SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle

Tüm Adıyaman Haberleri

Tüm Güncel Haberleri

Tüm Gündem Haberleri

Tüm Röportajlar

Tüm Eğitim Haberleri

Adıyaman Spor Haberleri

Adıyaman Belediyesi

Adıyaman Haberleri

Tüm Besni Haberleri

Tüm Çelikhan Haberleri

Tüm Gerger Haberleri

Tüm Gölbaşı Haberleri

Tüm Kahta Haberleri

Tüm Sağlık Haberleri

Tüm Siyaset Haberleri

Tüm Ekonomi Haberleri

Kültür-Sanat Haberleri

Üniversite Haberleri

Tüm Spor Haberleri

Tüm Duyurular

Tüm Yaşam Haberleri

Tüm Teknoloji Haberleri

Tüm Dünya Haberleri

Tüm Samsat Haberleri

Tüm Sincik Haberleri

Tüm Tut Haberleri

Yazı Karakteri Boyutu:
   
Kim Dayatmacı, Kim Değil?
03 Eylül 2008 Çarşamba 16:24
Müslümanları bağnazlık ve dayatmacıkla suçlarlar
Kim Dayatmacı, Kim Değil?
 

İslam düşmanlarının adeta klişe haline getirdiği bir suçlama var.     

Müslümanları bağnazlık ve dayatmacıkla suçlarlar.

Oruç tutmayanlara zorla oruç tutturulduğu ve tutmamakta ısrar edenlerin dövüldüğü gibi iddiaları sık sık duyarsınız.

Ya da üç beş başı örtülü bir hanım bir araya gelmişse hemen başı açık hanımlara bir baskıdan söz etmeye başladıklarına tanık olursunuz.

Yine binlerce kilometrelik sahillerimizin dört bir yanı açık-saçık bayanlar tarafından işgal edilmişken, yüz-iki yüz metrelik bir alanda tesettürlü hanımlar denize girmeye teşebbüs etmişlerse yine demedik laf bırakmazlar.

Bu taktik İslam düşmanlarının değişmez taktiğidir.

Olmadık şeyleri olmuş gibi gösterip Müslümanları karalamayı alışkanlık haline getirmişlerdir.

Müslümanlar bu tür uydurma haberler ile dayatmacıkla suçlanırken biz basından seçtiğimiz iki haberi size iletmek istiyoruz.

Birinci haberimiz Hollanda’dan:

Bayan eli sıkmayan, yani tokalaşmayan erkeklere iş yok ” diye verilmiş haber.

Aslında açıklamaya hiç gerek yok, her şey anlaşılıyor ama biz yine de anlayamamış olanlar için açıklama yapalım.

Hollanda’da bir Müslüman erkek inancı gereği yabancı bayanlarla tokalaşmayacağını söylediği için işe alınmamış.

Yani dayatmanın alası söz konusu!

Ama kimsede çıt yok!

Kimse bu kararı alanlara “ Size ne yahu? ” diye sormuyor, soramıyor.

İkinci haberimiz ise Türkiye’den:

Zorla baş örttürmenin boşanma nedeni olacağı kabul edilmiş!

Allah aşkına söyler misiniz, ülkemizdeki sorun zorla baş örttürme midir yoksa zorla baş açtırma mıdır?

Münferit bir-iki olay oldu diye zorla baş örttürme boşanma sebebi olarak kabul ediliyor ama yüzlerce, binlerce kız kardeşlerimize üniversite kapılarında zorla baş açtırılırken kimsenin kılı kıpırdamıyor.

Aksine bir de yanlışı düzeltmek için adım atılmaya kalkışıldı mı adeta kıyamet koparılıyor.

Dünyanın nereye gittiği açık.

Kimin kime dayatma yaptığı da belli.

Ama zeytinyağı üste çıkar misali, gerçek dayatmacılar her zaman üste çıkmayı ve Müslümanları suçlamayı başarıyorlar.

Oysa dayatmanın yönü apaçık!

Müslümanlardan ötekilere bir baskıdan çok, ötekilerden Müslümanlara bir büyük baskı söz konusu!

Ancak onlar bu baskıyı normal bir olay gibi görüyorlar ve bu tür baskılardan dolayı hiç rahatsızlık duymuyorlar.

Kafalarındaki sabit fikre takılmış kalmışlar.

O fikri sabit de Müslümanların kendilerine baskı ve dayatma yaptığı fikri sabiti. Oysa kendileri dayatmanın alasını yapıyorlar.   Selam ve dua ile…

 

     Bilal KARADAĞ

bkaratag02@hotmail.com

Bu haber toplam 90 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.5970
€ Euro
2.0140
IMKB
24.331
Altın
39.80
    Linkler
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Adıyaman Haber
Dikkat Hırsız Var
Adıyaman Haber
adıyaman haber
adıyaman haber
adıyamanhaber
adıyaman
İtfaiye Ekipleri Tatbikatta
Besni Haber
besni haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Adıyaman Haber
adiyaman
Naif KARABATAK
Gazete Adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman haber
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Web Stats
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008