|
Zirveye Çıkmak Zor,
Ancak Zirvede Kalmak Daha Çok Zor!
Siyasi arenada bazı kişiler liderliğe oynarlar ve lider olmak için meşru olan bütün yolları denerler. Ancak lider olmanın yolu da mücadele etmekten geçer. Bu mücadeleye giren kişiler özellikle tek başına değil, kendilerine yakın gördükleri bir ekiple beraber yola koyulur ve devam ederler. Hatta bu uğurda yeri gelince bazı bedeller bile ödemek zorunda kalırlar. Bedel ödeyenler tek başına değil, kendileriyle beraber hareket eden ekibiyle birlikte öderler. Eğer gerçekten bir yerlere gelmek istiyor ve başarıyı elde etmeyi göze almışlarsa bedel ödemeyi de peşinen kabullenmişlerdir… Unutmayalım ki, “ Her başarının bir bedeli var ”... Onun için zirveye çıkmak, lider olmak, makam ve mevkilere gelmek sanıldığı kadar kolay değil, tek başına da yapılacak bir iş asla değildir. Siyasette bu düşünceyle hareket edenler, bir yerlere gelmek arzusunda olanlar tek başına değil, ekibiyle beraber gelir, ekibiyle birlikte giderler. Bu amaçla hareket edenler siyasi arenada ekibi olmadıkça tek başına bir hiçtirler. Ancak, her ne hikmetse bugüne kadar tanıdığım bütün siyasetçiler, ekibini bir basamak olarak kullanmış ve basamaklara bir bir basarak zirveye çıkmışlardır! İstedikleri makama geldikten sonra ise ekibine hor bakmış, hatta nasıl olsa bunlar benimdir bir yere gidemezler düşüncesiyle yenilerine kucak açmışlardır! Tıpkı “Çantada keklik” misali hesabını yaptıklarına şahit olmaktayız. Bana göre bu çok yanlış bir düşünce. Elbette herkes ister ki ekibi daha çok güçlensin. Zira, ekibi güçlendikçe kendileri de haliyle güçlenir ve ekiplerinin güçlü olması için yenilerine de kucak açmanın hesabını yapmalıdır. Ancak, bunu yaparlarken eski ekiplerini ihmal etmemeleri gerekmektedir. Aksi halde “ Kaş yapayım derken göz çıkarırlar! ” Kader birliği yapmış yol arkadaşlarını yarı yolda bırakan siyasetçilerin maalesef sonu gelmemiş ve hüsranla sonuçlanmıştır… Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e atfen söylemiş olduğu “ Ey oğul, unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar sağlam da değiller ” cümlesi, sanırım tüm liderler için geçerlidir. Dolayısıyla üzerinde oldukça düşünmeleri ve bu anlamda kendilerine çekidüzen vermeleri gerekmektedir! Bazı makamları işgal eden ve liderlik vasfını taşıyanlar, bin düşünüp bir karar vermeleri gerekir elbet. Bakınız konuyla alakalı Eba Müslim Horasan-i ne güzel buyuruyor: “ Onlar şerlerinden emin oldukları için düşmanlarını kendilerine yakın, dostlarını da uzak tutmaya çalıştılar. Ancak düşman kendilerine dost olmayınca, dostları da düşman safında yer aldı ve yıkılmaları mukadder oldu! ” Rabbim hiç kimseyi yüksekteyken aşağıya düşürmesin!.. Dünya da yükseklerde yer tutup, daha sonra aşağıya düşmek kadar zor bir şey yoktur. Bunu ancak düşenler anlar ve çok pişman olurlar, fakat onlar için geriye dönüş artık imkânsızlaşır. Onun için zirveye çıkmak zor, ama zirvede kalmak daha çok zor! Zirveye çıkmak arzusunda olan siyasilere diyeceğim o ki, yukarıda zikrettiğim Eba Müslim Horasan-i ve Şeyh Edebali’ye ait olan cümleleri mutlak anlamda kulaklarına küpe yapmalılar… Kader birliği yapmış oldukları ekiplerini ihmal etmemeliler. Arkadaşlarına sadık kalanlar hep zirvede kalmışlardır. Aksini yapanlar ise çıktıkları gibi de düşmüşlerdir!.. Ne yazık ki, bu kriterlere riayet etmeyenlerin sonu hüsranla sonuçlanmış ve onlar için artık ne ahlar, ne de vahlar para etmemiştir… Selam ve dua ile…
Bilal KARADAĞ |



