SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle

Tüm Adıyaman Haberleri

Tüm Güncel Haberleri

Tüm Gündem Haberleri

Tüm Röportajlar

Tüm Eğitim Haberleri

Adıyaman Spor Haberleri

Adıyaman Belediyesi

Adıyaman Haberleri

Tüm Besni Haberleri

Tüm Çelikhan Haberleri

Tüm Gerger Haberleri

Tüm Gölbaşı Haberleri

Tüm Kahta Haberleri

Tüm Sağlık Haberleri

Tüm Siyaset Haberleri

Tüm Ekonomi Haberleri

Kültür-Sanat Haberleri

Üniversite Haberleri

Tüm Spor Haberleri

Tüm Duyurular

Tüm Yaşam Haberleri

Tüm Teknoloji Haberleri

Tüm Dünya Haberleri

Tüm Samsat Haberleri

Tüm Sincik Haberleri

Tüm Tut Haberleri

Yazı Karakteri Boyutu:
   
Tem-Sen Basın Açıklaması
12 Eylül 2008 Cuma 21:07
20082009 Eğitim Öğretim Yılı Başlaması Dolayısıyla Adıyaman Tem-Sen İl Temsilciliğinin Basın Açıklaması

2008–2009 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BAŞLAMASI DOLAYISIYLA

ADIYAMAN TEM-SEN İL TEMSİLCİLİĞİNİN BASIN AÇIKLAMASI

 

         Türkiye genelinde 2008–2009 Eğitim öğretim yılı okul öncesi ve birinci sınıflar için yine okulların açılış tarihinden bir hafta öncesinden başladı. TEM-SEN’in;  Milli Eğitim Bakanlığına 17 Ağustos 2005 tarihinde sunduğu “okula hazırlık eğitimi” projesiyle, bir hafta erken okula başlamaları, minik yavrularımızın okula adaptasyonlarında önemli bir aşama olarak uygulamaya konulmuştur. Eğitim öğretim sürecini geliştirmeye yönelik olarak her dönemde birçok proje üreten TEM-SEN, bu projeleri uygulanmak üzere ilgili birimlere göndermektedir. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki, eğitime yapılan her hizmet ülke geleceği açısından önemlidir, değerlidir. Adıyaman’da görev yapan İlköğretim Müfettişleri olarak 2008–2009 Eğitim öğretim yılının başarıyla geçmesini diliyoruz.

            Adıyaman Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta olan; İlköğretim Müfettişleri Başkanlığında:

1 İlköğretim Müfettişleri Başkanı,
            1 İlköğretim Müfettişleri Başkan Yardımcısı,
            17 İlköğretim Müfettişi ve       
            12 İlköğretim Müfettiş Yardımcısı,

İlimizde; Milli Eğitim Bakanlığının normuna göre, bulunması gereken 40 müfettiş yerine,  31 müfettiş görev yapmaktadır.

Ayrıca; Başkanlık bünyesinde oluşturulan Teftiş-Soruşturma Şubesinde, 1 Şef, 4 Memur görev           yapmaktadır.

İlköğretim Müfettişlerimiz İlimizde , hizmet verimliliği ile okul ve kurumların yönetici ve öğretmen sayıları göz önünde bulundurularak, Valilik onayı ile ayrılan 4 teftiş bölgesinde görevlerini sürdürmektedirler.

 

İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞLERİ OLARAK GÖREVLERİMİZ

 

A-) REHBERLİK VE İŞ BAŞINDA YETİŞTİRME

 

B-) TEFTİŞ VE DEĞERLENDİRME

 

C-) İNCELEME VE SORUŞTURMA

 

D-) ARAŞTIRMA

 

2008–2009 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İTİBARİYLE,

İLİMİZDE GÖREV ALANIMIZA GİREN KURUMLAR:

 

İLKÖĞRETİM OKULLARI

620 si köylerde 108 i İl ve İlçelerde olmak üzere Toplam 728 adet ilköğretim Okulu

 

OKUL ÖNCESİ

7 Bağımsız Ana Okulu

269 Ana Sınıfı

 

HALK EĞİTİM MERKEZLERİ

 

 9 (İl ve İlçe Merkezlerinde) 

 

ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI

 

83 Adet İl Geneli

 

Adıyaman İlimizde, ülke genelindeki gelişmelerle birlikte okulöncesi eğitim kurumlarında ve sınıflarında hızlı artışlar olmuştur. Bu gün ilimiz genelinde faaliyette bulunan 7 Anaokulunda 44 sınıf ve ilköğretim okulları ile kız meslek liselerinin bünyesindeki 277 sınıfla birlikte toplam 321 sınıfta öğretim yapılmakta ve bu sınıflarda toplam 6768 öğrenci eğitim görmektedir.

            2008–2009 Eğitim-Öğretim yılının başlangıcı itibariyle bu kurumlarda toplam 188 kadrolu ve - ücretli öğretmen hizmet vermektedir.

İlköğretim Müfettişleri olarak, Adıyaman genelinde; okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma kapsamında yapılan çalışmalara gerek alan taraması, gerekse uygun yer bulunması konusunda inceleme ve araştırma çalışmalarıyla destek verilmektedir.

            İLKÖĞRETİM; 6–13 yaş grubu çağ nüfusunun 109200 olduğu, okula kayıtlı öğrenci sayısının 106390 ve okullaşma oranının % 97,43 olduğu dikkate alındığında ilimizde 2890 öğrencinin okula kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.

            İlköğretim Müfettişleri; rehberlik ve denetim(teftiş) çalışmalarında; okulda bulunması gereken ancak, çeşitli sebeplerle devam etmeyen bu öğrencilerin İlköğretime devam etmeleri yönünde çalışmaları her dönemde önemle takip etmektedir.

İl genelinde okulu olmayan yerleşim birimi bulunmamaktadır. Ancak bazı yerleşim birimlerinde öğrenci sayısının yasal sınıf açma sınırlarının altına düşmesi veya öğretmen olmaması gibi nedenlerle okullar verimliliğini yitirmektedir. Bu durumdaki yerleşim birimlerinde bulunan az sayıdaki öğrenci devlet imkânlarıyla daha büyük okullara taşınarak öğrenimlerinin devamı sağlanmaktadır. Bu amaçla;  1. 2. 3. sınıflarında okuyan 814 öğrenci ile il genelinde birleştirilmiş sınıf eğitimi gören 4. sınıflarında 3340 ve 5. sınıflarında 3668 öğrenci olmak üzere toplam 7.530 öğrencinin taşımalı eğitim yoluyla normal öğretim kapsamına alınması çalışmaları devam etmektedir.

İlimizde bulunan 9 Yatılı İlköğretim Bölge Okulunu ( Merkez İMKB YİBO hariç)   kapasitelerini dolduramadıkları, öğrenci velilerimizin çocuklarını, özelliklede 1.2.3 sınıf öğrencilerini göndermek istemedikleri görülmektedir. Bu konuda öğrenci velilerini bilgilendirme ve ikna çalışmalarında, İlköğretim Müfettişleri, Milli Eğitim Müdürlüğü uzman kadroları(Rehberlik Araştırma Merkezleri çalışanları vb.) sivil çalışma örgütleri ve basınımıza büyük görevler düşmektedir.

İlimizde ve tüm ülke genelinde İlköğretim Müfettişlerinin eğitim öğretim adına yaptığı bunca çalışmalara rağmen yaşanan son gelişmeler ise içler acısı bir durumu gözler önüne sermektedir.

İlköğretim Müfettişleri,657 Sayılı Kanunun 36/A-11’inci maddesinde yer almaktadır.İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda çalışmaktadırlar.375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Ek 3’üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Karar” 16 Ağustos 2008 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2008/14012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında da İlköğretim Müfettişleri unutulmuştur ve maalesef sanki cezalandırılmıştır. Adı eşit işe eşit ücreti sağlamak için denge tazminatı olmasına rağmen, eşit işe eşit ücret sağlamadığı gibi, üst ve ağır bir görev olan kariyer bir işe mesleğe daha alt ücret vermek denge tazminatı anlayışı ve kararnamesi ile çok çelişmektedir. İlköğretim Müfettişlerinin denetledikleri okul müdürü ve öğretmenden 100 ile 400 YTL daha az ücret alması, hangi anlayışın hangi adalet ve eşitliğin ilkesidir düşündürmektedir. Başbakan Bakanından az maaş alabilir mi,Bakan Genel Müdüründen daha az maaş alabilir mi,Genel Kurmay Başkanı subay yada ast subaydan daha az maaş alabilir mi.Kesinlikle alamaz ve almamalıdır.İlköğretim Müfettişleri de denetledikleri okul müdürü ve öğretmenden az maaşa mahkum bırakılmamalıdır ve emsal olduğu diğer denetim hizmetlerindeki  müfettişler ile aynı eşit özlük haklarına sahip olmalıdır.Eğitim sistemi ve eğitimin inceleme ve soruşturmaların yükü İlköğretim Müfettişlerinin sırtındadır.Bu eğitim sistemin hızlı bir şekilde çöküşü istenmiyorsa bu yaman çelişki acilen düzeltilmelidir.Eğitim sistemi ile oyun da oynanmamalıdır.

 

 

 

YAŞANAN PROBLEMLER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

 

Türkiye’de her ilde İl Milli Eğitim Müdürlüğünün bünyesinde oluşturulan İlköğretim Müfettişliği Başkanlıklarında çalışan yaklaşık toplam 3000 civarında (3260) İlköğretim Müfettişi bulunmakta ve görev yapmaktadır.Yaklaşık 300 civarında (286) Bakanlık Müfettişi Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının merkez teşkilatında oluşturulan Teftiş kurulunca, Türkiye genelindeki binlerce Okul Öncesi Kurumlarının, İlköğretim Kurumlarının, Orta Öğretim Kurumlarının, tüm Örgün ve Yaygın Eğitim Kurumlarının, binlerce Özel Öğretim Kurumlarının, rehberlik ve denetimine, teftişine ve inceleme soruşturmasına  Ankara İstanbul ve  İzmir Bölgelerinde çalışan toplam  300 civarında(286) Bakanlık Müfettişi yetişememektedir ve yetişmesi de mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm resmi ve özel eğitim kurumlarının denetlenmesi, teftişi rehberliğinin yapılması, inceleme araştırma ve soruşturma yapılması işlerini ayrıca , İllerde Milli Eğitim müdürlüğü bünyesinde kurulan İlköğretim Müfettişleri Başkanlığında toplam 3000(3260) civarında İlköğretim Müfettişi eksiğiyle fazlasıyla  yapmaktadır. Bunlar Milli Eğitim Bakanlığının bel kemiği olan, genel olarak Bakanlığın yükünü çeken meslek mensuplarıdır. Ne yazıktır ki, bu kadar yoğun fedakara ne çalışmalarına karşın, İlköğretim Müfettişlerinin Özlük hakları tüm diğer Bakanlıklardaki denetimci ve müfettiş unvanlı kişilerden maalesef kat kat gerilerdedir. Buna rağmen, hala bu meslek mensuplarının özlük hakları ve çalışma koşulları iyileştirilmesi acilen gerekli olmasına rağmen, her geçen gün daha da kötüleşmektedir. İki yıllık yüksek okul mezunu Belediye müfettişlerine bile kanunla 3600 ek gösterge verilmesine karşın, adı müfettiş olan ve 3600 ek göstergeye sahip olmayan tek müfettiş unvanlı meslek maalesef İlköğretim Müfettişleridir. Yani İlköğretim Müfettişleri uzman kariyer bir meslek olmasına rağmen, çok iş yükü altında çalışıp ezilmesine rağmen, emsallerinin çok gerisinde özlük hakları verilerek adeta üvey evlat konumuna düşürülmüş, horlanmış, örselenmiş, onurları ile oynanmış, maaş ve özlük hakları da denetledikleri okul müdürü ve öğretmenin de gerisine düşürülmüştür. Bu revamıdır, bu eşit işe eşit ücret anlayışımıdır? Bu duruma düşürülmesi yanında, İlköğretim Müfettişlerine neden üvey evlat muamelesi yapıldığının,neden bu duruma düşürüldüğünün ana ve esas sebeplerinin iyi irdelenmesi gerekmektedir.İnsanın aklına acaba bilinçli ve kasıtlı olarak mı böyle yapılmaktadır soruları gelmektedir. Neden ve ne amaçla maksatla İlköğretim müfettişliğinin bu duruma düşürüldüğü sorularının yanıtları ortada durmaktadır. Üvey evlat konumundaki İlköğretim Müfettişleri özlük hakları bakımından, denetledikleri okul müdürü ve öğretmenlerden çok aşağıya düşürülmesi gülünçtür, adil değildir, hukuk kurallarına uygun değildir.

 

İlköğretim Müfettişlerinin bu kangren olmuş Problemlerinin çözümü için:

 

1-Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü iki başlı denetim sistemi,objektif,adalet ve eşitlik kurallarına uygun  olmadığından,dünyanın hiçbir eğitim sisteminde ve Eğitim Bakanlığında böyle iki başlı denetim sisteminin örneği bulunmadığından, teftiş sistemi birleştirilerek tek başlı eğitim denetimi sistemine geçilmesi ile ilgili  yasal düzenler bir an önce yapılmalıdır.

2-Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü iki ve üç başlı denetim sisteminde, deneticilerin bir bölümü Genel İdare Hizmetleri Sınıfında diğer bir bölümü İlköğretim Müfettişleri ise Eğitim Öğretim Hizmetleri sınıfında olması ile ilgili yasal değişiklikler yapılarak bu çelişki giderilmelidir.

3-Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü iki başlı denetim sisteminde sistemin ekonomik olmadığı, motivasyon ve güdülemeden uzak olduğu, çalışanı ödüllendirmediğinden ve bu durumun, Milli Eğitim Bakanlığının inceleme, soruşturma, rehberlik ve teftiş yükü sırtlarında olan İlköğretim Müfettişlerinin moral çöküntüsüne neden olduğundan, acilen yasal düzenlemeler yapılarak denetim sisteminde reform yapılmalıdır.

4-Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü iki ve üç başlı ve birbirinden kopuk denetim sisteminde;sayısı 300 civarında Bakanlık Müfettişine rağmen,ülke bazında toplam  sayısı 3000 civarında olan İlköğretim Müfettişinin branşlar düzeyinde,yüksek lisans,mastır ve doktora yapan müfettiş sayısı olarak daha geniş ve daha çok sayıya sahip olduğundan bu nitelik ve nicelikteki uzun yıllarda yetişmiş deneyimli İlköğretim Müfettişlerinin,eğitimin ve denetimin kalitesini arttıracağı için,gerekli yasal düzenlemeler yapılarak,14.,15. ve 17.Milli Eğitim Şura Kararları da göz önünde bulundurularak,denetim sisteminin tek çatı altında yapılandırılması gerekmektedir.

5-Hukuka aykırı olan, Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü iki başlı denetim sistemi, Milli Eğitim Şura Kararları doğrultusunda, Üniversite ve Akademik  çevrelerinin denetim sistemi konusundaki  bilimsel makaleleri, alanda yazılan araştırma ve inceleme makaleleri, İdari Yargı Kararları ve alanda yaşanan birçok problemden teftiş sisteminin yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu anlaşıldığından, ikili yapılanmadan vazgeçilerek, tekli bir danışma ve denetim biri sistemine geçilmesi kaçınılmaz bir sonuç gibi görünmektedir.

6-Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü iki başlı denetim sisteminde, bu sistemden vazgeçilmediği ve İlköğretim Müfettişlerinin Özlük haklarının iyileştirilip yetkilerinin genişletilmediği ve yetkilerinin oranında sorumluluklarının artırılmadığı sürece, dibe vuran mesleğin değer ve önemi geliştirilip artırılamadığından, çalışan 3000 civarındaki İlköğretim Müfettişinin erken emekli olacağı ve zaten yetersiz olan, İlköğretim Müfettişlerinin sırtında olan teftiş ve denetim sisteminin büyük bir handikap (engel) içine girebileceğinden, eğitim denetimi sisteminin acilen yeniden yapılandırılması konusunda yasal değişiklikler yapılmalıdır.

7-Milli Eğitim Bakanlığının bu günkü sürdürdüğü denetim sisteminin yıllarca uygulanmasından kaynaklanan, İlköğretim Müfettişlerinin artık günümüzde ulaşım araçlarının yoğunlaşıp gelişmesi nedeniyle, görevden sonra akşam her gün evine ailesinin yanına çocuklarının yanına dönebildiği ve sabah evinden çıkarak görevini yıllarca ifa ettiği gerçeğinden hareketle, yeni getirilecek bölge sistemi düzenlenmesinde İlköğretim Müfettişinin ikamet ve aile bütünlüğünün korunmasına özen gösterilmesine çalışılmalıdır. Ayrıca İlköğretim Müfettişlerinin iş yükü günden güne yıldan yıla sürekli artmıştır, hala da artmaktadır. Yerinde ve zamanında yeteri kadar İlköğretim Müfettişi denetim sistemine alınıp dahil edilemediğinden dolayı, daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin illerini kapsayan,4 ve 5.bölgedeki İlköğretim Müfettişlerinin yer değiştirmesi ve tayininin yapılmasının önü artık maalesef tıkanmıştır.Bakanlık atama döneminde illere göre elindeki bünyesindeki öğretmen sayısını,elind Ülkemizin ve eğitimin aydınlık geleceği için gece gündüz demeden çalışan ilköğretim müfettişleri, yeni eğitim öğretim yılına mutsuz, moralsiz ve motivasyonsuz olarak başlıyor. Eğitime yön veren, öğretmene, kurum yöneticilerine yaptığı rehberlik aracılığıyla binlerce öğrenciye ulaşan bir mesleği icra eden ilköğretim müfettişleri, esas itibariyle hak etmedikleri bir durum içindeler. “Eşit işe eşit ücret” ilkesiyle ilköğretim müfettişleri, rehberliğini yaptığı, denetlediği, okul müdüründen ve öğretmenden daha az maaş almaya başlamıştır. Aynı kurum içinde ortaya çıkan ödeme dengesizliğiyle çalışma barışı iyice bozulmuştur. Diğer taraftan denge tazminatı, ilköğretim müfettişleri aleyhine tam bir dengesizlik ortaya çıkarmıştır. İlin her türlü işi için koşturulan, gece gündüz demeden çalıştırılan ilköğretim müfettişlerinin, sıra ekonomik haklarını iyileştirmeye gelince sessiz kalan yetkilileri anlamak mümkün değildir. İlköğretim müfettişlerinin yararlandıkları maddi hakların, yürüttükleri hizmete oranla çok az olduğunu bilmeyen kalmamıştır. HANİ NERDE HAK, HUKUK, ADALET? Bu kavramların anlamını biz mi yanlış biliyoruz yoksa… Bu adaletsizliği çözmek için söz veren, kanun tasarı taslağı hazırlatarak başbakanlığa gönderen Sayın Bakanımıza sesleniyoruz, nerdesiniz? Neden Başbakanlıkta bekleyen kanun tasarısı taslağı bir türlü kanunlaşmıyor? Müfettişler size güvendi, sözünüze inandı ve sabırla 4 yıldır bekliyor. Daha kaç yıl bekleyeceğiz? İlköğretim Müfettişleri sizin çalışanlarınız değil mi? Toplam 3070 İlköğretim Müfettişi için yapılacak olan iyileştirme maliyeyi zarara uğratacaksa, zaten geçinmekte zorlandığımız maaşları maliyeye devredelim…

Sayın Başbakanımıza sesleniyoruz: Adalet konusunda duyarlılığınızı her fırsatta gösteriyorsunuz. İlköğretim Müfettişlerinin “adalet, adalet, biraz da bizim için adalet” seslerini neden duymuyor sunuz?


Etkili, verimli bir rehberlik hizmetinin sürdürülebilir olması güçlü, mutlu, iş doyumu yüksek denetim elemanları ile gerçekleştirilebilir. İlköğretim Müfettişleri aleyhine ortaya çıkan tablo, “Eşit işe eşit ücret” eşitsizliği, dengesiz ve adil olmayan dağılım sonucu çalışma barışı nasıl korunacak? Çalışanlar nasıl motive edilecek?


Son zamanlarda, İlköğretim Müfettişlerine ilişkin Bakanlık tarafından yapılan düzenlemeler sisteme katkı sağlamadığı gibi, kazanılmış hakların kaybı, yetki-sorumluluk dağılımının dengesizliği, görev alanlarının rehberliği ön plana çıkarmayacak şekilde daraltılması, bazı kurumların denetim dışına çıkarılması açılarından meslek mensuplarının huzursuzluğuna da neden olmuştur. Eğitim öğretimde etkili bir geri bildirim, “Denetim” sistemi ile elde edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığındaki denetim sistemi ne yazık ki beklenen etkililik ve verimliliği sağlamaktan uzaktır. Bunun en belirgin nedeni denetim elemanlarının birbirinden bağımsız üç ayrı grup (Bakanlık müfettişi, iç denetçi ve İlköğretim Müfettişi) şeklinde örgütlenmesidir. Bu çarpık yapılanmanın yanında, alt yapı ve yapılan iş bakımından bir fark bulunmayan bu üç müfettiş grubunda özlük haklar bakımından ortaya çıkan tablo tam bir eşitsizlik, adaletsizlik örneğidir. İşte size eşit iş, ama eşit ücret nerede? Bu tablo düzeltilmeden etkili, verimli bir rehberlik ve denetim hizmeti beklemek boşunadır. Bu çarkın boşa dönmesine engel olacak olan Milli Eğitim Bakanıdır, Hükümettir. Sayın Bakanımızı bize verdiği sözü yerine getirmeye davet ediyoruz.


           Gelinen noktada, İlköğretim Müfettişinin geçmişten günümüze görev alanı genişlerken, ekonomik alanda, özlük haklarında geriye gidiş olmaktadır. Bu geriye gidişe bir son verilmelidir. Rehberliğini yaptığı, denetlediği, okul müdüründen ve öğretmenden daha az maaş almaya maruz bırakılan İlköğretim Müfettişleri, bugün eğitim camiası ve müfettiş camiası içinde ekonomik yönden en müşkül şartlar içinde bulunan gruptur. Dileğimiz, EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET” ilkesinin en mağduru olan İlköğretim Müfettişleri ile ilgili adaletsizliğin bir an önce giderilmesidir. Saygılarımlaeki bünyesindeki İlköğretim Müfettişi sayısına bölerek, iller düzeyinde İlköğretim Müfettişlerinin norm kadrosunu dengeli dağıtmak adına, İllerin norm kadrodaki İlköğretim Müfettişi sayısı her yıl düşmüştür. Yönetmeliğe göre ve ülkemizin illere göre öğretmen sayısına göre, olması gerekli İlköğretim Müfettişlerinin sayısının 4187 olmasına rağmen, maalesef şu andaki sayıda 3000 civarındadır. Her yıl alınan Bakanlık Oluru ile illerin norm kadro İlköğretim Müfettişi sayısı sürekli düşürülürken, İlköğretim Müfettişlerinin görev kapsamı görev alanı sürekli büyütülerek, genişletilerek sistemin kökten tıkanabileceği ve denetimin işlevini gereği gibi yerine getiremeyeceği gerçeği göz ardı edilmiştir. Hâlbuki İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliğinde 1. ve 2 bölgede 90,3.4.bölgede 80 ve 5.bölgede 70 öğretmene bir ilköğretim Müfettişi düşecek şekilde illerin norm kadrosunun tespit edileceğini esasa bağlamıştır. Fakat her yıl illerin norm kadrosu bu esasla düşürülerek, İlköğretim Müfettişlerinin iş yükü sürekli çoğalmıştır. Doğu ve Güneydoğu illerinde uzun yıllar çalışan İlköğretim Müfettişlerinin hakkı olan tayinleri yapılamaz olmuş ve yer değiştirme sisteminin önü zamanında müfettiş alınmadığından da, yer değiştirme sistemi tamamen tıkanma noktasına getirilmiştir ve artık tıkanmıştır. Bu problemlerin çözümü için de, eğitim denetimi sisteminin yeniden yapılandırılması konusunda bir zorunluluk oluşturmaktadır. Denetim sisteminin yeniden acilen yapılandırılması, adının “Eğitim Müfettişliği” olarak değiştirilmesi ve denetimin tek çatı altında birleştirilmesi, ya da bölgeler oluşturularak Valiliklere Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı olmaları kaldırılarak, Bakanlığımız Merkez Teşkilatına bağlanması, konusunda yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

8-Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatında Danışma ve Denetim Biriminde kurulan, Bakanlık Müfettişlerinden oluşan Teftiş Kurulunun direk Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ve Genel İdare Hizmetleri sınıfına bağlı olmasına rağmen; İllerde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ve Milli Eğitim Müdürlüğünün sicil amirliği altında bulunan, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri sınıfına tabi olan, İlköğretim Müfettişlerinin, zaman zaman illerde siyasi, idari baskı ve zorlamalarla, yönlendirme ve müdahalelerle karşılaşabildikleri ve bunun da denetimin verimliliği konusunda, inceleme ve soruşturmalarda adaletin tam sağlayamaması ve objektifliğin zedelenmesi gibi konularda sakıncalar oluşturduğundan, yerel siyasi ve idari baskıların etkisinin ortadan kaldırılabilmesi için, denetim sisteminin yeniden yapılandırılarak tek çatı altında birleştirilmesi ve Bakanlığımız Danışma ve Denetim birimi olan Teftiş Kuruluna bağlanması konusunda yasal değişiklikler yapılmalıdır.

9-İlköğretim Müfettişlerinin ad ve unvanı değiştirilerek Eğitim Müfettişliği adı altında Orta öğretim Kurumlarının teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapması sağlanarak, zamanında ve yeterince denetimsizlikten kaynaklanan kamuoyunda sürekli yer işgal eden Orta Öğretim kurumlarındaki anarşi, terör, çete, kap kaç, uyuşturucu bağımlılığı gibi konulardaki problemlerin çözümüne de katkı sağlanması ve Anayasamız ve çağdaş yönetim ilkelerine göre eşit işe eşit ücret ödenmesi gereği açıkken, İlköğretim Müfettişleri aynı işi yapan diğer denetmen ve müfettişlere göre, çok daha düşük maaş ve özlük hakları ile çalıştırılması sorunlarının çözülmesi zorunluluk haline gelmektedir.

            Sonuç olarak ;Milli Eğitim Bakanlığı Denetim sisteminin yeniden yapılandırılmasında baskı guruplarının etkisinde kalınmayarak ve bilimsel ilkeler doğrultusunda,radikal bir yapısal reforma gidilerek, eğitimdeki iki ve üç  başlı denetim sisteminden vazgeçilerek ve denetimin direkt Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Danışma ve Denetim Biriminde örgütlenmiş olan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kuruluna bağlanması için gerekli yasal mevzuat değişikliklerinin yapılması, eşit işe eşit ücret anlayışının lafta değil özde uygulanmasının yapılması, denetledikleri okul müdürü ve öğretmenlerin özlük haklarından geriye düşürülen müfettişlerin özlük haklarının düzeltilmesi, zorunluluk haline almıştır.Göstermelik olarak düzenlenen yıllardır Başbakanlıkta bekletilen  yasa tasarıları ise acilen yasalaştırılmalıdır.Ya da; İlköğretim Müfettişlerinin daha fazla örselenmeden, küçük düşürülmeden, onurları ile oynanmadan mazisi çok eski olan bu meslek kaldırılacaksa kaldırılıp lağvedilmesi ve denetimsiz eğitim sisteminin hızlı  çöküşünün acı gerçeğinin yaşanması ile karşı karşıya kalınması zorunluluk haline gelmektedir.

Son zamanlarda, İlköğretim Müfettişlerine ilişkin Bakanlık tarafından yapılan düzenlemeler sisteme katkı sağlamadığı gibi, kazanılmış hakların kaybı, yetki-sorumluluk dağılımının dengesizliği, görev alanlarının rehberliği ön plana çıkarmayacak şekilde daraltılması, bazı kurumların denetim dışına çıkarılması açılarından meslek mensuplarının huzursuzluğuna da neden olmuştur. Eğitim öğretimde etkili bir geri bildirim, “Denetim” sistemi ile elde edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığındaki denetim sistemi ne yazık ki beklenen etkililik ve verimliliği sağlamaktan uzaktır. Bunun en belirgin nedeni denetim elemanlarının birbirinden bağımsız üç ayrı grup (Bakanlık müfettişi, iç denetçi ve İlköğretim Müfettişi) şeklinde örgütlenmesidir. Bu çarpık yapılanmanın yanında, alt yapı ve yapılan iş bakımından bir fark bulunmayan bu üç müfettiş grubunda özlük haklar bakımından ortaya çıkan tablo tam bir eşitsizlik, adaletsizlik örneğidir.              

Gelinen noktada, İlköğretim Müfettişinin geçmişten günümüze görev alanı genişlerken, ekonomik alanda, özlük haklarında geriye gidiş olmaktadır. Bu geriye gidişe bir son verilmelidir. Rehberliğini yaptığı, denetlediği, okul müdüründen ve öğretmenden daha az maaş almaya maruz bırakılan İlköğretim Müfettişleri, bugün eğitim camiası ve müfettiş camiası içinde ekonomik yönden en müşkül şartlar içinde bulunan gruptur. Dileğimiz, EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET” ilkesinin en mağduru olan İlköğretim Müfettişleri ile ilgili adaletsizliğin bir an önce giderilmesidir. Saygılarımla

 

                                 Yaşar BOZ
        ADIYAMAN  İL TEM-SEN TEMSİLCİSİ
Bu haber toplam 174 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.5970
€ Euro
2.0140
IMKB
24.331
Altın
39.80
    Linkler
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Adıyaman Haber
Dikkat Hırsız Var
Adıyaman Haber
adıyaman haber
adıyaman haber
adıyamanhaber
adıyaman
İtfaiye Ekipleri Tatbikatta
Besni Haber
besni haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Adıyaman Haber
adiyaman
Naif KARABATAK
Gazete Adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman haber
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN