|
Anneeee! Beni Rektör Yapmadılar!
Bazı vatansever(!) bir o kadar laik, yeteri kadar da Atatürkçü olduklarını nedense söyleme ihtiyacı duyanlar yine bildik sesler çıkarmaya başlamış.
Cıyak cıyak bağırıyorlar, “ Anneee! beni rektör yapmadılar ” diye…
Annesine bakıyorsun, “ Otur oturduğun yerde kerata, senin nasıl rektör olduğunu biz çok iyi biliyoruz ” diye azarladığını görüp üzülüyoruz.
İşte o bağırtıyı duyunca yahu bu adamlar atandığında “ en yüksek oyu ” aldıkları için mi rektör olmuşlar, o koltukları hak ettikleri için mi atanmışlar diye bir merak sarıyor herkesi…
Ne yani Cumhurbaşkanı Abdullah Gül koca adamlara haksızlık mı etmişti?
Yazık değil mi bu çocuklara, pardon eski rektörlere…
Sonradan öğrendim ki, vatan, millet, Sakarya edebiyatları Ergenekon’un tezgâhıymış…
Bunların vatan, millet diye bir dertlerinin olmasını zaten hiç beklemezdim. O kapasiteye sahip olduklarını düşünmem için elimde hiç somut delil yok.
Bazıları, hangi DHKP-C’liyi rektör yardımcısı yapacak.
Hangi yasadışı örgüt üyesini daire başkanlığına atayacak.
Hangi kasa görevi yapacak olanı iyi yere getirecek.
Kardeşine, eşine, kızına, oğluna iş ayarlayacak.. gibi önemli konuların telaşesi içerisindeler.
Vatanı mı, milleti mi düşünecekler, bırakın öyle boş(!) işlerle uğraşacak zamanları yok.
Birkaç gündür duyduğunuz bağırtı çağırtının esası işte bu rantlardan olmaları, tezgâhlanan oyunda her zamanki gibi salya sümük vatan millet edebiyatı yapmaları, yutan kaldı sanki…
Atatürkçülük, laiklik, vatanseverlik, demokrasi, cumhuriyet.. bunlar ağızdan düşürmedikleri ve sakız kadar önem vermedikleri kavram olmasına rağmen bir de aslanlar gibi savunmazlar mı?
Hey bre pehlivanlar, analar ne yiğitler doğururmuş da haberimiz yokmuş.
Sizin piriniz bile Ergenekon Terör Örgütü üyesiymiş…
Şimdi piriniz yediği nanelerin hesabını vermemek için hastalık numarasına bile yatacak duruma gelmiş, oysa kendisini kral sanmış, bulunmaz Bursa kumaşı havasına girmişti.
“ Hele çulunuzun altına bakalım ne pislikler varmış ” desen pis kokulardan burnunuzu tutmak zorunda kalırsınız…
Atatürk, bir süreliğine kalksa inanın “ Atatürkçüyüm ” diyen bazı zırtapozlara haddini bildirir ve bu defa kahırdan giderdi…
Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, sanki rektör atamalarında “ en yüksek oyu alanı ” kıstas almışmış, “ hak edene ” görevi tevdi etmişmiş gibi, şimdi sadece 4 rektörde inisiyatif kullanan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e veryansın edenler varmış…
***
Bazılarında beyin olmadığı için anlatsam da anlamazlar ama ben yine anlatayım…
Eğer bir üniversitede oylama yapılıyor, oy dağılımı YÖK’e yollanıyorsa,
YÖK’ün oy çokluğuna göre değil, kendi oylamalarına göre yeniden sıraya dizme hakkı varsa,
Yine YÖK’ün sıraya dizdiklerinden üçünü Cumhurbaşkanına gönderip, “ içlerinden birisini ” ataması bekleniyorsa…
O zaman atamada bir anormallik yoktur.
Değilse eğer, üniversitelerde oylama yaparsınız, en yüksek oyu alan hemen koltuğa oturur.
Yok, bu defa onu da kabul etmezler, her zaman kendilerine oy verecek saf akademisyenleri nerede bulsunlar?
Siz bağırsanız da, yırtınsanız da, bir yerleriniz çatlayana kadar gürleseniz de sizin ne mal olduğunuzu artık çok iyi biliyoruz.
Ergenekon terör örgütü çoğunun yüzündeki maskeyi sıyırdı attı. Artık kimin neden, neyi savunduğu o kadar da gizlenemiyor.
Yazık, silahları bir bir ellerinden alındı, çirkin yüzleri tek tek görünmeye başladı.
***
Siz amacı sadece okumak olan genç kızlarımıza hayatı zehir etmek için her naneyi yersiniz.
Yeme konusunda çok uzmansınız.
Hatta çok yiyenleri savunmayı, cumhuriyeti savunmakla eş değer bile tutabilirsiniz.
Bu nedenle en büyük hortumcu, en çok cumhuriyeti savunandır size göre…
Şimdi daha önce sadece bir tek oycuk alan büyük(!) rektörlerin nasıl atandığını bilmiyormuşlar gibi, birinci sıradaki veya ikinci sıradaki oy alanın atanmasını eleştiriyorlar.
Hatta başka dost(!) üniversiteden alelacele atama yapıp, o üniversitedeki oyları denkleştirmeyi bile becerdiniz ama yemedi.
Utanma olsa dönüp geriye bakar, o koltuğa hak etmeden nasıl yapıştığını, kardeşini nasıl rektör yardımcısı olarak atadığını, çıkar ilişkilerini, yürüttüklerini hesaba katar sonra konuşurdu.
Ama zaten dedim ya, utanma olsa diye…
Yoksa ne diye “ Anneeee! beni rektör yapmadılar ” diye cıyak cıyak bağırsınlar ki?!
Naif Karabatak / gazeteadiyaman.com
|



