|
Adıyaman İlinin Kültür Yapısı
Adıyaman İli mağara devrinden itibaren günümüze kadar çeşitli medeniyetlere sahne olmuş, birçok kültürün yoğrulup özleştiği; sözü, giyimi-kuşamı, oyunu-düğünü ve hayatın çeşitli dönemleri ile (doğum, evlenme, ölüm) ilgili adet ve inançları, misafirperverliği, insan sevgisi, hayat felsefesi, dünya görüşü, halısı, kilimi, sicimi, heybesi ile halkbilim konusu teşkil edebilecek değerlere sahip zengin bir ilimizdir.
Folklor açısından bilimsel alan araştırmalarına konu olabilecek birikime sahip, çoğu yerde rastlanmayacak kadar özgün ve zengin kültürel değerler hazinesi olan Adıyaman İli günümüze kadar detaylı ve yeterli bir çalışmaya konu olmamıştır. Ancak bilimsel araştırmalar için ön çalışmalar başlatılmış bulunmaktadır.
Türk ve yabancı bilim adamlarının yapmış olduğu arkeolojik kazılar neticesinde elde edilen bilgiler doğrultusunda Milattan Önceki dönemlerde bile insanların yaşadığı zengin medeniyetlerin varlığını kanıtlayan Pirin Mağaraları ve günümüze kadar bütünlüğünü koruyarak gelebilen tarihi eserleri ile insanlık tarihi ve kültürün aynası niteliğindedir. Folklorumuzun bugüne gelişinde bu yapının şüphesiz etkisi vardır.
Teknolojinin ilerlemesi ve iletişim araçlarının gelişip yaygınlaşması ile kültürlerin daha hızlı kaynaşması ve değişmesi arasında sıkı bir bağ vardır. Bu kaynaşma ve değişim sürecini, Adıyaman İli’nin folklorik bir çok unsurlarında görmek mümkündür. Bu değişime giyim-kuşam, örf, adet, gelenek ve göreneklerin yanı sıra, değer yargılarında da rastlamaktayız.
FOLKLOR :
Halk Oyunlari
Adıyaman Halk Oyunları kadın ve erkeğin yan yana yer aldığı bir karografiye sahiptir. Bu da Adıyaman Halk kültüründe kadının rolünü göstermesi açısından oldukça mühimdir.
Adıyaman Halk oyunları içerisinde kadın ve erkeğin her türlü sosyal faaliyette omuz omuza olmaları, her türlü doğal felaketlere birlikte göğüs germeleri özellikle dikkat çekmektedir. Yöreninhalk danslarında kadın ve erkeğin yan yana diziliş ve oynayışı bunu göstermektedir. Davul ve zurnanın, İl folklor ünde önemli bir yeri vardır.
Adıyaman Halk Oyunları kadın ve erkeğin yan yana yer aldığı bir karografiye sahiptir. Bu da Adıyaman Halk kültüründe kadının rolünü göstermesi açısından oldukça mühimdir.
Oyun Çeşitleri
Adıyaman Halk Oyunları kadın ve erkeğin yan yana yer aldığı bir karografiye sahiptir. Bu da Adıyaman Halk kültüründe kadının rolünü göstermesi açısından oldukça mühimdir. Yöre Oyunları: " Galuşik halay ", " Halay ", " Simsime ", " Tirge ", " Fatike ", " Sal Oyunu ", " Düz Oyun ", " Oyuna Davet ", " Hasat Oyunu ", " Kımıl Oyunu ", " Göçer Oyunu ", " Helli Can ", " Ağırlama ", " Hallaç Oyunu ", " Türkan ", " Dingi ", " Barış ", " Kaynana Oyunu " Kadın Giysileri : Kofi, kefiye, üç etek, kehna tuman, yün çorap, yemeni Erkek Giysileri : Tellik, kısa yelek, derpi gras, kumaş şalvar, yün çorap, yemeni Çalgılar :Asma davul ve zurna
Halk Oyunları
Sal Oyunu : Fırat nehrinde salla geçen düğün alayını konu alır. Düz oyun : Fırat kenarında yanında çeşitliliği adamın kızına aşık olan, fakat kızı alamayan ve sevdasından hastalanan bir gencin serüvenlerini konu alır. Oyuna Davet : Düğünlerde gençlerin birbirlerini oyuna davet etmelerini konu alır. Hasat Oyunu : Ailece ekin biçen ve hasattan sonra yakınlarını ziyaret ve şölen düzenleyen çiftçi ailesini konu alır. Kımıl oyunu : Kımıl (Süne) haşerenin ekinlere zarar vermesi sonucu meydana gelen kıtlığı ve halkın kımılla mücadelesini canlandırır. Göçer oyunu : Hayvancılıkla uğraşan bazı köylülerin yaz aylarında yaylalara göç etmelerini ve burada başlarında geçenleri canlandırır. Hellican : Helli adlı bir bey kızı ile rüyasında gördüğü ve daha sonra var olduğunu öğrendiği Can adlı gencin evlenerek mutlu olmalarını konu alır. Ağırlama : Düğünlerde yaşlı, ağırbaşlı ve hatırı sayılır kimselerin ağır ve gösterişli bir tempo ile oynadıkları oyun. Hallaç Oyunu : Pamuk atmaya gittiği evin kızına aşık olan bir hallacın serüvenini anlatır. Türkan : Sevdiği gencin dışında birine verilen Türkan adlı bir kızın yolda müsaade alarak iki rekat namaz kılıp ölmesi olayını canlandırır. Dingi : Güzel ve güçlü bir kızın ding ding şeklinde ses çıkararak bulgur dövmesi sırasında aşık olan gencin hikayesi canlandırılır. Barış : Birbirilerine düşman aile yada aşiretlerin barışmalarını canlandırır. Kaynana Oyunu : Düğünde kaynananın gelinin önünde eline Çömçe (Kepçe) ve ayna alarak oynamasını canlandırır.
Çorap : Yünden olup (ele örülmüş) ince ve desenlidir. Şalvar : Boydan olup paçalarının uçlarına lastik geçirilir, kumaşı kırmızı saten veya kutindir. İç Gömlek : Pazenden olup boydandır.Kolları yarımdır. Zıbın : Kumaşı kutinden olup halep malıdır. Boydan üç etektir. Astarı kırmızı veya mavi küçük desenli çiçeklidir. Kollar uzun kol ağzı tek yırtmaçlıdır.Ön iki eteğin uçlarına basmadan ipler dikilir.Arkadan üstüste gelecek şekilde çarpaz edilerek önden bağlanır, kuşak erkekte olduğu gibidir. Zıbın üstüne bağlanır. Taç: Kadın oyuncular başlarının üzerine yuvarlak gümüşten yapılan yanları zincirli gümüş panezlf ile süslerler. Keten: Yazma iki kat edilip başa konulur ve uçları arkadan ilmik yapılır. Adıyaman yöresinde iki çeşit baş bağlama vardır. Ovadaki baş bağlama, kırsal kesimde yaşayanların baş bağlamaları. Başa takılan kep buğday sapından örülür, etrafı kahverengi pazenle çevrilir, üstüne gümüşten taç takılır. Tacın zincirine altın veya gümüş kazı takılır. Kullabın alt kısmına pendik denilen bir kumaş dikilir. Kepin üstüne ise beyaz keten veya satenden saçaklı hiddik takılır. Ketenin altına pusu bağlanır, pusu tamamen sırmadandır. Kahverengi ve sırmalıdır. Bu bağlantı şekline üsten bağlama adı verilir.
Erkek Oyuncu Giysileri
Çorap: Yün iplikle örülür, iki çeşitlidir. Çorapların elde örülmesi daha makbuldür. Kaba olan coliki, ince örülen ise desenlidir. Renkleri beyazdır. Çorabın lastik yünden iplik örülür bunlara bağlanır; Ayakkabı ( Çarık ) : Hayvan derisinden olup, deri ipliği ile dikilir. Etrafına delikler yayılarak deri iplikleri ile kundura bağı gibi bağlantı yapılır. Ayakkabı ( Yemeni ) : Kösele veya deriden imal edilip arka kısmı azemi üç santim kadar uzundur. (Paçiklidir) Topuk kısmı çok alçaktır. Yemeni genellikle siyah deriden imal edilir. Şalvar: Kabardin kumaşdan imal edilip uçkuru yani bel bağlantı yeri satendendir. Alt peyik kısmı normal uzunluktadır, paçaları dardır. Dağ köylerimizde keçi kılından yapılan kıl şalvarlarda giyilmektedir. Kuşak: Yünlü dokumadır ve desenlidir. Bir buçuk metre boyunda olup kuşağın iki ucuna satenden parça dikilir. Bele bağlandıktan sonra hiç görülmeyecek şekilde iç kısma alınır. Gömlek: Kumaşı kutniden olup, sığ malıda olabilir. Gömlekler beyaz sarı olup çizgilidir. Hâkim yakalı kolları uzun ve kırmızıdır. Meydane kumaşından da yapılabilir. Kırk düğme yelek: Kumaşı kabardin olup kahverengidir. Ön tarafı satenden kaplı kırk adet düğme olup, ön cephesi işlemelidir. Kollar gene kahverengi satenden olup, yarım kolludur. Fes: Tamamen yünden yapılan ve elle desenli olarak örülür. Genç kızların çeyiz olarak hazırladıkları bu ceyizlik düğün evine getirilir. Düğüne gelen davetliler düğün bittikten sonra bir terlik, yünden örülmüş bir keten hediye olarak verilir. Ayrıca sekiz köşeli kasket giyilir. a) Efsaneler:
Belli yerlere bağlı efsanelerin halk kültürü sahasında ayrı bir yeri vardır. Bütün dünyada insanlar oturdukları yeri kutsallaştırırlar. Değerlerine ve dini inançlarına bağlılıkları ile dikkat çeken Adıyamanlılar arasında inançlar etrafında teşekkül eden efsaneler yaygın ve Adıyaman İli bu bakınmadan oldukça zengindir. Adıyaman’da özellikle dini binalar olan türbeler dini büyükleri ve yerleşim yeri olan Adıyaman’ın adının nereden geldiği ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır.
Önemli efsaneleri; Yedi Yaman Efsanesi, Kommgene Kralı Efsanesi, Efsane kahramanlarına ise Şeyh Abdurrahman Dede ile Çıplak Dede örnek olarak verilebilir.
Bunlardan Yedi Yaman efsanesi şöyledir;
" Putperes bir babanın inançlı yedi oğlu vardır. Bu nedenle babaları tarafından öldürülen yedi kardeş, aynı yere gömülürler. Sonradan "Yedi Yaman kardeş" diye anılan bu kişilerin gömülü oldukları yer, daha sonraları "Yedi Yaman" diye nitelenen bölge telaffuz edilmeye başlar. Nihayet bu deyim de zamanla değiştirilerek İlin adı olan Adıyaman sözcüğü kullanılır. "
b) Türkü ve Maniler:
Tüm Anadolu insanı gibi, Adıyaman insanı da güncel yaşantısını, sevinç ve acılarını türkü ve manilerle dile getirir. Düğün, taziye ve mesire yeri gibi toplulukların oluştuğu mekânlarda kimi eğlence, kimi ağıt, kabilinde türkü ve maniler söylenir.
Türküler çoğu kez saz (bağlama) eşliğinde söylenirken, maniler genellikle müziksiz terennüm edilir. Bazen türküler söylenerek halaylar çekilir. Adıyaman’ın Türkiye çapında ünlenmiş birçok türküsü vardır. Türküler, genellikle uzun hava ve ağıt türküleridir. Ünlü türküler arasında "Gölbaşı’na vardım altın Yüzüğüm Kırıldı ve Türkmen gelini" sayılabilir.
Fırat Nehri üzerinde de bir çok türkü yakılmıştır. Bunlardan birinin öyküsü şöyle;
" Zamanın birinde Hamu Dayı, Fırat Nehrini geçerek Urfa’da askerliğini yapmakta olan oğlunu ziyaret etmek ister. Fırat, insan ve hayvanların birlikte bindirileceği ilkel bir Sal ile geçilecektir. Sal’a sabahın erken saatlerinde binilir. Ama nehrin tam ortasına gelindiğinde, salda bulunan bir atın ürkmesiyle Sal devrilir ve içindekilerle birlikte Hamo Dayı’da boğulur. Ailesi, olaydan habersiz günlerce onun yolunu gözler. Ama bir gün kara haber köye ulaşır.
Dövünmeler, ağıtlar başlar...
Fırat, Hamo Dayı gibi çok canlar yakmıştır. Adıyaman’da işte Fırat’tan canı yananların söylediği ünlü Fırat Türküsü söylenir.
c) Halk Oyunları
Adıyaman Halk oyunları içerisinde kadın ve erkeğin her türlü sosyal faaliyette omuz omuza olmaları, her türlü doğal felaketlere birlikte göğüs germeleri özellikle dikkat çekmektedir. Yöremiz halk danslarında kadın ve erkeğin yan yana diziliş ve oynayışı bunu göstermektedir. Davul ve zurnanın, İl folklor ünde önemli bir yeri vardır.
d) El Sanatları
Başta İlçelerimiz olmak üzere, bazı Köylerimizde insanımızın sanat ve estetik zevkini el becerisini gösteren halı, kilim, sicim, heybe ve hurç gibi dokumalar devam etmektedir. İhyacın karşılanması yanında turistik eşya olarak da üretilmektedir. Bunun yanında genç kızlarımızın sözü, dili sayılabilecek yazma oyaları, kanaviçe nakışları da yöremizde büyük önem ve değere sahiptir.
Günümüzde gelişen teknoloji karşısında varlığını korumayan köşkerlik (Yemenicilik) hemen hemen yok olmuştur.
e) Mutfak
Adıyaman, yemek çeşitleri bakımından bir çok ille, özellikle de çevre İllerle benzerlik göstermekle beraber, gerek yemeklerin adı ve gerekse de yapılış şekli ile farklılık göstermektedir. Yöremizin yemeklerinin temel maddeleri; Buğday ürünleri, kuru baklagiller, sebzelerden patlıcan, domates, lahanadan oluşmaktadır. Tat verici olarak bütün yemeklerde soğan, sarımsak, salça, pul biber, maydanoz, kuru nane ve diğer baharatlar kullanılmaktadır.
Ekonomik duruma göre etin yerini kuru baklagiller almaktadır. Ayrıca yabani bazı otların da yemeklerde kullanıldığı dikkat çekmektedir.
Kültür değişiminin sonucu olarak Adıyaman mutfağında büyük gelişim ve değişim olduğu gözlenmektedir. Bu değişim süreci yöremiz mutfağını zenginleştirmiş olup, sebzelerin kullanımını artırmıştır.
Bütün bu açıklamalar ışığında yöre yemeklerinden bir kaçını isim olarak şu şekilde sıralayabiliriz; Etli çiğ köfte dolmalı köfte (İçli köfte), eşkili köfte (Yöresel adıyla basalla), çılbır, mercimekli köfte, yapıştırma, lahmacun, ekmek üstü, meyhane pilavı, hitaptır.
f) Kütüphaneler:
Adıyaman’da İlçe merkezinde, ikisi de beldelerinde olmak üzere yedi halk kütüphanesi vardır. Ayrıca İl merkezinde bir adet de gezici kütüphane mevcuttur.
Mevcut sabit kütüphanelerin kuruluş yılları ve sahip oldukları kitap sayıları aşağıda verilmiştir.
KÜTÜPHANELERİN KURULUŞ YILLARI VE KİTAP SAYILARI
KÜTÜPHANE ADI KURULUŞ TARİHİ KİTAP SAYISI Adıyaman Halk Kütüphanesi 1965 26.973 Besni Halk Kütüphanesi 1983 5.192 Çelikhan Halk Kütüphanesi 1991 1.778 Gerger Halk Kütüphanesi 1994 750 Gölbaşı Halk Kütüphanesi 1981 7.008 Kahta Halk Kütüphanesi 1981 5.235 Suvarlı Halk Kütüphanesi 1992 879 Belören Halk Kütüphanesi 1993 359 |
| [1] 2 | ![]() | ![]() |



