|
Kaş Yapayım Derken, Göz Çıkartıyorsunuz?
Geçtiğimiz hafta “ Vur Patlasın Çal Oynasın ” başlığıyla kaleme almış olduğum, başta ilimiz olmak üzere, Anadolu’nun birçok kentinde sokak ortasında yapılan düğün merasimlerin yanlış olduğuna vurgu yapmıştım. Bu yazımızda ise yine benzer bir konunun altını çizmeye çalışacağım. Bazı zat-ı muhteremlerin ifadesine göre “ Bu ülkede yaşayanların yüzde doksan dokuzu Müslüman ”dır. Buna itirazımız yoktur ve elhamdülillah hepimiz Müslüman’ız! Dolayısıyla birçok kişi, oğlunu veya kızını evlendirirken, ya da çocuklarını sünnet ettirirken inancı gereği davul-zurna ve orkestra çalmanın caiz olmadığını düşünerek Mevlid-i Şerif okutmayı tercih etmektedir. Yapılan düğün merasimlerinde kim ne çalar, ya da ne bileyim ne okutursa tabiî ki özgürdür ve demokrasinin var olduğu bir ülkede herkes düğününü istediği şekilde yapar elbet. Buna hiç kimsenin itirazı olamaz. İster davul çaldırsın, ister mevlit okutsun, ister dini ayın yaptırsın hiç önemli değil, “ Her koyun kendi bacağına ”… Ancak çağımızda içi türlü türlü aksesuarlarla donatılmış, koca koca düğün salonları gibi modern mekânlar varken, sokak ortasında yapılan düğün merasimleri oldukça yanlış bir davranıştır. Bunu medeni bir toplumun yapması asla düşünülemez. Toplumumuzda bazı kişiler sokak ortasında davul-zurna merasimi yaparlarken bazıları da sözde davul-zurna caiz değil düşüncesiyle mevlit okutmaktadır. Bakıyorsun hoparlörü koymuşlar balkona, sesini sonuna kadar açmışlar, komşusunun taziyesi mi var, hastası mı var hiç önemli değil, vermişler son sesi eğlenceye devam… Bu doğru olmayan bir davranış, yanlışta ısrar etmeyelim lütfen. Mevlit okuturken evinizin içinde veya düğün salonlarında okutmak gibi bir imkânınız varken, komşularınızı rahatsız etmenin ne âlemi var! Sizler sevincinizi ve mutluluğunuzu çeşitli vesilelerle dışa vururken, unutmayın ki komşularınızdan kimisi belki de gece çalışmış ve gündüz evinde yatıyordur, bunu rahatsız etmek ya da uykusuz kalmasına vesile olmak gibi bir lüksünüz olabilir mi? Yâda kimisinin taziyesi veya hastası vardır o nedenle yaslıdır, gamlıdır, kederlidir, üzüntülüdür peki bunları rahatsız etmek gibi bir hakkınız olabilir mi? Yaşadığımız şu uygar dünyada, çağdaş, modern ve medeni toplumda bu tür eylemlerin yapılması oldukça yanlıştır. Modern dünyada ilkel uygulamalarla bir yerlere varılamaz, hâsılı kelam aşmalıyız artık bunları! Kaldı ki yapılan bu uygulamalar İslam inancına göre de caiz değildir. Çünkü bunu yapanlar kul hakkına tecavüz etmiş olmaktadırlar! Bilesiniz ki okuttuğunuz Mevlid-i Şerif’in arasında zaman zaman Kur’an-ı Kerim de okunmaktadır. Oysa İslam dininde Kur’an-ı Kerim’i dinlemek farzdır! Belki siz Kur’an-ı okuturken komşunuzun o esnada dinleyebilecek bir durumu olmayabilir. Belki birileri o anda yolda geçiyor ve acil bir işi vardır, gitmesi gerekiyordur. Malum, yolcu Kur’an-ı dinlemese farza aykırı davrandığı için günaha girmiş olacak, yok eğer dinleyecek olursa gitmediği için belki de işi görülmeyecektir o anda. Sorarım şimdi, sizin tüm bu olumsuzluklara neden olma gibi bir hakkınız var mıdır? İnancımızda “ Kul hakkına riayet edilmeli ” şeklinde bir hükmün olmasına rağmen, kişinin hak ve hukukuna neden riayet etmezsiniz? Unutmayın ki bu davranışınızdan ötürü “ Kaş yapayım derken, göz çıkartıyorsunuz? ” Hâsılı düğün ve benzeri eylemleri yaparken çevreyi rahatsız etmemek İslam inancının bir gereği olduğu gibi, aynı zamanda insan olmanın da bir gereğidir. Toplumu rahatsız etmeye hiç kimsenin hakkı olamaz. Selam ve dua ile…
Bilal KARADAĞ |



