|
Ağustos
Tozlu topraklar, Kuruyan ırmaklar, Çatlayan dudaklar… Ne bileyim, Bir tuhaf Ağustos ayı. Kalbim daralıyor bu ayda…
Sokaklar boş,
Gündüz sıcak, gece nahoş oluyor. Ter kokusu berbat, İğrenç oluyor Ağustos ayı…
Sevmiyorum Ağustos ayını.
Eve odun - kömür, zahire lazım. Çocuklara okul kıyafetleri. Diğerlerine elbise. Düğün mevsimi ya, her hafta 2-3 çeyrek altın. Masraflar ayı velhasıl…
****
Bunlar mı sadece Ağustos ayını sevmeyişimin nedeni bilmiyorum
Mesela askere bu ayda gitmiştim. Alıp götürmüştü beni buralardan. Birçok şeyden koparmıştı, o Ağustos… Ve sonrakiler… Daha başka kaç ayrılık yaşadım bilmiyorum. Hiç sevmediğim Ağustos ayını… **** Nasıl sevilsin ki, Üstlerinde kaysı şırası yapış yapıştır bu ayda gariplerin. Pancar tarlalarında insanlar pancara dönmüş, Pamuk tarlalarında kan ter. Fındık toplamak zor olsa gerek yamaçlardan. Sivrisineğin eğlencesi insanlar. Kuzular ayrılır analarından. **** Ağaçlar kurumaya yüz tutar. Bostanlar talandadır bu ayda. Bağlar bozumda. Ekim’e daha çok var, Eylül var arada. Bir ayrılık bekliyorum yine adet olduğu üzere eli kulağında. Aylardan Ağustos’ya…. Mutlaka mendil sallanacaktır şafakta. **** Bir şafak vakti keşfettim Ağustosun ayrılık ayı olduğunu, sönmeye yüz tutmuşlardı geceden seyretmeye başladığım yıldızlar. Sonbahara uzanan elin yakıcı olduğunu fark ettim. Duyguların bu ayda karmaşıklığını ilk bu ayda sezinledim. Tozlu toprakların çiçeklerin üzerini kapladığı gibi, sevdaların kesintiye uğradığını, temizlenmek için şiddetli bir yağmura ihtiyaç olduğunu düşündüm. Ama zaman ağırdan alıyor, Ekim’e daha çok var…
****
Kendinden geçmiş sokaklarda, kendinden geçmişçesine gezinmek en lüksüm bu ayda. Karanlık sokaklarda çöp bidonlarındaki kedilerin çıkardığı seslere aldırış etmeden yürümek.
Geceyi soluyarak, yalnızlığı yaşamak kaderdir bu ayda.
Sevmiyorum Ağustos ayını. Kaç ayrılık, kaç hüzün yaşadım bu ayda bilmiyorum. Ekim’e de daha çok var, arada Eylül var biliyorum… Ağustosu hiç mi hiiiiiiiç sevmiyorum.
Fahrettin ÇELİK |



