|
Depremi Uzakta Duymak…
İstanbul- Adıyaman’da ikamet edip, Adıyaman’ı yazmak, Adıyaman’ı yaşamak, bir şekilde Adıyaman’la özdeşleşmeyi de beraberinde getiriyor. Bu nedenle de kentte olan her şey ilgi alanımıza giriyor.
Ancak uzaklarda bu daha farklı…
İstanbul’da ramazan bir başka güzel.
Farklı etkinliklere katılmaktan sahura kadar uyumak mümkün değil. Hali üzere de öğleye kadar yatağın kollarından kendini alamıyorsun.
Önceki gün saat 10 sularında cep telefonumun sesiyle uyandım. Arayan Ankara’dan bir arkadaşımdı; “ Adıyaman’da deprem olmuş, yer yerinden oynamış, biz senden haber beklerken, sen bizden haber alıyorsun ” diye şaka yollu takıldı.
Ben de uyku sersemliğiyle; “ Adıyaman’da deprem olmaz. Hele hele yer yerinden hiç oynamaz. Öyle sakin bir ildir ki, arada bir işe heyecan katmak istesen de başarılı olamazsın ” dedim.
Konuşmamız bittiğinde bile ben “ deprem ” veya “ yer yerinden oynama ” sözünü bildiğimiz depremle ilintilememiştim. Kendimce her zamanki gibi boş bir haberin gündemi işgal ettiğini düşünmüştüm.
Sonra “ deprem ” sözüne takıldım kaldım. Hemen interneti açtım, Gazete Adıyaman’a baktım ki ne göreyim, Adıyaman 5.1 ile sarsılmış…
Hali üzere hemen yakınlarımı arayıp bilgi aldım. Şükür can kaybı yoktu.
İl dışında yaşayan dostlarım birer birer telefon açıp “ geçmiş olsun ” demeye başladılar. Ancak ben Adıyaman’da değildim, yine de teşekkür ettim.
İlginç olan Adıyaman’ın çok uzun bir aradan sonra ilk kez 5.1 gibi büyük bir deprem görmüş olmasıydı. İkinci ilginçlikse merkez üssünün Samsat olmasıydı.
İkisi de sıradan değildi.
Sanki deprem sıradan mı, sıra dışı bir olay…
Ama ne olursa olsun uzakta olmak, yaşayamamak çok kötü.
Bu yaşananın iyi veya kötü olmasını değiştirmiyor. Orada olmak, aynı havayı solumak, aynı acıyı, aynı hüznü, aynı mutluluğu paylaşmak bir başka güzel.
Sevdiklerine bir şey olduğunda “ Şükür ben uzaktaydım ” diyenlerden olmadığımdan, “ şükür ben yanlarındaydım” demeyi daha çok istiyorum.
***
Hatırlanırsa geçen yıllarda Bayındırlık Bakanı “ Güneydoğu’da büyük bir deprem bekleniyor ” diyerek Adıyaman’ı işaret etmiş, sonra panik olur diye isim vermekten kaçınmıştı.
O günden bu yana Adıyaman’da “ depreme karşı güçlendirme ” istenen neredeyse hiçbir binaya el dahi atılmadı.
Bazı okullar tamir edildi, bazılarının binası değiştirilerek yıkıldı ama ciddi girişimde bulunulmadı bir türlü…
Hatta Valilik binasının bile yıkılması istenirken, halen yerinde duruyor.
Çadır yığmak, yiyecek stok etmek, ceset torbalarını istiflemek çözüm değil, kolaycılıktır.
Yıllardır söylemekten dilimizde tüy bitti; İnsanlar öldükten sonra, mağdur kaldıktan sonra dünyayı bağışlasanız bir şey ifade etmez. Önemli olan tedbiri önceden almak, çürük binaları sağlam hale getirmek, oturulamaz haldekileri de mutlaka boşalttırmaktır.
Vatandaşın gücü yoksa devlet yeni bir ev yapmalı, vatandaşı güvenli konutlarda ikamet etmesi sağlanmalıdır. Deprem olduktan, evler başımıza yıkıldıktan sonra deprem konutu yapmanın hiçbir faydası olmaz. Giden canlar geri gelmez, yitirilen umutlar, kaybedilen hayatları bulmamız mümkün olamaz.
İnsanımıza deprem sonrası bir parça ekmek vereceğinize, deprem öncesi o ekmeğe sahip olmasını sağlamak gerek.
Yardım duyguları, sadece mağdur olana değil, mağdur duruma düşeceklere de kabarmalıdır.
“ Olanla ölene çare yok ” derdi büyüklerimiz. O nedenle önemli olan olmadan önce, insan düşmeden önce elini tutmaktır. Düştükten sonra tekme atan kansızların yanında el üstünde tutan adam gibi adamların sayısı çoğalır.
Belki de Adıyaman’a bir ikaz olan 5.1 şiddetindeki deprem, aklımızı başımıza getirmeli ve depreme hazırlıklı olmalıyız.
Sonradan harcanacak milyar dolarların önceden harcanması öncelikle can kaybını önleyecektir.
Bugüne kadar özellikle kamu kurumları, okullar, hastaneler için ciddi bir adım atılmamasının sorumluları yarın çok pişman olabilir.
Yine çürük binalarda insanlarımızın oturmasına göz yumanlar, yarın çok pişman olacakları bir sonuçla karşılaşabilirler.
Dilerim bütün bunlar olmaz. Deprem hiçbir yere vurmaz ama bu o kadar da gerçekçi durmuyor.
Ucuz atlatılan ve Allah’ın yardımıyla kimsenin yara almadan kurtulduğu depremden dolayı tüm Adıyamanlılara geçmiş olsun dileğimi yinelerken, bunun bir ikaz olarak algılanmasının ileride faydamıza olabileceğini düşünmek gerek…
Hani bizim yerimize düşünmekle görevli olanlara hatırlatma yapalım ama düşünmekle kalmasın, uygulasınlar artık…
Etiketler: İstanbul, adıyaman, Deprem, Bina
|



