|
Tavuklar ve Kartallar…
Ankara- Çok eski zamanlarda büyükçe bir dağda geçiyor hikâyemiz. Kartalların mesken tuttuğu bu dağda bir kartal da dört yumurtasından çıkacak yavru kartalın hayalini kuruyormuş.
Bir gün nasıl olmuşsa olmuş, yumurtalardan bir tanesi dağdan yuvarlanarak vadide yer alan tavuk çiftliğine düşmüş.
Çiftlikteki tavuklar, bu değişik ve normalden büyük yumurtayı sahiplenmeye karar vermişler. Yaşlı bir tavuk yumurtayı ve dolayısıyla içinden çıkacak yavruyu koruması altına alarak üzerine oturmuş.
Gel zaman git zaman derken nihayet yumurta çatlamış, minik bir kartal yavrusu dünyaya “ merhaba ” demiş. Ancak o bir kartal olmasına rağmen gözünü açtığında ilk gördüğü tavuklarmış ve o da kendisini tavuk sanmış. Çevresindeki tavuklar da kartalın kendisini tavuk sanması için ona tavuk gibi davranmışlar.
Kendisini tavuk sanan kartal, tavuk ailesini çok sevmiş. Ancak zaman geçtikçe kendisinin tavuklardan farklı olduğunu hissetmeye başlamış. “ Ben kimim? ” soruları kafasına takılır olmuş. Bu “ aykırı(!) ” soruları “ ben tavuğum ” diyerek geçiştirmeye çalışıyormuş.
Zaman su gibi akıyor, geçen günler de kartal tavuk için güzel geçiyormuş.
Ama bir gün gökyüzünde gördüğü seslerle başını semaya kaldırmış. Ne görsün, bir kartal sürüsü özgürce uçuyor, nazlı gelin gibi de süzülüyorlarmış.
“ Aman Allah’ım! ” demiş, “ Ne kadar da güzel uçuyorlar. Bende onlar gibi uçmak istiyorum ” diyerek dileğini tavuk ailesiyle paylaşmış ama hepsi birden ona gülmüşler; “ Sen bir tavuksun ve tavuklar asla uçamazlar, bunu böyle bil! ”
Yavru kartal zamanla büyümüş ve sürekli içinde “ kartallar gibi uçma ” düşüncesi galip geliyor ama her seferinde “ sen bir tavuksun ” uyarısı geliyormuş. Artık kartal da her hayalinden sonra “ ben bir tavuğum ” demeye başlamış.
Ve derken kartal, artık tavuk olduğuna inanarak hayatının geri kalanını tavuk gibi geçirmek zorunda kalmış.
Yukarıdaki hikâyenin özünü Cengiz Erşahin’in “ Zorluklara Karşı Kendini Ateşle ” adlı kitabında okumuştum. (Hikayeyi genişleterek anlattım.)
Hikâyeyi okuyunca insanların hayallerine set çekmesinin/çektirilmenin ne kadar kötü bir şey olduğunu daha iyi anladım.
Çünkü bütün başarılar önce hayalle başlıyordu.
Hayallerin bittiği gün, insanlığın bittiği gündür aynı zamanda.
Bütün keşifler, bütün icatlar, bütün aşklar, bütün sevgiler, bütün başarılar önce hayalle başlar.
Sadece hayalle hiçbir şeyin üstesinden gelinmeyeceği de bilinmelidir.
Hayali gerçeğe dönüştüren mücadeledir…
Ama sanıldığı gibi hayal etmek hiç de kolay değil.
İnsanlar sadece gördüğünü hayal ederse, yeni şeylere kapı aralaması asla mümkün olamaz.
Görmediğini hayal etmek, hiç karşılaşmadığını düşünmek, hayalleri sınırsız kılarak yaşadığın çevrenin ötesinde bir yaşam biçimi düşlemek gerek.
Ve ne olduğunu bilerek, yeteneklerinin farkına vararak hayalini gerçeğe dönüştürmek için mücadele etmek gerek.
Tabii ki bütün bunlar için önüne çıkacak her türlü engelle baş edecek yürek gerek…
O zaman tavuk olarak mı yaşayacağınıza, yoksa insan olarak mı yolunuza devam edeceğinize karar vermeniz daha kolay olacaktır.
Hâlbuki tavuk olmak çok kolay…
Bazı tavukların, sizin de tavuk olduğunuzu söylemeleri de çok normal.
Ama önemli olan “ sen tavuksun! ” bağırtıları arasında bile ne olduğunun farkına vararak “ boş sözlere ” kulak tıkayabilmektir.
Tavuklar, kendi çöplüklerinin ötesini göremezler…
Hayalleri olmaz…
Ufukları yoktur…
Onlar sadece kendi çöplüklerinde ötmeyi özlerler, ötebildiklerince…
Kartalların yükselmesini istemez, basit gerekçelerle ciyak ciyak bağırırlar…
Tavukların bağırtısı, kartalların kartal olmadığını göstermez.
Kartallar her zaman kartaldır…
Ama kartallar kendisini tavuk sanmaya başladı mı film bitmiş demektir.
Önemli olan “ sen tavuksun! ” dayatmasında bile ne olduğunuzun farkına vararak kendi yol haritanızı çizebilmenizdir.
Ama önemli ayrıntı, bütün bunları yaparken özünü kaybetmeden yapabilmektir marifet…
Okullar açılıyor, Ramazan başlıyor… Gençler, işte sizin için önemli bir dönemeç…
Tavuk mu olmak istersiniz, kartal mı?
Yani sıradan mı, sıra dışı mı?
Bir başka deyişle, yeteneklerinizi gizlemek zorunda bırakılmanıza ses çıkarmaz mısınız, yoksa her şeye rağmen “ yola devam ” mı dersiniz?
Engelleri aşmak sizin için “ başarmak ” demek mi?
Başkası mı olmak istersiniz, siz olmak mı?
Tavuk mu, kartal mı, karar verin…
|



