|
İşsiz Kaldık Ey Halkım!
Bir Deli'nin Not Defteri'nin Yazarı Cenk Gülen, Güne Bakış Gazetesi'nde yayınlanan bugünkü yazısında işsiz kalan bir basın mensubunun nelerle karşılaştığını mizahi bir dille anlattı.
İşsiz Kaldık Ey Halkım!
Bizim basın camiası ilginçtir. İşsiz kaldın mı kalırsın alimallah. Ne kimseye derdini anlatabilir, ne kimseden de iş isteyebilirsin.
Eee mecburen parasız kaldığında da “ faiz ”i sindirerek kredi yolunu seçersin ama bankalar illa da “ maaş bordrosu ” ister.
Haklılar bankaların işsiz kalana dostluğu olmaz ki, parası olana dosttur.
Bakalım bizim meslekte işsiz kalan birisi olduğunda nelerle karşılaşırmış, buyurun bakalım…
Geçen gün işsiz kalan bir meslektaşımla sohbet ederken cep telefonunun mesaj bölümüne “ dıtttt dıttt ” diye bir mesaj geldi. O da “ hayırlı bir haber herhalde ” diyerek baktı ama yüzünün rengi attı.
-Hayırdır, ne oldu kötü bir haber mi?
-Yok ya, önemli değil.
-Bakayım…
Dedim ve baktım.
Mesaj, cep telefonu şirketinden geliyor, kısa ama öz iki kelimeyle her şeyi anlatmışlar. Üstelik anlasın diye de büyük harflerle yazmışlar.
Mesajda aynen şöyle yazıyordu; “ KREDİNİZ BİTMİŞTİR ”
Bu mesaj aslında çok şeyi anlatıyordu.
Hayata maddi gözle bakanların kredi bitirmesi çok kolaydı.
KREDİNİZ BİTMİŞTİR deyip kesip atabilirsiniz.
***
Hani daha önce de bir meslektaşım bulunduğu görevden ayrılmış ama nasılsa kendisine bir davetiye gelmişti.
Davetiye de “ Falanca yerde falanca yemekli toplantımıza davetlisiniz ” deniyordu. Aslında gitmek istemiyordu ama davet de gelmişti. Son anda davetiyeyi gönderen arkadaşımızın görevden ayrıldığını, yerine bir başkasının baktığını öğrenmiş ve hemen utanmadan telefona satılmıştı;
-Alooo falanca beyle mi görüşüyorum.
-Evet.
-Şey, kem küm ve de kem küm.. hani size bir davetiye yollamıştık ya…
-Evet geleceğim.
-Yok onu demiyorum, biz davetiyeyi yanlışlıkla göndermişiz.
-O zaman gelmiyorum.
-Zahmet olacak…
İşte bizde kredi böyle biter…
***
Neyse dönelim diğer arkadaşa…
-Kafanı yorma, geçici olarak bir bankadan kredi neyim alırız.
-Vermezler…
-Kredimiz var ya ne kafanı yoruyon.
-Bak krediniz bitmiştir yazıyor.
-Ona bakma o hain ciesem şirketi.
Neyse tam o anda TV’de 5 dakika da kredi reklâmı vardı. TC kimlik numaranı yazıyorsun, senin krediye hak kazanıp kazanmadığını şıppıdanağ biliyorlar.
Önce ben yazdım, bana kredi alabileceğimi belirten bir mesaj geldi.
Sonra bir başka arkadaş, ona da verebileceklerini belirten bir mesaj geldi.
Derken işsiz kalan meslektaşım yazdı. Sanki onun işsiz kaldığı manşetlere çıkmış, haberleri varmış gibi “ üzgünüz ” yazan bir teselli verici mesaj geldi.
Yok bu böyle olmayacak.
Biz de bütün kredili yolları denerdik, insanlık öldü mü?
Ve derken bir başka bankayı bulduk. Ona mesaj yazdık, gelen cevap;
-La yeri! Sana kredi mıredi yok, önce bir işe gir sonra görüşelim, oldu…
La yeri’li mesajı da ilk kez görüyordum ama demek ki insan işsiz kalınca daha çok la yeri diyen oluyormuş…
Arkadaşım hali üzere üzüldü tabii.
-“ İşsiz kaldık ey halkım ” diye bir kitap yazsam sanırım o da satılmaz, halk da bize la yeri der…
-Vallahi der. Böyyük gazetede çalışmakla yerelde çalışmanın farkı bu. Orada kovulsan “ kovulduk ey halkım ” dersin, maaşı yüze katlarsın. Bizde ise “ İşsiz kaldık ey halkım ” desen bir tekme daha vuran çok olur.
Ne demişler, alınca büyük alacan, çalınca büyük çalacan.
Biz üç kuruşa çalışınca üç kuruşluk kredimiz de çabuk tükenir.
Doğru söze ne demeli…
Ama siz siz olun “ işsiz kaldık ey halkım ” adlı bir kitap çıkarsa bir tane de olsa alın…
cenkgulen@hotmail.com / gazeteadiyaman.com
|
| [1] 2 | ![]() | ![]() |



