|
Rezip Ve Şehit Albay Halil?
Kent Konseyi Kanaat Önderleri Meclisi Yürütme Kurulu üyesi emekli lise müdürü Abdurrahman Aslan’ın daveti üzerine Kent Konseyi Genel Sekreteri Zeki Gül’le birlikte Cumartesi günü Kayatepe(Rezip) köyündeki doğa güzelliklerini görmeye gittik. Aynı köylü Mehmet Akif Mahallesi Muhtarı Hasan Akyol’un da eşlik ettiği gezide 17 km’lik asfalt yolculuğu sonrasında vardığımız 300 haneli köyün batısındaki Kavakçemi Deresi’ne paralel
Anadolu Lisesi Matematik öğretmeni usta sürücü Yusuf Aslan’ın, yolları ezberlemiş otomobili rampada patinaj yapıp daha öteye gidemeyeceğimizi anlayınca araçtan inip
Bagajdaki malzemeleri taşıma paylaşımında Zeki Gül’e isabet eden malzeme olmadı, Allah yardımcısı olsun, beraberinde getirdiği yük zaten kendisine yetiyordu… Çünkü gece sessizliği olsaydı eğer; tiryakisi olduğu, üzerinde “öldürür” yazılı sigaralardan dolayı boğazından çıkan hırıltı seslerini, evlilikten önceki memleketi Erzincan’daki yakınları bile eminim duyabilirdi… Dallarından kopardığımız olgunlaşmış dutları mideye indirdikten sonra, akan suyun bir bardağını, soğukluğundan ancak 6 yudumda içebildim. Bursa Çekirge’de Doğa Varlıklarını Koruma Kurulunca korumaya alınan 600 yıllık çınar ağacıyla karşılaştırdığımda 300 yıllık olduğunu tahmin ettiğim ulu meşe ağacının gölgesinde oturduk… Yanındaki 3 meşe ise ulu meşenin 150 yıllık çocukları gibi duruyordu…
2000 rakımlı tepede bereket esinti yoktu. Eğer esinti olsaydı, il merkezinde dışarıdakilerin sıcaktan kavrulduğu o saatlerde üşümemek için, gölgede ceket aramak veya kendimizi güneşin altına atmak zorunda kalırdık. Tepede birinin üzerinde zorlukla “Şehit Albay Halil…” kelimeleri okunabilen iki mezar vardı.
Koyulaşan sohbette Hasan Akyol ve baba dostum Abdurrahman Aslan, hangi hükümet gelirse gelsin, sürekli devletten yana olduklarını, teröre asla prim vermediklerini anlattı. Rezip kökenli olanlardan toplumda öne çıkan insanları sorduğumda; başta Ankara’da Tabip Yarbay Abdurrahman Bakır olmak üzere Doktor Müslüm Beyaz ile Müftü Yardımcısı Mehmet Taştan’ın isimlerini saydılar.
Mezarların yaklaşık 200–300 yıllık olduğunu, ancak şehitlerin nasıl ve hangi savaşta şehit olduklarını bilemediklerini ifade ettiler. Albay Halil adının ise, İndere köylü bir-kaç yıl önce vefat eden Mahmut Kırmızı adlı yaşlı vatandaşın gördüğü rüya üzerine yazıldığını belirttiler. Eskiden kuraklık olduğunda yağmur duasını burada yapmayı gelenek haline getirmişler. Duadan sonra
Son bir söz; Aynı zamanda kentin kuşbakışı seyredilebildiği tam bir doğa harikası olan Elincuk Şehitlik Tepesi gerçekten görülmeye değer!...
KUTLAMA: Evlenen, Rüya Gülkalem-Erol Bakan, Kezban Çoban-Rıza Durgun, Meral Çağlıyan-Serdar Çelikten ve Gülay Fırat-Abuzer Gelse çiftine mutluluklar diliyorum.
Mustafa IŞILDAK
m.isildak02@gmail.com 0532–422 95 28
10.8.2008 Adıyaman’da Bugün Gazetesi
|



