|
Vali atama(ma)sı
Yazıma basit bir sosyal bilgisiyle başlayayım; Ülkemizde iller valiler tarafından yönetilir. Bunu bilmeyen yok sanırım.
Validen sonra Belediye Başkanı ve diğer yetkililer gelir.
Her kentte bir atanmış, bir de seçilmiş söz sahibidir.
Bana göre ülkemizde demokrasi halen yerleşmediğinden, illerde de atanmış, seçilmişten önce geliyor.
Oysa artık kentlerde valilerde seçimle işbaşına gelerek bu yanlışa “ dur ” denmeli…
***
Yukarıda kısa sosyal bilgileri aktardığıma göre 81 ilde de aynı olduğunu sanabilirsiniz ama değil…
O bilgiler 80 il için geçerli, 81’inci il olan Adıyaman’da farklı bir yönetim şekli var…
80 ile atanan valiler, üçlü kararnameyle atanır.
Yani İçişleri Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanının imzasıyla ataması yapılır.
Kararname Resmi Gazete’de yayınlandıktan bir süre sonra da o kent yeni valisiyle tanışır.
Kentin şansı, belli bir süre sonra bir başka valiyle çalışarak, onun heyecanını, görev aşkını, meslek sevgisini kazanıma dönüştürebilmesidir.
Her gelen vali, bir öncekinden daha güzel işler yapmak için adeta yarışır.
Belki her zaman veya her yerde böyle olmayabilir ama genellikle böyle…
Ancak Adıyaman farklı…
Türkiye’de geçerli kanun ve mevzuatların dışında bir kanunla yönetiliyormuş gibi bizde valiler atamayla değil, Danıştay kararıyla yapılır.
8 yıldır neredeyse hiç değişmeyen eski Vali Halil Işık, bir kez daha atama merkezi olarak gördüğü Danıştay’a müracaat ettiği henüz kendisi tarafında doğrulanmasa da, bu yönde duyumlar geliyor.
***
Valilik veya bir başka makamda kimin bulunduğu değil, ne yaptığıyla ilgilenmeyi daha uygun görenlerdenim.
Bu nedenle kişiler değil, ortaya koyduğu eser konuşulmalı diye düşünürüm.
Sonuçta bir yargıya müracaat varsa ve kuşkusuz bu da onun yasal bir hakkıysa bu hak sonuna kadar kullanmalı.
Vali olarak atanması gerekiyorsa atanmalı, değilse yargı yoluna başvurmalı.
Hak aramak, sıradan her insanın hakkı olduğu gibi bir valinin de hakkıdır.
Bu nedenle dördüncü kez Adıyaman’a gelmek için mahkeme yolunu arşınlıyorsa eğer bunda Halil Işık’ı hiç kimsenin yadırgama hakkı yoktur.
Yadırganırsa, Adıyaman’ı deneme tahtası yapan AK Parti milletvekilleri yadırganmalı…
Yadırganırsa her seferinde aynı ile atama yapan İçişleri Bakanı ve AK Parti Hükümeti yadırganmalı…
***
8 yıl içerisinde Danıştay atamasından dolayı kayıplarımız çok oldu.
Önce Halil İbrahim Daşöz gibi başarılı ve çalışkan bir valiyi kaybettik.
Sonra o yaşında cesurca inisiyatif kullanabilen Hikmet Tan’ı…
Sadece Daşöz’ün görev yaptığı kısa sürede üç okul yaptırma başarısı bile, görevde kalsaydı neler yapabileceğinin açık bir göstergesiydi.
Nitekim şimdi onun çalışkanlığından faydalanan komşumuz Malatya oluyor…
***
Şuna yürekten inanıyorum ki, bir kentin kaderiyle hiç kimsenin oynamaya hakkı yoktur. Hele hele valilik gibi önemli makamda oturan, devleti temsil eden kişilerin buna daha çok dikkat etmesi lazım. Bir kenti “kendisine mahkûm” göstermek, o kente yapılan en büyük haksızlıktır bana göre.
Vali Halil Işık, hakkıysa eğer bir değil, beş değil, beş yüz defa da mahkemeye verme hakkı var ama her kazandığında Adıyaman’a atanması mı gerekiyor?
Hakkıysa eğer, kazandığı valilik unvanıdır, Adıyaman Valiliği değildir.
Devletle kavgalı bir vali, sürekli görevden alma kaygısı, açık bulma korkusuyla 8 yıldır bu kentte ciddi bir yatırım yapılmadı…
Bir daha dönse yine yapılmayacak, yapılanlarsa yeniden bozulacak.
İnancım odur ki, 8 yıldır kayıplarımızı üst üste koysak yeni bir Adıyaman daha ortaya çıkar.
Bence artık Adıyaman’ın önü açılmalı…
Bizde farklı valilerle çalışmalıyız.
Biz de her gelen valinin bilgi ve becerisinden istifade etmeliyiz.
Bize de “ Valiler Kararnamesiyle ” atama yapıldığını görmeli, görev sonuna kadar kaldığına şahitlik etmeliyiz…
Ve biz her yiğidin nasıl yoğurt yediğini gözlerimizle görmeliyiz…
Yoksa Valilik makamında kimin bulunması o kadar önemli değil, ne yaptığıdır önemli olan…
naifkarabatak@gmail.com / gazeteadiyaman.com
|



