|
Şanlıurfa İzlenimlerim
Bu hafta Salı günü bir vesileyle Şanlıurfa’ya gitmek zorunda kaldım. Çevremdeki birçok insanın tatil amacıyla il dışına çıktığı şu günlerde, bendeniz bir iş vesilesiyle il dışına çıktım. Şanlıurfa’ya giderken özellikle Atatürk Barajı ile Bozova arasında yol kenarında pamuk ekildiğini görmem, hele hele yol boyunca fıskiyeyle pamukların sulandığına tanık olmam beni oldukça sevindirdi. Daha önceleri susuzluk nedeniyle çatlayan Bozova’nın uçsuz bucaksız arazilerini suyla buluşmuş olmasını görmem beni oldukça mutlu etti. Şanlıurfa şehir merkezinde yeni yapılan ve adeta yeşil örtüye bürünen parklar, şehir dışından gelenlerin ilgi odağı haline geldiğine şahit oldum. Daha önceleri çeşitli vesilelerle gitmiş olduğum Şanlıurfa’ya bu sefer gittiğimde çok değişmiş olduğunu gördüm. Belli ki kentin yöneticileri hizmet noktasında olağanüstü bir çaba sarf etmişler. Hatırlarsanız “ Yiğidi öldür ama hakkını inkar etme ” diye bir atasözümüz var. Bu anlamda Şanlıurfalı yöneticileri takdir etmemek haksızlık olur herhalde… Şanlıurfa’nın tarihine baktığımızda asıl isminin Urfa olduğunu ve şanlı ismini yakın zamanda almış olduklarını görmekteyiz. Malum altı yüz küsur yıl ayakta kalan ve dünyanın üç kıtasında at koşturan Osmanlı Devleti yıkıldıktan hemen sonra, Anadolu birçok ülke tarafından işgal edilmişti. İşte o yıllar da birçok kent gibi Urfa’da 07 Mart 1919 tarihinde İngilizler tarafından işgal edilmiş ve daha sonra kendi aralarında anlaşmak suretiyle İngilizler yerlerini Fransız birliklerine terk etmişlerdi. Urfalılar, İngilizlere ve Fransızlara karşı yüksek kahramanlık cesareti göstererek düşmanı şehirden kovmuşlardı. Urfa’ya üstün cesaretin karşılığı olarak 1984 yılında TBMM tarafından “ Şanlı ” ünvanı verilmiş ve o tarihten itibaren Şanlıurfa olarak anılmaya başlanmış… Şanlıurfa ayrıca halk arasında “ Peygamberler şehri ” diye anılmaktadır. Şanlıurfa’ya bu ismin neden verildiğini gitmişken kendi çapımda araştırdım. Bu yönde yaptığım araştırmalar neticesinde Şanlıurfa’nın dünyanın en eski illeri arasında yer aldığını ve bu kentte birçok peygamberin yaşadığını öğrenmiş oldum. Başta Hz. İbrahim ve Hz. Eyüp burada dünyaya gelmişler. Ayrıca ilk insan Hz. Âdem Harran bölgesine gelerek ikamet etmiş ve çift sürmekle geçimini idame etmiş. Hz. Elaysa Hz. Eyüp’ü ziyaret etmeye gelirken, Eyüp’e takriben
Yine bir rivayete göre Hz. İsa Şanlıurfa’ya gelirken Ulu Cami’ye gidip kuyuya eğildiğinde mendilini düşürmüş oracıkta. Ayrıca Hz. Musa ve Hz. Şuayp gibi peygamberlerin uğradığı bir kent olduğunu öğrenmiş oldum. Hâsılı bu vesileyle Şanlıurfa’nın “ Peygamberler şehri ” olarak anılmakta olduğunu da öğrendim. Diyeceğim o ki, Şanlıurfa her yönüyle güzel bir kent. Her tarafında buram buram medeniyet kokuyor ve her karış toprağında peygamberlerin izine rastlamak mümkün. Özellikle küreselleşen dünyada bir taraftan çağa ayak uyduran, öte taraftan gelenek ve göreneklerine bağlı bir toplumun var olduğunu Şanlıurfa’da görmek mümkün. Bayanların adeta yeri süpüren uzunca aba giymiş olmaları, erkeklerin ise kafalarına bağlamış olduğu puşu, hatta beyaz renginde giymiş oldukları fistanlarıyla sanki çağa karşı direnmiş, meydan okuyorlar… Kısacası Şanlıurfa anlatmakla bitmeyecek bir şehir. Gezip görmeye değer bir dünya kenti… Selam ve dualarımla… Bilal KARADAĞ
|



