşı Haberleri

Tüm Kahta Haberleri

Tüm Sağlık Haberleri

Tüm Siyaset Haberleri

Tüm Ekonomi Haberleri

Kültür-Sanat Haberleri

Üniversite Haberleri

Tüm Spor Haberleri

Tüm Duyurular

Tüm Yaşam Haberleri

Tüm Teknoloji Haberleri

Tüm Dünya Haberleri

Tüm Samsat Haberleri

Tüm Sincik Haberleri

Tüm Tut Haberleri

Yazı Karakteri Boyutu:
   
Terbiyesizler Demeyeceğim
14 Eylül 2008 Pazar 05:48
Orucu güneşin doğuşu ve batışı arasındaki
Terbiyesizler Demeyeceğim
 

Allah, orucu aç, susuz, sıkıntı yaşayalım diye farz kılmamıştır elbette. Her ibadette olduğu gibi oruçta da ciddi manada sosyal hayatı düzenleyici faktörler mevcuttur.

            Orucu güneşin doğuşu ve batışı arasındaki zaman diliminde bir şey yiyip içmeden ve cinsellikten uzak kalmakla birlikte eline, beline ve diline sahip çıkmak olarak özetleyebiliriz.

            Her ibadette bir ahlaki boyut aramak gerek. İşte bu ahlaki boyut toplum hayatını düzenleyen sosyal yaşantının erklerini oluşturur.

            Nedir o halde oruçta aramamız gereken ahlak?

Öncelikle nefsi terbiye etmek, Paylaşma duygularını pekiştirmek, Veren el olabilmek, Aç olabilecek, açıkta olabilecek başkalarının durumlarını düşünmek, Haramdan uzak kalmak, Şeytanı mağlup etmek, Cömertlik ve fakirleri gözetmekte yarış halinde olmak, Bir yılın finansal muhasebesini yaparak fakirlerin hakkını vermek… Bunları istediğimiz kadar çoğaltabilir.

            İşte bütün bunlar içtimai hayatı düzenleyen, belki de yasalarla, polis gücüyle yapılamayacak, insanın içinden gelerek yaptığı çok güzel hasletler.

            İşte bu güzel davranışlar yaşanırken bunu içine sindiremeyen, güzelliği provoke eden insanlarda yok değil.

            Ülkemiz, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Her kes inancında serbesttir. Oruç tutarsın ya da tutmazsın, namaz kılarsın ya da kılmazsın, Alevi, Suni ya da başka mezhebi benimsersin, Hıristiyan, Yahudi ya da Müslüman olursun buna kimse karışamaz.

            Ancak, madem bu ülkede kardeşçe, barış içinde, sükûnetle yaşamak istiyoruz. Bir birimize, inançlarımıza, değerlerimize saygılı olma durumundayız.

            Geçen gün Adıyaman’da geziniyordum. Karşıdan 50 yaşlarında bir bay ve bayan, beraberinde tahminen 12 yaşlarında ve 18 yaşlarında iki genç kız yürüyorlar. Her birinin elinde bir su şişesi kafalarına (fiziki olarak kafa demek istiyorum) dikerek içip içip yürüyorlar.

            Peki, bu vatandaşlarımızın yapmak istediği neydi. Açık lokanta var, açık pastane var geçip sularını içemezler mi? Halkın çoğunluğunun oruçlu olduklarının bilincindedirler her halde.

            Yapmak istedikleri şey acaba birilerini tahrik etmek mi? Çatışma ortamından mı bunlar haz duyar acaba?

            Ben yinede bu insanlara “ terbiyesizler ” demeyeceğim çünkü oruçluyum. Ne yaparsanız yapın sizin inançlarınıza, yaşam tarzlarınıza saygı göstermede inat edeceğim.

            Müslüman nezaketi ve İslam estetiği çerçevesinde zadece uyarmak isterim.

Gelin canlar bir olalım.

Bu güzel vatanımızda kardeşçe, bir birimize saygı duyarak, demokratça yaşantımıza devam edelim.

            Dilerim Ramazan ayı içerisinde yapılan güzel davranışlar bittikten sonra da devam eder. Böylece hırsızlığa, kapkaça, içki tüketimi ve kazalara doğal bir önlem gelmiş olur.

            Nice Ramazanlara, bayramlara huzur içerisinde kavuşmak, Ramazanın bereketinden, güzelliklerinden feyizlenebilmek dileğiyle…
 
Bu haber toplam 154 defa okunmuştur
YORUMLAR (1) adet
    emrah bakır
    terbiyesiz demeyelim zaten
    Ramazan ayı biz müslümanlar için gerçekten de sosyal ve kültürel anlamda bütünleştirici bir ay.Gel gör ki yaşadığımız ülkedeki herkes aynı inanca sahip değil.Müslüman olarak kendi inancımızın gereklerine uyarken diğer insanların inancına da saygılı olmak zorundayız. Zaten yazınızda da buna değinmişsiniz.Fakat bunu derken diğer insanların yaptığı davranışaları da nerdeyse terbiyesiz olarak değerlendiriyorsunuz. Bence biz oruç tutuyoruz diye diğer insanların özgürlüklerini de kısıtlamamalıyız.Çünkü biz oruç tutarken kendi irademize güvenerek tutuyoruz. Oruç tutmayan insanların nerde yiyip içtiklerine karışırsak nerde kaldı bizim anlayışlı davranmamız.
    22 Eylül 2008 Pazartesi 23:32

Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.5970
€ Euro
2.0140
IMKB
24.331
Altın
39.80
    Linkler
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Adıyaman Haber
Dikkat Hırsız Var
Adıyaman Haber
adıyaman haber
adıyaman haber
adıyamanhaber
adıyaman
İtfaiye Ekipleri Tatbikatta
Besni Haber
besni haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Adıyaman Haber
adiyaman
Naif KARABATAK
Gazete Adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman haber
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Web Stats
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008