|
Bir Darbeci Daha Gitti…
Bir süre önce Pakistan’da başlayan gelişmeler trajikomikten de öte bir şeydi. Hükümet “ anayasaya aykırı davranıyor ” diye Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in azledilmesini görüşüyordu.
Zaten hazretleri anayasaya saygısı olsa darbeyle iş başına gelmezdi.
Eğer hükümet anayasayı uygulamak istiyorsa, onu son günlerde anayasaya aykırı davrandığından dolayı değil, bir ülkede hakkı olmayan koltuğa oturduğu için azletmeli, ardından idam cezasıyla cezalandırılmalıydı…
Onu yapmak zor geliyor demek ki…
Hani bizde de eski darbecileri kırpıp kırpıp kötü ressam yapıyorlar ya, onlarda düşünmüş, “ İyisi mi Türkiye’ye gönderelim, belki ithal bakan falan bile yaparlar. Yoksa da Beşiktaş hayranlığını kullanarak spora bile el atar. Olmadı mı nitekim efendiyle birlikte nü resim yapıp, ahretini de batırır… ”
Bütün ülkeleri oluşturan vatandaşlar, darbeci ve darbe heveslilerine karşı yekvücut olmadığı takdirde “ kafası esenin darbe yaptığı ” ülke sayısı da azalır.
Ülkemizde halen demokrat olduğunu şişinerek söyleyenler, darbecilerin hazırladığı anayasayı muhafaza etmek için cansiperane çalışıyorlarsa bunda bir sorun var demektir.
Siyasi partiler, sandıkta çıkmayacaklarını hissettikleri anda askeri darbe yapmak için kışkırtmaya çalışıyorsa o siyasi partinin siyasi parti olduğunu söylemek çok zordur.
Bir ülkede medya rantı kesildiğinde bütün bir ülkenin kaderiyle oynamayı göze alarak darbe çığırtkanlığı yapıyorsa ona medya değil, darbeci borazanı demek gerekir.
Bir ülkede aydın olduğunu söyleyen karanlık çevreler her sıkıştıklarında darbeden medet umuyorlarsa onların aydın olduğunu söylemek, bütün aydınlara hakaret olarak algılanmalıdır.
Değilse darbeciler yüksek maaşı alır, Marmaris’te çıplak kadınların resmini çizerek sanatın da içine ederler.
Birisi kalkıp, “ ben böyle sanatın içine tüküreyim ” demeli ve “ben bütün darbecilerin…” diyerek devam edebilmeli, demokratlık mücadelesi verebilmelidir.
***
Pervez Müşerref, “ düşmesem de inecektim ” dememek için istifa etti.
Mutlaka “ beni yargılamayın, ben kendim istifa ederim ” şeklinde bir anlaşmayla istifayı kabullendi.
Yani yediği naneler kendisine, aldığı canlar yanına kar kaldı.
Pervez Müşerref istifa etti, peki şimdi Pakistan demokratik mi oldu?
Pakistan’da yasalar uygulanmış, anayasaya sadakat sağlanmış mı oldu?
Pakistan, Benazir Butto’nun katilini bulup, cezasını vermiş mi oldu?
Pakistan, kayıp yıllarını telafi etmiş, birden bire müreffeh bir ülke haline gelmiş mi oldu?
Hayır!
Bütün bunlar olmadı…
Sadece iş başında olan, hak etmediği koltukta oturan darbeci-devlet başkanı uzaklaştırıldı.
Peki Pervez Müşerref nasıl birisiydi?
Bizim ruhumuzu okşayan şeylere sahipti…
Mesela 1956 yılına kadar Türkiye’de eğitim görmüştü…
Sonra çok iyi Türkçe biliyordu…
Atatürk hayranıydı da…
Bir de Beşiktaşlıydı…
Diğeri çok önemli değildi bizim için…
Onun darbeci olması, bir ülkenin kaderiyle oynaması, insanlara onlarca yılını kaybettirmesi, halkın onur ve şerefini ayaklar altına alması, anayasayı çiğnemesi, kanun tanımaması çok da önemli değildi.
Nasıl olsa biz alışmıştık.
Bir ülkenin kaderiyle oynayan, onların şerefi, onuru ve her türlü değerlerini alaşağı eden dangalak darbecileri biz baş tacı ediyor, hatta o dönemlere övgüler dizmeyi “ demokrasi taraftarlığı ” olarak algılıyorduk.
Oysa dizilmesi gereken başka şeyler vardı…
Öncelikle darbe dönemlerinin ürünü anayasalar demokrat insanlar tarafından elinin tersiyle itilmeli.
Aldığı yasadışı kararlar için “ yargı ” yolu açılmalı…
Ve yasalarda “ idam ” cezası olmaması dikkate alınmayarak, “ darbe yapan asılır ” hükmü konulmalı…
Bunu yapmadığınız zaman abuk sabuk karalamaları resim sanan “ nitekim ” efendi gibiler, ülkeyi de aynı abuk sabuklukla yönettiklerini sanırlar…
İnsanları eve mahkûm ettiği, dışkı yedirttiği, işkence yaptırdığı, ispiyoncuların laf taşımasını “ delil ” saydırdığı, insanları itelediği, hor gördüğü, boş yere hapse attığı, fail-i meçhule kaybettirdiğin, bütün pisliklerini, bütün şerefsizliklerini unutur ve karalamaya devam eder…
Onlar karalamaya devam ettiği müddetçe aydınlanmamız asla mümkün değildir.
Bir darbeci daha gitti ama ne ki, muhtemelen ülkemizde konuk olacak ve biz onu çok seveceğiz.
“ Sen ne cici bir şeysin. Gel senle Beşiktaş’ın maçına gidelim ” diyeceğiz…
***
Cumhurbaşkanı’ndan Örnek Bir Af!
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski başbakanlardan ve SP’nin önceki Genel Başkanı Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı “ yaşından ” dolayı affetti.
Önceki dönemde affedilip, dağa çıkanları ve yeniden askerimize kurşun sıkanları gördüğümüzden, ülkesine hizmet etmiş, başbakanlık yapmış önemli bir ismin affedilmesine tanık olmamıştık.
Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eski genel başkanı olması nedeniyle de gösterdiği vefalılık, diğer siyasilere ve yöneticilere de örnek olmalı. Cumhurbaşkanı Gül’ü yürekten kutluyor, Erbakan’a ve onu sevenlere de “ geçmiş olsun ” diyorum.
|



