|
Her telden Her Dilden (ÖZEL) / Naif Karabatak
Adıyaman’dan Amerika’ya…
Giriş
Adıyaman’da bir tekstil fabrikasında asgari ücretle bahçıvanlık yapan Aziz Gül, oğlunu Amerika’da okutmayı düşleyemez bile ama bazen düşlerin ötesinde gerçeklerle karşılaşırsınız.
Aziz ile Halime çiftinin 6 çocuğunun ilki Mesut, Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu’nda babasının kıt kanaat maaşından arttırarak verdiği harçlıklarla okuyorken, birden talihi tersine döner.
Yoksul ama çalışkan bir öğrenci olmanın meyvesini görür.
Türk Eğitim Vakfı’nın her yıl Rehberlik ve Araştırma Merkezleri vasıtasıyla “ yoksul ve üstün yetenekli ” öğrencileri yönlendirmeleri istenir. İşte yine böyle bir talep geldiğinde bu defa piyango Mesut’a vurur.
Mesut, Gebze İnanç Türkeş Lisesi’nde burslu okur.
Orada boş durmaz.
Yabancı ülkelerin imkânlarını araştırır bu arada Amerika’da bursla kısa süreli eğitimlere başvurur. Kazanır, 2 defa ABD’ye uçar. Hem de burslu…
Sonra okul bitimine yakın ABD’nin California Üniversitesi’ne müracaat eder ve sınavlardan başarılı çıkarak kazanır.
Bu arada Türkiye’de ÖSS’ye de girer. ÖSS’de Türkiye 262’incisi, Kocaeli 2’incisi çıkar.
![]() Mesut, annesi Halime, babası Aziz ve kardeşleri Fatma, Mustafa, Sedat, Fırat ve Umut’u bırakarak Amerika’ya uçacağı günü bekliyor.
Mesut Gül’le talihinin tersine dönmesini, sonrasını ve geleceğe dair planlarını konuştuk.
Özellikle yoksul ve üstün zekâlı öğrencilerimizi motive etmek, yol göstermek ve dışarıda okumak isteyen öğrencilere bir ışık tutma adına faydalı olacağını düşündüğüm bu söyleşiyi okumalarını isterim.
Buyurun Her Telden, Her Dilden özel’e…
-Gebze’de bulunan İnanç Türkeş Özel Lisesi’ni bitirmişsin, bu liseyi nereden buldunuz?
Türk Eğitim Vakfı, her ilde Rehberlik Araştırma Merkezleri aracılığıyla maddi sıkıntısı olan üstün yetenekli öğrenci arıyorlar.
-Ama bunu hiç duymuyoruz…
Her zaman söylenmiyor herhalde. Ancak o yıl bizim okula da yazı gönderilmişti. Müdür Yardımcımız beni çağırdı, söyledi ben de tamam dedim.
-Sonra ne oldu?
Önce testten geçtik, IQ seviyesini ölçüyorlar. Sonra bu testi üç kişi geçtik ve Gebze’ye çağrıldık orada da bir dizi testten geçtikten sonra ikisi elendi beni de İnanç Türkeş Özel Lisesi’ne aldılar.
-Okul kaç yıllıktı?
4 yıllık.
-Baban asgari ücretle çalışan birisi, okulu nasıl okudun?
Okul yatılıydı. Yemek, kitap gibi ihtiyaçlarımız karşılanıyordu.
-Ama insanın sadece yemek ve kitaba ihtiyacı olmaz ki, hiç mi tiyatro, sinema gibi sosyal etkinliklere katılmıyordunuz?
Sosyal aktivitelerin masrafları da karşılanıyordu. Doğrusu paraya ihtiyacımız olan her şeyi karşılıyorlardı.
![]() -Okul bitti, ÖSS’ye girdin…
Evet.
-Kaç puan aldın?
ÖSS’de 359.6
-Türkiye’de kaçıncı oldun?
262’inci. Koceli’nde de İl İkincisi oldum.
-Ama sen ÖSS sonucuna bakmadan ABD’de bir üniversiteye müracaat ettin.
Evet. ABD California Üniversitesi’nde ekonomi ve politika okuyacağım.
-Neden politika, siyasete ilgin var mı?
Siyasete değil ama sosyal bilimlere ilgim var.
-Bu okulu ÖSS’yle kazanmadın ama…
Yok, okulun kendi sınavı var, referans ve not ortalaması da etki ediyor.
-ABD’de okumak masraflıdır ama…
Gidiş uçak biletim karşılanıyor, yatılı okuyacağım, yemek de var, sanırım çok ihtiyacım olamayacak.
-ABD’den ne bekliyorsun?
Gideceğim okul dünyanın sayılı ve prestijli okullarından birisi. New York’ta.
-İngilizce sıkıntı olacak, okul yabancı dille eğitim yapmıyor mu?
İngilizcem var, normal konuşuyorum.
-Daha önce Amerika’ya gittiniz mi, yoksa ilk kez mi gideceksiniz?
İki defa gittim. 2006 ve 2007 yılında.
-Neden gittiniz?
Burslu olarak önce ekonomi dersi, ikinci yıl da tarih dersi görmek için gittim.
-Amacın neydi?
Amerika’yı daha yakından tanımak, yeni şeyler öğrenmek, oraları görmek.
-Okul bitince babanı asgari ücretle çalıştırmaya devam eder misin?
Ben mezun olana kadar babam emekli olabilir. Çünkü okuldan sonra mastır ve doktora yapmak istiyorum. Tabii bütün bunları şimdi değil, o zaman düşünmem lazım. Şartlara bakacağız ama elbette istemem.
-Çocukluğunda Amerika’da okuma hayalin var mıydı?
Yoktu.. Bunu Gebze’de okurken düşündüm ve karar verdim.
-Sahi merak ediyorum, üstün zekâlı bir öğrenci olarak Gebze’de bir özel okula alınmışsın, peki çocukluğunda nasıl bir öğrenciydin, düzenli miydin mesela?
Hayır değildim. Ajanda tutma alışkanlığımda yoktu, halen yok, planlı-programlı çalışmadım ama bunun bir eksiklik olduğunu biliyorum ve aşacağım.
-Buna rağmen üstün zekâlısın…
Ben yapmam gerekeni yapan birisiyim. Ama çalışmam gerekiyorsa çalışırım, dinlenmem gerekiyorsa dinlenirim. Neyi ne zaman yapacağımı iyi biliyorum. Ona göre çalışıyorum. Çalışmam gerektiğinde çalışmazlık etmiyorum.
-Ders kitapları dışında kitap okuma alışkanlığınız var mı?
Evet okuyorum.
-Son okuduğunuz kitabın adı neydi?
Amin Maalouf'un “ Afrikalı Leo ” adlı kitabını okuyorum.
-Senin gibi Amerika’da okumak isteyen gençlere ne tavsiye edersin?
Uzakta okumak kolay değil. Önce bunu yapıp-yapamayacaklarına karar vermeleri ve buna inanmaları lazım. Karar verirken oranın yaşam tarzını hesaba katmaları gerekir. Çünkü gidip dönenler çok oldu.
-Faydası ne olacak, ha Türkiye, ha Amerika?
İyi bir okul.. bittiği zaman değerini bilirlerse faydası çok olur. İnsanlar bunu kozmopolit bir ortamda yapabilir. Oranın sağladığı imkânlardan faydalanır.
-Peki ne gerekir?
Sadece öğrencinin çalışkanlığı, sadece üstün zekâlı olması yetmez, bunu ortaya koyması da gerekir. Mesela sosyal aktivitelerde bir becerisi olmalı…
-Nasıl yani?
Mesela bir keman çalmalı, resim yapmalı.. gibi…
-Gebze’ye giderken ailen karşı çıkmadı mı?
Önce tereddüt ettiler. Sonra kayıt için babamla birlikte gitmiştik. Okulu görünce fikrini değişti.
-Ama ABD için de fikrini değiştirir mi?
Burada okusam da, yani Türkiye’nin her hangi bir ilinde üniversiteye gitsem de uzakta olacağım.
-Ama tatillerde gelmek kolay.
Belli bir süre sonra bazı şeylerden feragat etmen gerekir. Bu bazen ailen olur, bazen başka şey. Buna mecbursun bir yerde.
-Bunları söyledin ikna ettin mi?
Yok, hala da sıcak bakmıyorlar ama geleceğimi düşünerek gitmem gerektiğini onlar da biliyor.
-ABD’ye yolculuk ne zaman?
23 Ağustos’ta, uçakla gideceğim.
-Adıyaman’dan Amerika’ya bir öğrenci yolluyoruz. Bu pek sık görülen bir şey değil. Hiçbir yetkili senle görüştü mü, vali, belediye başkanı, milli eğitim müdürü gibi…
Yok, öyle bir şey olmadı.
-Peki Amerika’da okuyacak olmana çevrenin tepkisi nasıldı?
Sevindiler, hoş karşıladılar, destek verdiler. Yani olumlu bakıyorlar.
-Zaman ayırdığın için teşekkürler. Mutlu bir gelecek diliyorum.
Sağ olun, sizde zaman ayırdınız, çok teşekkürler…
naifkarabatak@gmail.com / gazeteadiyaman.com
|



