|
Sallandık Biraz
Hissetmek için yaşamak gerekmiş. Duymak, gazetelerde okumak, televizyondan seyretmek elbette yürek burkuyor ama gerçekten hissetmek için yaşamak gerekiyormuş. Ölümü yanı yaşında hissetmek… **** Sahur sonrası sabah namazını kılmış anca uyumuştum galiba. Bir sallantı ile fırladım yataktan. Çocuklara baktım hepsini yatakta oturuyor buldum. Hepsinin dilinde salâvat veya besmele. Sadece oğlum İsmail Gazi mışıl mışıl uyuyordu. Ne oldu diye düşünürken ikince kez sallandık. İnsanlar sokaklara fırlamıştı. Damda yattığımızdan en emniyetli yer olarak düşündüm ve evin damında kalmayı tercih ettim. Derken üçüncü ve dördüncü sallanma. **** Bütün yaşadıklarım film şeridi gibi geçti gözümün önünde. Günahlarım, yaşadıklarım, sevenlerim, hayatta kalma mücadelem ve bu uğurda yaptıklarım. O an evin, evin içindekiler, çizilmesin diye o kadar dikkat ettiğin araban umurunda değil. An meselesi. Yüce Rabbim, ol deyince olacak şüphesiz. Sonradan öğrendim ki, 5,1 şiddetinde sallanmışız. İlginç olan bir durumda şuydu benim için; Karşılaştığım en küçük bir hadisede bile kafamdan olayın haber değeri, haberlik kısmı geçerdi. İnanın bu kadar önemli olayda gazeteci olduğumu bile unuttum. O an hiçbir güç beni çocuklarımın yanından ayıramazdı. **** Sokakta insanlar cıvıldaşmaya başladı. Bırakın evin içine girmeye damda kalmaya bile korkuyordu insanlar. Çaresiz, yapılacak hiçbir şey yok. Kendini Allah’a teslim ediyorsun ve yalvarıyorsun. Bir an iyi ki oruçluyum, iyi ki sabah namazını kılmışım diye geçirdim kafamdan. Yani onunla teselli olmaya çalışıyorum sanki. Belki oruçlu halimiz yükümüzü hafifletir diye düşündüm her halde. Ama yüce Rabbim kalbimizde geçeni yaşatmadı bizlere. Oldukça az denecek kadar hasar ve panik sonucu birkaç yaralanma dışında önemli bir olay olmadı. **** Evet, tabir yerindeyse ucuz kurtulduk. En azından şimdilik yırttık diyebiliriz. Yaşananlardan dersler almak gerektiğine inanıyorum. Peki, gerçekten daha büyük bir afetle karşılaşırsak halimiz ne olacak hiç düşündük mü? Böyle bir afete ne kadar hazırlıklıyız. Çocuklarımız, hatta bizler bu konularda ne kadar eğitimliyiz. Depremle ilintili olarak ne biliyoruz. Depremi durdurma, engelleme, erteleme gibi bir lüksümüz yok. Bu gerçekle yaşamaya alışmamız, daha çok önlem almamız gerekiyor. Kamu binaları ve özel meskenlerin depreme dayanıklılıklarının analizleri yapılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Sadece depremle ilgilenen kurum veya birimler oluşturulmalı ve bunlar ağırlıklı olarak eğitim çalışmaları yürütmelidir. Okullarda deprem ve diğer afetler ile ilgili geniş ve görsel eğitimler verilmelidir. **** Hadi hayırlısı bu seferde ucuz kurtulduk. Son depremin merkezi olan Samsat halkına büyük geçmiş olsun dileklerimi sunarken, ülkenin dört bir yanından arayan ve geçmiş olsun dileklerinde bulunan arkadaşlarıma teşekkürler ediyorum. Allah milletimiz ve ülkemizi her türlü afetlerden ve fenalıklardan muhafaza etsin inşallah.
****
Fahrettin ÇELİK
|



