|
Demokrasi Kazandı
Ülkemizde aylardır süren belirsizlik nihayet sona erdi, hem Türkiye hem de dünya “ OH ” çekti! 14 Mart’ta açılan kapatma davasının görüşmeleri, tam 138 gün sonra, yani 30 Temmuz da sonuçlandı ve karar Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesinden 6’sının “ kapatma ” yönünde, 4’ünün “ hazine yardımının ½ oranında kesilmesi ” yönünde ve Başkan Haşim Kılıç’ın “iddianamenin bütünüyle reddi” yönünde görüş bildirmesiyle sonuçlandı. Karar açıklanmadan önce, hemen herkesin dokuz doğurduğunu sanıyorum!.. Zira saat 16.15’ten itibaren basın mensupları salona alınmaya başlandı… Bir karar alınmıştı ve bu açıklanacaktı… Hemen herkes gibi, ben de açıklanacak tarihi kararı beklemeye başladım… Beş dakika, on dakika derken, dakikalar adeta saat oldu ve saatler 18.05’i gösterdiğinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın salona girdiği görüldü. Haşim Kılıç gerek 11 üyenin ruhsal durumunu, gerek kararı açıklamak için, kürsüde 11 dakika kaldı ve varılan kararı açıkladı.
“AKP kapatılmamıştır.”
Aslında Başkan Haşim Kılıç kürsüye geldiğinde gerek yüz ifadesi gerekse yapmış olduğu ön konuşması sanki karar AKP’nin kapatılacağı yönündeydi, en azından ben öyle bir ruh hali içinde olduğunu sezdim. Ama Kılıç, konuşmasının ilerleyen dakikalarında milletin büyük çoğunluğunun arzuladığı yönde açıklama yaparak, herkesi rahatlatmayı başardı sonunda. Dilerim ülkemizde sadece AKP değil, bundan böyle hiçbir partinin kapısına kilit vurularak mezarlığa gömülmesin! Milletin açtığı partileri yargıçlar değil, gerektiğinde yine milletin kendisi kapatsın. Bu demokrasinin olmazsa olmazlarındandır aslında.
Pekâlâ, bu aşamadan sonra ne olur?
Bugünden sonra gerek Türkiye için gerekse AKP için yeni bir dönemin başlandığının kanısındayım. Başkan Kılıç’ında altını çizdiği bir konu özellikle dikkatimi çekti! Kılıç, “Bu ve benzeri davaların bir daha yaşanmaması için meclis içinde uzlaşılarak yeni yapılanmalara gidilmelidir” cümlesini vurgularken, aslında meclise önemli mesajlar göndermiş oldu. İyi ama neydi o mesajlar? Başkan Kılıç, açık ve net bir şekilde “ Meclis üyelerinin tümü bir araya gelerek, sivil bir Anayasanın yapılması için bazı çalışmalar yapmalı ve böylelikle siyasi partilerin kapatılması yönünde Anayasa Mahkemesi’nin elindeki bazı delililer yok edilmeli! ” Bravo Sayın Başkan, zatıâlinizi yürekten alkışlıyor ve bu cümlelerine harfiyen katılıyoruz! Bu noktada herkes biliyor ki top artık meclis üyelerinin ayağında, ama buna rağmen söz konusu davalarda mağdur duruma düşenlerin feryadı figan etmeleri çelişkiden başka bir şey değildir. Değiştirin şu anayasayı halkın iradesi gerçek manada hâkim olsun parlamentoya! Düşünce ve ifade özgürlüğün önündeki Çin Seddi’ni kaldırın. Siyasi partilerin önündeki aşılmaz setleri yıkın. Özgürlüklerin üzerinde gölge gibi duran toz bulutları dağıtın. Herkes inandığı gibi yaşasın, istediği gibi giyinsin ve istediği kıyafetle ilim yuvaların kapısından içeriye girebilsin! Bu özlenen tabloyu gerçekleştirin hadi. Toplumumuz artık yasakçı zihniyetli, jakoben kafalı, totaliter düşünceli insanların tahakkümünden kurtulmak ve özgür bir şekilde yaşamak istiyor! O nedenle toplumun sesine kulak vermek, onların iradesi doğrultusunda söylem ve eylemlerde bulunmak demokrasinin bir gereği olduğu gibi, toplumun ve siyasi partilerin de menfaatinedir. Dolayısıyla, yeni bir dönemin ve yeni bir başlangıcın arifesindeyiz. Bu aşamada artık zifiri karanlıklar aydınlığa gark olmuştur! Tertemiz bir sayfa açılmış ve doğum sancıları son bulmuştur! Bu aşamada AK Parti yeni bir başlangıçla, yeniden milletin umudu olabilir. Aksi halde karanlık geceler yeniden tekerrür edebilir. Çünkü pusuda bekleyen Yalçınkayaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Hatta başta AK Parti olmak üzere diğer başka partilere de yeni mahkeme celpleri giderse şaşmayın! Selam ve dua ile… Bilal KARADAĞ |



