|
İKİNCİ BÖLÜM Birinci Bölümü Okumak İçin Tıklayın
AK Parti seçim Yatırımı Yapmaz
-Genel olarak AK Partili belediyelerin çalışmalarını olumlu buluyorsunuz. Önümüzde de bir yerel seçim var, AK parti seçim yatırımı yapar mı?
AK Parti hiçbir zaman seçim yatırımı yapmadı. Türkiye’de Türkiye için çalışırken, Adıyaman’da Adıyaman için, Besni’de Besni için, Kahta’da Kahta için.. orada ilin, ilçenin gelişmesi için yapılanlar normal yatırımdır, seçim yatırımı değildir. Seçime gireceğiz diye özellikle bir çalışma yapılmıyor. Genel seçimlerde de Adıyaman’a özel bir şey verilmedi. Normal prosedürde yapılması gerekenler yapıldı.
Belediye başkanımız sayın Necip Büyükaslan’la bazen şehri geziyor, neler yapıldığını görüyorum. Vatandaşa soruyorum çalışmalarda memnun musunuz diye, memnuniyetlerini görünce mutlu oluyorum. Bu seçim döneminde değil, her zaman böyle. Ama şu var, hükümet seçim döneminde yatırım getirse yok mu diyeceğiz. Kentimiz için evet deriz ama yok. Ak parti seçim dönemine özel bir çalışma yapmıyor.
-Adıyaman merkez ilçe ve beldelerde AK Partili olarak toplam 12 belediye başkanı var. Yerel seçimde bu sayı ne olur, artar mı, eksilir mi?
Artıp, artmayacağını düşünmekten ziyade biz iki katına çıkarmak için çalışıyoruz. Biz tüm ilçe ve beldelerimizde olağanüstü çalışmalar yapıyoruz. Yıllardan beri ihmal edilmiş yolları yaptık. Daha yeni kömür yolu yapıldı, görmenizi isterim. Girik de köprü çalışması yapılacak. Bunlar yörenin ihtiyacı olan çalışmalar, yapılması gerekenler ama şimdiye kadar yapılmamış. Sincik’te, İnlice’de, Akıncılar’da.. gidin bakın, yapılan çalışmalar o yörenin olmazsa olmazlarıdır.
AK Parti İl Başkanlığı, milletvekilleri, belediye başkanları ve partililerimizle birlikte her seçim bölgesinde galip çıkmak için çalışmalarımız aralıksız sürecek.
Seçimde Aynı Adayları İsterdim
-Peki seçime giderken vitrin yenileme durumu söz konusu mu? Yani 12 belediye başkanından gerek kendi isteğiyle gerekse aday olmayacak/aday edilmeyecek var mı, ya da sürpriz isimler ortaya çıkacak mı?
Biliyorsunuz henüz aday adaylığı süreci başlamadı, müracaatlar yapılmadı.
-Bir kişi vardı ama…
Evet sadece aday adaylığını açıklayan Celal Gürsoy bey var. Elbette adayların belirlenmesinde bizler de söz sahibiyiz ama üç türlü çalışma var. Teşkilat görüşü, milletvekili görüşü ve belki farkında değilsiniz gizli anketler yapılıyor.
-Farkındayım.
Bu anketlerde il ilçe başkanlığımız, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımızın çalışmaları halka soruluyor. İşte bu üç kıstas genel merkezce değerlendirilerek aday belirleniyor. Hakikaten genel merkezimiz çok güzel bir çalışma yapıyor.
-Hakkınızda gizli anket yapılması hoşunuza gidiyor mu?
Ne kadar çok denetlenirsen o kadar az hata yaparsın, o kadar daha çok ve güzel çalışırsın. Biz seçime aynı adaylarla gitmek isteriz. Çünkü hepsi çok güzel çalışmalar ortaya koydu, halkın memnuniyetini aldı ama genel merkez değiştirirse bizim yapacağımız bir şey yok. Bana kalsa ben 12 belediye başkanımızın çalışmalarından da memnunum, devam etmelerini isterim.
-Hüsrev Kutlu ve Ahmet Aydın’la kendinizi kıyasladığınızda siz nasıl bir il başkanısınız?
Ben kendimi şöyle değerlendireyim, mizaç olarak konuşmam biraz serttir. Hatta yıllar önce işyerim divan pastanesi üstündeydi ben işyerine gitmediğimde sessizlik olmalı ki komşular “ bugün Lütfullah Ayhan gelmemiş ” derlermiş. Ses tonu yükseğim.
Koltuğa Yapışmam
-Ama yapı olarak öyle değilsiniz.
Kesinlikle hiçbir zaman ve hiçbir kimseye karşı içimde kin ve nefret yok. Ben insanları çok severim. Öncelikle işin yapılması noktasında elimden gelen her türlü gayreti sarf ederim. Şuna inanıyorum ben hizmet için varım. Hiç bir zaman bir koltuğa oturduğumda o koltukta sürekli kalacağım diye bir düşünceye sahip değilim. Yapamadığım zaman açık yüreklilikle “ ben yapamıyorum ” der ve bırakırım.
Bir vatandaşımızdan şikayet gelirse o şikayetin nereden kaynaklandığını bulur ve çözerim. Bürokratlara işlerine kesinlikle karışmam. Ama bir haksızlık olduğu zaman, haksızlık yapılan kişiyi de yanımıza alır, gider hakkını savunuruz. İhale olduğunda kaçarız, ihaleden sonra haksızlık varsa gideriz.
İşçi alımlarında en önce deriz ki “ iş yapacak, muhtaç, fakir, fukara, öksüz, yetim, dulları alın ” diyorum. Bu acımak için değil, yardımcı olmak içindir, elinden tutmak içindir.
İşe Göre Adam…
-Size gelip iş isteyenlere ne yapıyorsunuz?
Ben öncelikle OSB’de nazım geçen işadamlarımıza yönlendiriyorum. Hepsine çok teşekkür ediyorum.
-Adama göre iş mi işe göre adam mı?
Hayır, verilen işte başarılı olmazsa gönderin diyoruz. Yani işe göre adam seçilmesinden yanayım.
-O zaman size başvuranları yönlendiriyorsunuz. Peki partili-partisiz ayrımı yapıyor musunuz?
Hepsi bizim vatandaşımız. Üstelik de bu kentte dört kişiden üçü ak partiye oy vermiş.
-Yakınlarınızı, yani ortada bir iş varsa önce can mı?
Hayır kendi akrabalarımız, yakınlarımı göndermiyorum. Şimdi öyle mağdur insanlarımız var ki, geçen işsiz bir anneyi OSB’de bir işadamımız işe aldı. Birkaç gün sonra sabah 6.30’da kapının önüne geldi, “işten mi çıktın” dedim “yok” dedi “İlk defa bu gece yarın çocuğuma süt alabilecek miyim korkusuna kapılmadan rahat bir uyku uyudum. Allah senden razı olsun” dedi. En büyük zenginlik budur işte.
Makamımı Kullanmam/Kullandırtmam
-İl başkanlığınızı kişisel çıkar için kullanmıyorsunuz o zaman…
Hayatta kullanmam ve kullandırtmam. Bana bu konuda kimse o tür bir yaklaşımla gelemez. Bugün hiçbir daire müdürü “ işime karışıyor ” diyemez. Sadece eksiklik olduğunda “ burada niye eksiklik var ” diye soruyoruz.
-Daire içi işlemlerde mesela personel yer değiştirmelerinde.
Asla, “ müdürüm Ahmet’i şuradan al şuraya ver ” o da benim vatandaşım, niye yerini değiştireyim, oraya gelecek olan da bizim insanımız değil mi?
-Partilerde parti içi demokrasi olmadığı hep söylenir. Demokrasi isteyen partiler, kendi içlerinde demokrasi uygulamıyor denir. AK Parti’de parti içi demokrasi var mı?
Bizde parti içi demokrasi var ama yanlış anlaşılan tek liste halinde seçime gidilmesidir. Bugünlerde ilçelerde kongrelerimiz var. Birçok kongreye tek liste ile girileceğini sanıyorum. Ama biz tek liste halinde seçime gidilmiyor ama biz vekillerimizle, belediye başkanlarımızla gidip, seçim sonrası kırgınlık, küskünlük yaşanmasının önüne geçilmesi için tarafların anlaşarak, uzlaşarak birbirlerine hoşgörüyle davranarak seçilmelerini istiyoruz.
Yoksa bir yönetim kurulu üyesini belirlerken, bir kişinin değil, geniş tabana yayarak belirlenmesini istiyoruz. Her kesimden, her bölgeden vatandaşın temsil edilmesini istiyoruz. Bu defa yüksek okul mezunu ve bayan üyelerin sayısının arttırılması gerektiğini de söyledik. Bizde despot bir yönetim anlayışı yok. Uzlaşma var.
Kararlar Tartışılarak Alınmalı
-Bir yönetim kurulu toplantınız var. Bir karar alacaksınız ama bir yönetim kurulu üyeniz itiraz ediyor, o üye rahatlıkla itiraz edebiliyor mu, itirazdan sonra o üyeye bakışınız değişiyor mu?
Hayır, itiraz etmesi gerekirse itirazını yapar, haklıysa onu değerlendiririz. Biz hep şunu söylüyoruz, en güzeli olsun, tartışarak iyi bulunsun ve dışarıda konuşacağımıza hepsini burada konuşarak bir karara varalım. Tartışılmadan alınan karar çok da sağlıklı olmaz.
-Siyaset akademisinde umduğunuzu buldunuz mu?
Evet.. orada çok güzel şeyler oldu, basınımızdan da katılanlar vardı. Başka siyasi görüşe sahip olanlar geldi, hiçbir siyasi görüşe sahip olmayanlar katıldı. Birlik ve beraberlikle güzel bir akademiyi tamamladık.
-Siyaset akademisi tamamlandı. Çok sayıda siyasetçi adayı yetiştirdiniz. Gerçekten içlerinde siyasete hevesli olanlar da vardı, benim gibi “sadece öğrenmek için” gelenler de. Herhangi bir seçimde akademiden mezun birisi gelse, “ben akademiyi bitirdim, iyi de puan aldım, ama ne zenginim, ne ağa çocuğuyum, ne malım mülküm var. Buna rağmen aday olmak istiyorum” derse bakış açınız ne olur?
İki türlü bakış açımız var. Bir defa aday olmasında yasal engel bulunmayan herkes aday adayı olabilir. Hem milletvekili, hem belediye başkanlığı, hem il ve belediye meclis üyeliklerine..aday adayı olarak herkes başvurmada özgürdür. Adaylıkta ise değerlendirme dikkate alınır, başarısı, çalışması kıstastır, akademi de bir kıstastır. Buna rağmen akademiye hiç gelmemiş birisi de aynı şekilde aday adayı da, aday da olabilir, bir engel yok.
-Yeri gelmişken sertifikaları çantanızda mı saklıyorsunuz?
(Gülerek) Evet öyle diyorlar. Ben istiyorum ki bunu bir törenle verelim. Yoksa herkesin adresine gönderirim. Yakında vekillerimizin olduğu bir ortamda sertifikalar törenle dağıtılacak.
GAP Eylem Planının Takipçisiyiz
-GAP eylem planı açıklandı. Sadece açıklanmakla mı kaldı, yapılanlar var mı, yapılacakların takipçisi oluyor musunuz?
GAP eylem planının elbette takipçisiyiz. Planın içerisinde olan kurumları sürekli ziyaret ediyor, yapılan ve yapılacakları öğreniyor, eksiklik ve aksaklık varsa çözebileceğimiz oranda çözüyoruz. Her gün vekillerimizi arıyorum. Planda yer alanları soruyor, gelişme olup olmadığını kontrol ediyorum. En çok koçalı barajının bir an önce bitirilmesini istiyorum.
-Vekilleri her gün arıyorsunuz, vekiller bıkmıyor mu, bilgi vermeden kaçmıyorlar mı?
Yok, memnun oluyorlar ve her zaman her konuda bilgi verirler.
Vali Sodan’ın Performansından Memnunuz
-Vali Ramazan Sodan göreve başlayalı çok olmadı ama performansını nasıl buluyorsunuz?
Yeni valimiz geldiği günden beri iyi bir performansla çalışıyor. İşleri çok iyi takip ediyor. Çok alçak gönüllü, o kadar çalışkan birisi ki, hangi iş olsa bir an evvel çözmeye uğraşıyor. İşleri çok çabuk yapma konusunda elinden geleni anında yapmasıyla dikkat çekiyor. Bunda genel sekreter olarak görev yapmasının payı var diye düşünüyorum. Sayın valimiz hep hizmet noktasında var. Biz sayın valimizin performansından çok memnunuz. Gayet sade, iş bitiren ve Adıyaman’a hizmet elinden geleni yapmaktan çekinmeyen böyle bir valiyle çalışmaktan son derece memnunuz.
-Bildiğiniz gibi eski vali Halil Işık yine mahkeme yolunu arşınlamış, dördüncü kez ilimize gelmeye çabalıyor.
Mahkemeye vermişse o kendinin bileceği bir iş. Ben şunu söylüyorum her zaman vali Halil Işık efendi, beyefendi, kibar birisi, kimsenin arkasından konuşmayı sevmem ama hizmet noktasında yeni valimize göre çok ağırdı.
Vali Işık Hizmette Ağırdı
-Mahkemeyi kazanırsa başka kente atanma durumu var mı?
Olmalı. Artık sekiz yıl bu kentte görev yapmış, hizmet etmiş. Biz kendisine bu hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Özverili çalışmaları oldu ama hep mahkeme kararıyla geldiği için evrakları sıkı sıkı inceledi. Ondan dolayı da çok ağır kaldı. Ama başka ile vali olmasından yanayım.
-Eskiyle kıyasladığınızda Adıyaman nasıl bir kent?
Adıyaman çok değişti, çok gelişti, daha da gelişecek. Eskiden 30 saatte gittiğimiz bir yere şimdi bir saatte uçakla gidiyoruz, Nemrut dağında önemli çalışmalar başladı. Adıyaman turizmde önemli bir denge olacak.
-Bakanlar geliyor, bakıp gidiyor mu?
22 Temmuzdan bu güne ilimize 7 bakan geldi, biz bakanların boyunu posunu görmek için davet etmiyoruz. Gelen bakanlarımıza sorunları anlatmışız, kendi alanıyla ilgili her türlü desteği vermişler. Bakın milli eğitim bakanı Adıyaman’a geldi, en çok ödeneği verdi.
Bakanlar Bize Bakıyor
-Bakanlar geliyor ama gerçekten bakıp, sorun çözerek mi gidiyor.
Bakanlara biz her zaman gerekli sorunları hem sözlü, hem de dosya halinde sunuyoruz. Ben istiyorum ki bir bakan, bir genel müdür geldiğinde işadamları, sivil toplum örgütleri, kurum amirleri ve yöneticiler bir şeyler istemesini bilmeli. Adıyaman’a Devlet Bakanı Mehmet Şimşek geldi. Hazineden sorumlu bakan. OSB için çok önemliydi 6 aydır enerji desteği alamıyorlardı. Bunun sorulması gerekirdi, ben sordum, arkadaşlara da anlattım Danıştay’da verilen bir karar gereği gecikmişti.
Duble yollarda, tarımda, ilgili bakanlar geldiğinde konuyla alakalı sorunlar iletilmeli. Bakanlar gezmeye gelmiyor. Bakan Mehmet Şimşek geldi, çalıştı, sorunları dinledi, notlar aldı. Gece saat bir de şehri gezdirdik, huzurlu bir kent olduğumuz gösterdik hatta saat 01.00’da bayanlarımızın ciğercide ciğer kebap yediğini gördü, yani huzur var, yatırıma engel bir durum söz konusu değil. Bunu bakana anlattık, kendisi de gözleriyle gördü. Her bakan geldiğinde birçok sorunumuz halloluyor. Kültür Bakanı geldi, Nemruta, Perre’ye ağırlık verildi. Kültür merkezi üniversiteye tahsis edildi.
-Bakan geldikçe bize bakıyor yani.
Bakar tabii. Bakan cebinde bir şey taşımıyor ki, geldiğinde getirsin. Sorunları görüyor, ona göre yapılacakları belirliyor.
-Şu soruyu da sorsaydı keşke diye düşündüğünüz bir soru var mı?
-Senin gibi bir üstadın karşısında konuşmak kolay değil ama insanı rahatlatıyorsun. Ben her zaman şundan yanayım, gazeteciler, basın, hem görsel hem yazılı basın bir toplumun gelişmesi için kendi özel çabası dışında objektif düşünüp, bunları kaleme alıyorsa inanın o basın sayesinde o il, o ilçe, o belde, o ülke kalkınır. Yeter ki yazılanlar dirayetli olsun, yazılanlar sırf yazılmış olsun diye kaleme alınmış olmasın. Yazılarını okuyorum, bazen eleştiriyorum da. Bazen diyorum ki iyi ki bunu yazmış.
-Yoğunluğunuza rağmen zaman ayırdınız çok teşekkür ederim.
Ben de teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Lütfullah Ayhan Kimdir?
AK parti İl Başkanı Lütfullah Ayhan, 1954 Adıyaman doğumlu. Babası Sümerbank da görevli olduğundan dolayı ilk, orta ve lise tahsilini Gaziantep de, yüksek öğrenimini Sultanahmet Ticari İlimler Akademisi, (şimdiki adıyla Marmara üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi) bitirdi. Üniversiteyi bitirmesinden hemen sonra Kıbrıs’ta vatani görevini ifa etti.
1977 yılından sonra Adıyaman’da muhasebeci ve mali müşavir olarak görev yapmaya başladı.
1981-1984 yıllarında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’
1984 yılından bu yana serbest muhasebeci ve mali müşavir olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası(SMMO) Başkanlığı görevini de yürüttü.
Evli ve beş çocuk babası.
Dört çocuğu üniversite mezunu, bir oğlu ise Adıyaman Öğretmen Lisesi’nde eğitimine devam ediyor.
Aktif siyasete 2002 yılında başladı. AK Parti Milletvekili Fehmi Hüsrev Kutlu’nun, AK Partinin kuruluşundan sonra il teşkilatını oluşturmakla görevlendirilmesi sonrasında bir teklif üzerine siyasete girdi. Muhasebeci olmasının etkisiyle partide de mali işlerden sorumlu başkan yardımcılığı görevine getirildi.
2002 yılında Kutlu milletvekili olunca Ahmet Aydın İl Başkanlığına getirildi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde bu defa Ahmet Aydın milletvekili olunca Lütfullah Ayhan da il başkanlığına atandı.
İl Başkanı olarak görev almasından sonra SMMO’daki görevinden istifa etti.
|



