|
Başkan Ne Yapsın?
Arada sırada oluşan su arızalarının giderilmesi için kısa süreli olanların dışında su kesintisi olmamasına karşın son günlerdeki sürekli kesinti nedeniyle, dönüşümlü su verilmeye başlandı. Bu nedenle vatandaş haklı olarak sitem ediyor:
-Belediye Başkanımız, rahmetli Miktat Gürlevik gibi biri olsaydı suyumuz akardı… -Beklediler, beklediler tam Ramazan’da suyumuzu kestiler… -Sahurda değil abdest almaya, içmeye bile bir damla su bulamıyoruz… -Aziz mübarek günde bu zulüm yapılır mı? Benzeri söylenmeler hemen hemen her yerde duyuluyor. Nasıl “ Müşteri her zaman haklıdır ” deniyorsa, vatandaş da her zaman haklıdır, demek gerekiyor…
6-7 yıldan beri belediye başkan adayları ile başkanlarının ağızlarından düşmeyen Havşeri ve Zerban’dan, Zerban haklı olarak Çelikhan’a kaldı. Havşeri ve diğer bazı kaynak sularının getirilme düşüncesinin proje bazında kesinleştirilmesi ise Belediye Başkanı Necip Büyükaslan ve ekibine nasip oldu. Havşeri suyunu Adıyaman’da içmek ve içirmek ise bakalım kime, kimlere nasip olacak?
Edindiğim bilgiye göre mevcut su kaynaklarımızdan lt/sn. olarak; Gürlevik 370’den 110’a, Koru-Palanı 150’den 40’a, Medetsiz 120’den 40’a, Kırkgöz 70’den 30’a, Briketçiler’deki kuyular 40’dan 30’a, toplamda ise saniyede 750 litreden 250 litreye düşmüş durumda… Ayrıca gelen suyun yaklaşık yüzde 10’u önlenemeyen şebeke kaybı, yüzde 25’i ise kaçak kullanım kaybı… Gerçekten çok büyük kayıplar!...
Nedenlerinden güncel olanı, son yıllarda literatürümüze giren küresel ısınma… Gerçekten de, Samsat Pompaj İstasyonuna geçenlerde gittiğimde Atatürk Barajı su seviyesinde de önemli ölçüde azalma gördüm. Peki, bu suların kurumasına, diğer deyimle küresel ısınmaya Başkan Büyükaslan ne yapsın? Güneşin önünü mü kessin?
Sürekli okurlarımızdan yine “ hem nalına, hem mıhına vuruyor ” diyenler olabilir ama eğriye eğri, doğruya doğru demek gerekiyor. En önemlisi ise, eleştiri veya övgü dizdiğimiz, insanların kişilikleri değil, bu insanların kamusal söz ve eylemleridir.
Başkan Büyükaslan, göreve geldiğinden beri tüm gücünü, zaman zaman Ulumoğlu Türküsü’ne dönse de Havşeri projesine vermesine rağmen ancak 5’nci yılı içerisinde kesinleştirebildi. Eh… Suyu bir coğrafyadan alıp başka bir coğrafyaya getirmek o kadar da kolay değil tabi ki…
Yukarıda kaçak su oranının yüzde 25 olduğunu söylemiştik. Başka bir anlatımla
Ödeyen yine, ben-sen-o-biz-siz-onlar değil mi? Bizden söylemesi!...
Mustafa IŞILDAK
m.isildak02@gmail.com 0532-422 95 28
8 Eylül 2008 Adıyaman’da Bugün Gazetesi
|



