|
30 Ağustos Ve Üsteğmen Halit!...
Cumartesi günü, Hükümet Binası önünde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü kutlama programını izledim. Öncelikle Zafer Bayramımız ve yüce Türk Milletinin bağrından çıkmış Silahlı Kuvvetlerimiz mensuplarının bu anlamlı günlerini yürekten kutluyorum.
Resmigeçit töreninde, terörist unsurlarla mücadelede artık silahlı kuvvetlerin ayrılmaz bir parçası haline gelen köy korucularının da yer alması anlamlı bir “ bütünlük ” işaretiydi. Her ne kadar ilk bakışta; ağarmış saçlı olanlar ile bıyıklılar dikkat çekiyor olsa da yürüyüşlerindeki hiza ve istikamet; disiplin yönünden ordumuzla özdeşleştiklerini bir kere daha gösteriyordu.
Dağlıca baskınında şehit düşen Er Abdurrahman Doğan’ın babası Remzi Doğan ile annesinin protokolde yer alması isabetliydi. Oracıkta Valimiz Ramazan Sodan ile anneler gününde Kent Konseyi üyeleri olarak Genel Sekreter Zeki Gül’le Çemberlitaş Köyünde ziyaret ettiğimiz buruk kalpli baba Doğan’ın bayramlarını kutladım. Bu vesileyle, iç ve dış düşmanlara karşı, vatanın ülkesi ve milletiyle bölünmezliği uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine metanet ve sabır diliyor, harp malulü gazilerimizi ise şükranla anıyorum.
Milletvekilleri Ahmet Aydın ve Şevket Köse’nin de içerisinde bulunduğu protokol tam olarak yerlerini almış olsa da, dünkü bazı gazetelerin haber servisleri alınmasın ama halk maalesef yok denecek kadar azdı. Oysa Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Adıyaman Şubesi’nce korteje, koltuk değnekli veya sakat arabalı gaziler de dâhil edilebilir, diğer duyarlı sivil toplum örgütleri ise izleyiciler arasında yer alabilirdi. Protokolde bayan olarak, anne Doğan’ın dışında YALNIZCA Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Salık’ın eşi görülüyordu.
Bu tören vesilesiyle; davul zurnayla asker uğurlayacak kadar askerini seven halkımızın, bu tür kutlamalara beklenen yoğunlukta katılamayış nedenlerinin gerçekçi gözle mercek altına alınmasının zamanının geldiğine inandım. Milli bayramlarımızda genellikle devletin kutlayıp devletin izlemesi uygulanmasının sınırlandırılarak, milletin de kutlayıp izleyebilmesinin çarelerinin aranması gerektiğine, böylece milli duyguların geniş halk kitleleri üzerinde daha da etkinleştirilmesinin gerekliliğine de inandım. Bu arada, üsteğmen elbisesi giymiş yukarda resmi bulunan 4 yaşlarındaki sevimli çocuk objektifime takıldı. Sağ elinde bayrak, sol eli ise ebeveynlerince eğitildiğinden olacak, başparmağı işaret parmağına yapışık, parmak uçları yere bakar şekilde “ hazırol ” vaziyetinde duruyordu. Sadece ayağında postalı eksikti. “ Halit ” diye seslenen babasının; belinde takılı telsizden polis memuru olabileceği anlaşılıyordu. Düşündüm de; Keşke Üsteğmen Halit’lerle anne babalar törende çok olsaydı?
Keşke!...
Mustafa IŞILDAK
m.isildak02@gmail.com 0532–422 95 28
2 Eylül 2008 Adıyaman’da Bugün Gazetesi
|



