SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle

Tüm Adıyaman Haberleri

Tüm Güncel Haberleri

Tüm Gündem Haberleri

Tüm Röportajlar

Tüm Eğitim Haberleri

Adıyaman Spor Haberleri

Adıyaman Belediyesi

Adıyaman Haberleri

Tüm Besni Haberleri

Tüm Çelikhan Haberleri

Tüm Gerger Haberleri

Tüm Gölbaşı Haberleri

Tüm Kahta Haberleri

Tüm Sağlık Haberleri

Tüm Siyaset Haberleri

Tüm Ekonomi Haberleri

Kültür-Sanat Haberleri

Üniversite Haberleri

Tüm Spor Haberleri

Tüm Duyurular

Tüm Yaşam Haberleri

Tüm Teknoloji Haberleri

Tüm Dünya Haberleri

Tüm Samsat Haberleri

Tüm Sincik Haberleri

Tüm Tut Haberleri

Yazı Karakteri Boyutu:
   
Türkü Çığırmak Yasak!
10 Eylül 2008 Çarşamba 10:36
Yukarıdaki sözler Kahtalı Mıçeye ait
Türkü Çığırmak Yasak!
 
Sesimiz güzel, Allah’a şükür. Sami Kasap, Nuri Sesigüzel Nurettin Dadaloğlu, Âşık Mahsuni Şerif gibi ozanlarla büyüdüm. Plaklarını dinleyerek kendime yol bulmaya çalıştım. Anlayacağın gardaş ben türküye hiç yabancı değildim. Bağıra çağıra türkü söyledim. Sinema ile de ilgiliydim. Adıyaman’a gelen filmlerin tanıtımını sokakta, çarşıda yapardım, filmleri makaraya sarardım. Sonra büyüdük, Allah nasip etti, rahmetli Erol Taş ile birlikte ‘Hüzün Çiçekleri’ isimli bir dizide ve ‘Beynelmilel’ sinema filminde oynadım.
 Yukarıdaki sözler Kahtalı Mıçe’ye ait…
 O kadar içten, o kadar samimi, o kadar sade ve o kadar bizden bir anlatım ki, dışarıdan birisi okusa “ kesin bu sanatçı şimdi milyarder olmuştur ” der…
 Ama değil…
 Adıyamanlı sanatçılar “ bir sevda ” uğruna türkü çığırmaya başlar ve öyle devam ederler. Bir kısmı “ sevda ” nın karın doyurmadığını bildiğinden, arada bir sevdayı bir yana bırakarak ek iş yaparlar, sonra sevdalarına devam ederler.
 Haşim Söylemez, Aksiyon Dergisi için Kâhtalı Mıçe ile söyleşi yapmış. Amaç, yerel sanatçıların ekonomik durumunu gündeme getirmek değil elbet. Biliyorsunuz iki gün sonra tarihimizin yüz karası günlerden birisi.. 27 yıldır utanarak lanetler okunan o çirkin dönem.
 Aksiyon Dergisi, 12 Eylül darbecilerinin çirkin yüzünü bir kez daha herkese göstermek için “ 12 Eylül mağdurlarından ” sadece bir tanesi olan Kahtalı Mıçe ile söyleşi yapmış.
 Mıçe, o dönemde çektiği insanlık dışı işkenceleri, sürgün edilmesini, psikolojik durumunu, ailesini etkilemesini hepsini Aksiyon’a anlatmış. (Okumayanların okumasını tavsiye ederim. Söyleşi, www.gazeteadiyaman.com’da da yayınlanmaktadır.) 
Röportajı okuduğunuzda, gözünüzün önüne Kâhtalı Mıçe’yi getirirseniz, “ yahu ayıp değil mi, bu adama böyle terbiyesizlik yapılır mı? ” diye kendi kendinizi yersiniz.
 Üstelik de Mıçe’nin “ utandığından ” anlatmadıklarını hayal bile edemediğiniz halde köpürürsünüz…
 Mıçe, o günleri hiç unutamıyormuş; Duş alırken, denize girerken, çalışırken, dinlenirken..
 Nasıl unutsun ki, insanın kendi askerinin kendisine düşman edilmesi kadar kötü bir şey olabilir mi?
 Bütün darbe yapılan ülkelerde olduğu gibi birkaç dangalak çıkıyor, kendi koltuk hırsları, kendi saltanatları için kendi askerini, kendi vatandaşına düşman ediyor. Sonra işkence görenlerin bir kısmı veya çocukları terörist oluyor.
 Bir kısmı da her zaman olduğu gibi -vatan haini darbecilere rağmen- vatanını sevmeye, darbecilerle mücadele etmeye devam ediyor.
 Şimdi de “ terörü halkla birlikte alt etme ” yolu aranıyor.
 Bu da bir gelişme…
 Keşke Kahtalı Mıçe ve onun gibi hiçbir suçu olmadan hayatları karartılanlarla da bir toplantı yapılsa, NÜ fotocusu yaşlı darbeci adına devlet olarak özür dilense…
 Onlar hata yaptı…
 İnsanlık dışı ve vahşice davranışlarla kendi insanına zulmetti.
 Demokrasiyi askıya aldı, cumhuriyetten taviz verildi, yargı çiğnendi, hak ve hukuk ayaklar altına alındı, insanların onur ve şerefi lekelendi, yıllar sonra onarılmaz yaralar açıldı, psikolojik tedavi görenler vardı, başımıza terör belasının açılmasından o günlerin de payı var, on binlerce insanımızın ölümüne sebep de yine o günlerin suçu var... biz hepsi adına özür diliyoruz.
 Bunları diyebilirler mi?
 Diyemezler…
 Öyleyse daha kolay yolu var…
 Eğer bütün bunları demek zor geliyorsa, Kenan Evren’in kolundan tuttukları gibi 2 gün sonra kurulacak Vicdan Mahkemesi’nin karşısına çıkarsınlar…
 Ya da bıraksın “ tükürmek serbest ” diye “ kendilerini korudukları gibi ” anayasaya “ geçici madde ” eklensin, sonrası Allah kerim…
 Elbette bütün bunlar olmaz…
 Hiç bir babayiğit çıkıp “ Her şey için özür diliyoruz.. Bütün darbeler ilkeldir, kanunsuzdur, çağdışıdır ve yapanlar vatan hainidir. ” demez…
 Demezler, demezler ama deseler bile bu defa da “ darbecilerin avukatlığına soyunuyorum ” diyenler çıkar.
 Oysa gerçek devrim de, gerçek reform da işte bunu diyebilmektir…
 Ben yazayım belki bir babayiğit sesli okur; “ Her şey için özür diliyoruz.. Bütün darbeler ilkeldir, kanunsuzdur, çağdışıdır ve yapanlar vatan hainidir. ”
 
 
Bu haber toplam 121 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.5970
€ Euro
2.0140
IMKB
24.331
Altın
39.80
    Linkler
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Adıyaman Haber
Dikkat Hırsız Var
Adıyaman Haber
adıyaman haber
adıyaman haber
adıyamanhaber
adıyaman
İtfaiye Ekipleri Tatbikatta
Besni Haber
besni haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Adıyaman Haber
adiyaman
Naif KARABATAK
Gazete Adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman haber
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Web Stats
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008