|
Gözün Aydın Adıyaman
AKAP Geliyor
Bundan bir süre önce Adıyaman’ın milli ekonomisi konumunda olan tütüne kota getirilirken, peyder pey bitirilme noktasına kadar getirildi. Tütünümüzün bitirilmesini arzulayan başta ABD ve AB, İMF eliyle ülkemizdeki maşalarına talimatlar yağdırarak emellerine kavuşmuş oldular. Tıpkı buğday, pancar ve çay da izlenen politikayı tütünde de uyguladılar. Kısacası tarım sektöründe uğraş veren vatandaşlarımıza balık tutmayı öğretmek yerine, oturup yemeleri arzulandı ve bu yönde olağanüstü çaba harcandı… Böylelikle başta kentimizin ve ülkemizin tarım sektörüne balta vurulmuş oldu! Neticede ağlayan bebelerin ninnilerle uyutulduğu gibi, tütün ekicilerimize de alternatif ürünler sunulacağı yönünde türlü vaatler verilerek uyutuldu! Bugün gelinen noktada hiçbir vaadin yerine getirilmediği ayan beyan ortadadır. Tütün sorunu yüzlerce sorunlardan sadece bir tanesi.
Kentimizin daha buna benzer nice çözüm bekleyen sorunları var. Hepsini tek tek yazmaya çalışırsak öyle zannediyorum ki bize ayrılan bu köşe yetmeyecek, az gelecektir. O nedenle burada kısa keserek Hatice’yi bırakıp neticeye gelelim…
Tıpkı tütün gibi benzer birçok olumsuz gelişmeleri gören şehrimizin (STK) sivil toplum kuruluşları mevcut gidişata dur diyebilmek için önemli bir adım attıklarını görmekteyiz. Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti’nin öncülüğünde bir araya gelen STK’lar, ilimizin mevcut sorunlarına çözüm üretmek adına çok ciddi, kararlı ve somut adımlar atmak amacıyla dayanışma içerisinde olduklarını görmüş olmamız, yediden yetişe hepimizi sevindirmektedir. Dolayısıyla bir Adıyaman sevdalısı olarak yüz binlerce üyesi bulunan söz konusu STK’ların, Adıyaman’ımızın var olan sorunlarına çözüm aramak amacıyla bir araya geldiğini, tek yürek, tek ses olmalarını ve taşın altına ellerini koymak için özveride bulunmuş olmalarını görmemiz bizleri oldukça mutlu etmektedir. Bu sevinci Adıyamanlılara yaşatan başta Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere tüm STK’ları en derin kalbi muhabbetlerimle tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum! Şehrimizin medeni, muasır, çağdaş ve modern kentler seviyesine ulaşabilmesi için böyle bir birlikteliğe tıpkı ekmek gibi, su gibi ihtiyacı vardı!.. İlimizin ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla yola çıkan bu örgütlerin, milletvekillerimizin bile gücüne güç, cesaretine cesaret katacaklarından eminim! Atalarımızın, “ Bir elin nesi var, iki elin sesi var ” dedikleri gibi, böyle güzel bir güç birliğinin bundan böyle birçok sorunun üstesinden geleceğine inanıyorum. Adına Adıyaman Kalkınma Platformu (AKAP) denilen bu örgüte âcizane diyeceğim o ki, “ Kayaları aşındıran dalgaların büyüklüğünden ziyade sürekliliğidir! ” sizler de böyle bir düşünceyle yola çıkarak Ankara’daki kayaları aşındırmak istiyorsanız mutlak anlamda bıkmadan, usanmadan, yılmadan, yorulmadan, her şeyden önemlisi kararlılıkla ve cesaretle somut adımlar atmalısınız. “ Ağlamayan bebeğe mama verilmez ” misali Adıyaman için çok ama çok ağlamalısınız! Hem de öyle bir ağlamalısınız ki, sesinizi değil Ankara, tüm Türkiye duymalı! Bu yönde eylemlerde bulunursanız üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir problem kalmayacaktır. Her şey Adıyaman için. Selam ve dua ile…
Bilal KARADAĞ |



