|
Ülkemiz Ateş Çemberinde
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AKP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde açılan dava, partinin kapatılmaması yönünde sonuçlanınca toplumun büyük ekseriyeti derin bir nefes almıştı!.. Dava her ne kadar bazı odakların istediği şekilde sonuçlanmamış olsa da, neticede Türkiye kazandı, demokrasi galip geldi. Bu vesileyle AKP savunucuları ve sempatizanlarının yüzü gülmüş oldu ve klasikleşmiş olan “ Durmak yok, yola devam ” sloganlarını yeniden dile getirerek, yollarına kararlılıkla devam edeceklerini beyan ettiler. Ancak görünen o ki, asıl bundan sonra çok çetin, meşakkatli ve uzun bir yola girdiler ya da girdirildiler! Bir taraftan mevcut kararı içine sindiremeyen odakların yeni hamleler yapmaları için yeniden pusuya girip AKP’yi gölge gibi takip etmeleri söz konusuyken, öte taraftan sınırlarımız dışında ama Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir takım hadiseler yaşanmaktadır. Bölgemizde alevleri adeta arşa kadar uzanan, son derece tehlikeli ve oldukça geniş çaplı bir ateş çemberi oluşturulmuştur… Öyle bir senaryo çizilmiş ki, ülkemizin de mevcut çemberin içine bir şekilde dâhil edilmesi için yoğun bir şekilde çaba harcanıyor gibime geliyor! Hani bir zamanlar ülkemizde Başbakanlık yapan Tansu Çiller’in, “ Ya olacak, ya olacak ” diye meşhur bir deyimi vardı ya, ülkemiz de söz konusu çemberin içine dolaylı ya da direk olarak “ Ya girecek ya girecek ” gibi bazı şartların oluşturulması yönünde sinsice planlar yapılıyor. Şu anda Kafkasya’da yaşananlar bu yönde atılan adımların en bariz örneklerinden birisi değil midir? Bundan bir müddet önce Gürcistan Ordusu bir yerlerin talimatıyla Güney Osetya’ya savaş açarak, Kafkasya fitilini ateşledi! Başkent Tshinvali’ye kadar girmesi üzerine Rusya Ordu Birlikleriyle doğrudan müdahalede bulundu! Bunun üzerine Rus uçakları Gürcistan’daki üssü vurdu! Rus savaş uçakları Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e yaklaşık
Tüm bu yaşananlar tesadüfü değildir herhalde… Rusya’nın bazı emellerinin var olduğu ve bu vesileyle emellerini gerçekleştirmek amacıyla Kafkasya’da böyle bir gelişmeye zemin hazırladığı apaçık ortadadır. Peki, gelişmelerden ötürü sadece Rusya’nın mı planları var? Elbette değil. Taa okyanuslar ötesinde bulunan ve dünyanın jandarmalığına soyunan ABD’nin de kendine göre yapmış olduğu planları yok değil… Bu durumda bir yandan soydaşlarımızın üzerine yağmur gibi bomba yağarken, diğer yandan iki büyük gücün emelleri gerçekleşirse ki gelişmeler o yönde, o zaman ülkemiz için tehlike çanlarının çalacağı ve kritik bir sürece girileceği an meselesi gibime geliyor! Hasılı kelam “ Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık… Gel de ayıkla bu pirincin taşını. ”
Peki gelişmeler bununla sınırlı mı? Elbette değil!
Nedenine gelince, önümüzdeki günlerde ABD’de Başkanlık seçimi var ve seçimin hemen ardından ABD ve İran arasında yaşanan soğuk savaşın sıcak savaşa dönüşebileceği ihtimali oldukça yüksek gibi görülmektedir! Bu noktada yine Türkiye’nin zarar göreceği apaçık ortadadır. Türkiye bulunduğu coğrafya ve üstlenmiş olduğu misyon gereği, bölgede esen en ufak bir rüzgarda nezleye yakalanmaya mecburdur! Diyeceğim o ki, ülkemiz ateş çemberinde ve AKP’yi zor günler bekliyor. Allah sonumuzu hayır getire selam ve dua ile…
Bilal KARADAĞ |



